Cumhuriyetçiler Kurultayı Danışma Kurulu, halkla birlikte oluşturulacak kurtuluş programıyla yola çıkacaklarını ve 2026 kurultayına destek çağrısında bulunduklarını açıkladı.

(ANKARA) - Cumhuriyetçiler Kurultayı Danışma Kurulu, "Cumhuriyetçilerin Birliğine halkımızla birlikte oluşturacağımız bir kurtuluş programıyla yürüyeceğiz. Barış ve demokrasi demagojileri altında Cumhuriyetin resmen yok edilmesine izin vermeyeceğiz. Bütün Cumhuriyetçileri 2026 Cumhuriyetçiler Kurultayına omuz vermeye çağırıyoruz." açıklaması yaptı.
Kurultay Danışma Kurulu, yaptığı yazılı açıklamada, "Cumhuriyetçilerin Birliğine halkımızla birlikte oluşturacağımız bir kurtuluş programıyla yola çıkıyoruz. Barış ve demokrasi söylemleriyle Cumhuriyetin ortadan kaldırılmasına izin vermeyeceğiz. Tüm Cumhuriyetçileri 2026 kurultayı için destek olmaya çağırıyoruz." ifadelerini kullandı.
Açıklamada, Cumhuriyetçilerin birlik olmasının önemli olduğu, 23 Kasım’da gerçekleşen ilk çalıştayda farklı geleneklere ve ideolojilere sahip Cumhuriyetçilerin hedefleri doğrultusunda çeşitli başlıklarda çalışmalarda bulunduğu belirtildi. Bu başlıklar arasında Kürt meselesi, ulusal savunma, dış politika, ekonomik kaynaklar, düzen siyaseti ve halk hareketinin özellikleri yer aldı.
2026 kurultayında ülkenin kurtuluş programının olgunlaştırılacağı ve halkın geniş katılımıyla gerçekleştirileceği vurgulandı. Haziran ayından önce birçok halk toplantısı düzenlenecek ve kurultay güçlenerek ilerleyecek. Bu süreç, ülkenin ihtiyaçlarına yönelik adımların atılmasını sağlayacak ve kamuoyuyla paylaşılacak ürünler ortaya koyacak.
Türkiye’nin Cumhuriyetin kazanımlarına yönelik tehditlerin arttığına dikkat çekildi. Sloganların ve süreçlerin amacının felaketleri gizlemek olduğu, emperyalizmin müdahaleleriyle Anayasa’nın değiştirilmek istendiği ifade edildi. Halkın yoksullaşması ve ülkenin içinden geçtiği karmaşa anlatıldı.
Devrim ve ulusal kurtuluş savaşının Cumhuriyet devrimleriyle bağlantılı olduğu belirtildi. Gerici güçlere karşı mücadelenin sürdüğü, eğitime, sanayileşmeye, kadınların eşitliğine ve ülke egemenliğine dair yapılan adımların önemine değinildi. Gerici yönetimin bu bütünlüğü yok etmeye çalıştığı bildirildi.
Karanlığa doğru ilerlenirken, halkın tepkisinin arttığı, egemen güçlerin yönetiminin zayıfladığını ve umudun sürdüğünü belirtildi. Gecenin sonunun yaklaştığı, şafağın ise herkesin emekleriyle gerçekleşeceği ifade edildi.