Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Diyarbakır’da yaptığı konuşmada DEM Parti’ye demokratik gelişim ve çözüm odaklı yaklaşım çağrısında bulundu. Siyasi ve ekonomik ortamlar üzerine değerlendirmelerde bulundu.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Diyarbakır’da yaptığı konuşmada, “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin DEM Parti’ye seslendi ve devlete rol biçme ve sorumluluk yükleme tarzından vazgeçilerek, biz ne yapmalıyız sorusunu kendilerinin sormaları gerektiğine işaret etti. Demokratik standartların gelişimi için herkesin katkısının önemli olduğunu vurguladı.
Yılmaz, çeşitli temaslarda bulunmak üzere Diyarbakır’a gelirken, dünyanın farklı bir dönemden geçtiğine dikkat çekti. Eski kurumların zayıfladığı ve aşındığı bir dönemdeyiz diyen Yılmaz, hem ekonomi hem de siyasette güç siyasetinin ön plana çıktığını ve demokratik kavramların zayıfladığını ifade etti. Güç gösterisi anlayışının hakim olduğu bu ortamda, sağlıklı ilerlemenin kısa ve orta vadeli stratejilerle sağlanması gerektiğine inandığını belirtti.
Yılmaz, küresel ekonomik sorunlara değinerek, geçen yıl %3 civarında büyüyen dünya ekonomisinin bu yıl da aynı ölçüde veya daha düşük seviyelerde büyüme beklendiğini söyledi. Türkiye’nin 2020-2025 döneminde küresel ekonomiye kıyasla yaklaşık iki kat fazla büyüdüğüne dikkat çekti. Büyümenin altında yatan nedenler arasında, piyasalardaki korumacılık ve tarife savaşları ile savaşların ve jeopolitik gerilimlerin etkisi olduğunu belirtti.
Türkiye’nin makro finansal istikrarı sağladığını ve enflasyonu düşürme çalışmalarına devam ettiğini kaydetti. Büyüme ve enflasyon dengesini kurmaya çalışırken, dış taleple büyümenin ve düzenli yatırım ve ihracatın önemine vurgu yaptı. Bu süreçte finansal denge ve büyüme arasında uyum sağlanmaya çalışıldığını belirtti.
Yılmaz, Savaşın maliyetleri ve Çevresel zararlar konusunda uyardı. İnsani ve çevresel maliyetlerin artacağına dikkat çekti ve dünyada petrol fiyatlarını yakından takip ettiklerini söyledi. Savaşların uzaması ile maliyetlerin daha da artacağını vurguladı.
Bölgedeki etnik ve mezhebi kimlikleri üzerinden savaşın kışkırtıldığına dikkat çekti. İran ve diğer ülkelerde bölgedeki güçlerin kimlik ve mezhep temelli kışkırtma faaliyetlerine karşı duruşlarını takdir etti. Türk tarafı, İran’ın toprak bütünlüğü ve halkların inançlarına saygı çağrısında bulundu.
Yılmaz, Terörsüz Türkiye sürecinin önemli bir aşamaya geldiğini ve bu ivmenin hızla devam edeceğini belirtti. Meclis’te kurulmuş farklı partilerden oluşan komisyon ve toplumun genel desteği ile gelişen süreçte, barış ve huzurun pekişeceğine inandığını ifade etti.
Suriye’deki ve İran’daki gelişmelerin sürecin hızlanması açısından olumlu etkileri olacağını söyleyen Yılmaz, Savaşların kısa sürecek olmasına ve politikaların sağlıklı işlemesine vurgu yaptı. Dezenformasyon ve provokasyonlara karşı uyanık olunması gerektiğine dikkat çekti.