Eskişehir Büyükşehir Belediyesi'nin hukuki mücadelesi sonucunda Danıştay 10. Dairesi, Alpu Ovası'nda kömürlü termik santral projesinin hukuki dayanağının olmadığını kararlaştırdı. Bölgenin korunması için önemli bir adım atıldı.

(ESKİŞEHİR) - Eskişehir Büyükşehir Belediyesi, Alpu Ovası tarım arazilerinin kömürlü termik santral projeleri için tarım dışı kullanılmasına karşı yaptığı hukuk mücadelesini kazandı. Danıştay 10. Dairesi, yerel mahkemenin davanın reddi yönündeki kararını bozdu ve projenin hukuki geçerliğinin kalmadığını açıkladı.
Danıştay 10. Dairesi, Alpu Ovası’nda kömürlü termik santral kurulması için tarım arazilerinin tarım dışı kullanımına izin veren işlemin hukuki dayanağı olmadığını belirterek, yerel mahkemenin kararını iptal etti. Ayrıca, projeye ilişkin alınan "ÇED Olumlu" kararının daha önce mahkemece iptal edildiği ve bu iptalin kesinleştiği vurgulandı. Çevre Kanunu kapsamında, geçerli "ÇED" raporu bulunmayan bir proje için izin veya onay verilmesinin mümkün olmadığı bildirildi.
Bozma kararında, Alpu Ovası’nın "Büyük Ova Koruma Alanı" statüsünde olduğu da belirtildi. Bölgenin en verimli tarım arazilerinin bütünlüğünün bozulacağı, termik santralin hava, su ve toprak kirliliği oluşturarak tarımsal üretimi tehdit edeceği ve projeye üstün kamu yararı bulunmadığı ifade edildi. Yerel mahkemenin ilk kararındaki direnç ve temyiz edilmesi durumunda dosyanın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’na (İDDK) gideceği, bu kurulun kararının kesin olduğu ve ilgili mahkemelerin buna uyması gerektiği aktarıldı.
Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Hukuk, Alpu Ovamızı korudu. Eskişehir’in bereketli topraklarını kömürlü termik santrale teslim etmeyeceğiz" dedi. Ünlüce, yaptığı açıklamada, "Yıllardır bu konuda mücadele ediyor, kazanımlar elde ediyoruz. Danıştay 10. Dairesi’nin kararıyla Alpu Ovası’na kömür santrali kurulamayacağı tekrar tescillendi. ÇED raporu olmayan ve 'Büyük Ova Koruma Alanı' statüsündeki tarım alanlarını tehdit eden projede kamu yararı yoktur. Toprağı, suyu, havayı ve üreticimizi korumak hukukun ve bilimin yanında durmaktır" ifadelerini kullandı.