DEM Parti Eş Genel Başkanı Bakırhan: Yurttaşlık Tanımı Mutlaka Değişmelidir Bakırhan'dan yurttaşlık tanımında değişiklik çağrısı DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Türkiye’de yurttaşlık tanımının değiştirilmesi…

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Türkiye’de yurttaşlık tanımının değiştirilmesi gerektiğini ifade ederek, “Türkiye'nin bütün renklerine uygun bir yurttaşlık tanımı olmalı. Hepimiz Türkiyeli ama içinde Kürt de var, Türk de var, Arap da var, Alevi de var, farklı inançtan ve kimlikten halklar da var. Buna uygun bir tanımlama olmalı. Bu adımlar Kürtleri sahici bir biçimde cumhuriyete bağlar” dedi.
Bakırhan, TBMM Başkanvekili ve DEM Parti Van Milletvekili Pervin Buldan ile birlikte Bitlis’te düzenlenen halk buluşmasına katıldı.
Bir düğün salonunda gerçekleşen etkinlikte Bakırhan, süreç hakkında şunları söyledi: “Biraz sizinle süreci paylaşacağız. Bu süreci bizim dışımızda herkes anlatıyor. Ama yanlış anlatıyorlar. Doğru anlatmıyorlar. Bizim Rojava'da olup bitenleri hem Meclis komisyonundaki çalışmalarımızı size anlatacağız. Bu sürecin başarıyla sonuçlanması halinde Kürt halkının, Türkiye demokrasisinin ne kazanacağını, elimize neyin geçeceğini sizlerle paylaşacağız. Bu toplantı önemlidir ve umuyoruz ki Ramazan ayı iyi şeylere vesile olur. Kimliksiz, statüsüz Kürtlerin kimliği olsun. Eşit yurttaşlar olarak yaşayacakları hukuka kavuşmalarını istiyoruz” dedi.
Suriye’deki gelişmelere değinen Bakırhan, Kürt kentlerinin statüsünün tanındığını kaydetti ve şunları söyledi: “18 Ocak'ta Kürtlere Suriye’de teslimiyet dayatılıyordu. Aradan geçen 12 gün içinde doğal sınırlar içinde çekildiler. Afrin'deki işgal sona erecek, Serekaniye'de Kürt kentleri inşallah boşaltılacak ve Kürtler kendi evlerine dönecek. Kendi güvenliklerini sağlayacaklar, ana dillerinde eğitim yapacaklar ve resmi dil statüsüne kavuşacaklar. Kendi yerel yönetimlerini kurabilecekler ve Kürtlerin yaşam alanlarındaki kamu kurumlarında temsil edilmeleri sağlanacak”
Bakırhan, Münih Konferansı’nda Kürtlerin temsilcilerine karşı tutumu ve dünya tarafından kabul gördüklerini belirtti: “Birçok ülke temsilcisi Türkiye’deki Kürtlerin liderleriyle görüştü. Kürtler, çabaları ve mücadeleleriyle önemli bir noktaya geldi. Dünya Kürtleri kabul etti. Kürtlerin statüleri tanındı, geleceği kabul edildi. Kürtler, kendi emekleriyle önemli bir aşamaya geldiler. Bu noktada bizler, gerçekleri yansıtan bilgiler veririz, ancak uluslararası zeminler kaygandır. Bazen anlaşmalar imzalanır, ama uyulmaz. 30 Ocak anlaşmasının takipçisi olacağız.”
Bakırhan, Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu kararlarını ve Kürtlerin duruşunu şu şekilde değerlendirdi: “Meclis komisyonu katı ve kesin kararlar vermez. Ama bu yapı, Kürt meselesini çözecek bir iradeye sahip değil. Yasal ve hukuki zemini oluşturmak amaçlı öneriler sunulur, birçok şey takip edilir, ama bizlerin bakış açıları farklıdır. Bizim bakış açımız, Kürt sorununun terör değil, demokrasi, özgürlükler, dil ve kimlik meselesi olduğunu gösterir. Bu nedenle yapılanlara ve raporlarımıza karşı temkinliyiz ve çekincelerimizi dile getiririz.”
Kürtlerin ülkenin asli unsurları olduğunu ve beraber yaşadıklarını vurgulayan Bakırhan, “100 yıl önce de birlikteydik. Kürdün dilinin ve kimliğinin tanınması gerekiyor. Bu mücadelenin temelinde kardeşlik ve hakların korunması yatar. Artık Kürtlerin diline ve kimliğine yasal ve anayasal bir hukuk lazım. 21. yüzyılda vatandaşlık tanımı ırk ya da etnik kökene dayalı olmamalıdır” dedi.
Günümüzde Kürt kimliğinin ve dilinin yasal, anayasal olarak tanınmasıyla ilgili yeni adımlar atılması çağrısı yapıldı. Ağrı’daki bir çocuk düğününde sarı-kırmızı-yeşil renklerle halay çekenler tutuklandı; Bakırhan, tutuklamanın ve yargı kararlarının provokasyon olduğunu ve yetkililerin bu duruma müdahale etmeleri gerektiğini belirtti. Ayrıca, sürecin Kürtlerin inkar edilmesi anlamına gelmediğini ve diyalog ile inkarın aşılabileceğini vurguladı.