Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, güçlü bir milliyetçi-muhafazakâr ve özgürlükçü ittifak kurmak isteyenlerle görüşmeye ve iş birliği yapmaya hazır olduklarını söyledi. TBMM’deki olaylara ve siyasi eleştirilere değindi.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, partisinin Ankara’daki kampının kapanışında yaptığı konuşmada, kamuoyunun gündeminde olan Yeniden Refah Partisi ile görüşmeler yürüttüklerini belirtti. Ayrıca, güçlü bir Cumhur İttifakı'nın karşısında, milliyetçi-muhafazakâr ve özgürlükçü milliyetçi-muhafazakâr ittifak kurmak isteyenlerle görüşmeye ve iş birliği yapmaya açık olduklarını ifade etti.
Davutoğlu, TBMM’de staj yapan 12-15 yaşlarındaki kız çocuklarına yönelik cinsel istismar iddialarına değinerek, iktidarı bu konuda sessiz kalmakla eleştirdi. TBMM yönetimi ve Cumhurbaşkanı’nın açıklama yapması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, olaylara ilişkin sorular yöneltti ve TBMM yönetiminden açıklama beklediğini belirtti.
Yargı ve adalet sistemindeki sorunlara da değinen Davutoğlu, kamuoyunda tanınan bazı isimlere yönelik uyuşturucu operasyonlarına işaret ederek, gündemin olayların kendisinden çok iktidar içi rekabet iddialarına kaydığını belirtti. Ayrıca, adliye ve emanetlerde yaşanan soygunlara dikkat çekti ve adalet Bakanı’ndan açıklama beklediğini söyledi.
Davutoğlu, kutuplaşmaya karşı üçüncü bir alternatif inşa edilmesi gerektiğini vurguladı. Yeni Yol Grubu’nun güçlendirilmesi ve seçim ittifakına altyapı hazırlanması çağrısında bulundu. Mevcut iktidar ve ana muhalefetin yanlış yol izlediğini ve Türkiye’nin uçurumlara sürükleneceği endişelerini dile getirdi. Birlikte güçlü bir alternatif oluşturma amacıyla siyasi partilerle görüştüklerini belirtti.
Davutoğlu, birleşme ve ittifak konusunda prensiplerini açıkladı. Devletin kalıcı olduğunu ve ilkelerinden taviz vermeden hareket edeceklerini vurguladı. Partinin teşkilatlarını güçlendirmeye ve seçimlere hazırlık yapmaya devam edeceklerini belirtti. Ayrıca, Türkiye’nin ekonomik krizinin “ekonomik değil, ekonomik-politik” olduğunu ve faiz-rant ekonomisi eleştirisini getirdi. Kur korumalı mevduat uygulamasının kaynakları üretimden uzaklaştırdığını, asgari ücret artırılmalı ve şeffaflık çağrısı yaparak, ahlaki devrim mesajıyla tamamladı.