SON DAKİKA
Reklam yükleniyor...
Ana Sayfa/Dünya/DEM Parti Eş Genel Başkanlarından Suriye'de yaşananlara tepki: Türkiye bölgedeki barışa katkı vermeli

DEM Parti Eş Genel Başkanlarından Suriye'de yaşananlara tepki: Türkiye bölgedeki barışa katkı vermeli

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, Suriye'deki gelişmeler ve bölgedeki duruma ilişkin açıklamalarda bulundu. Barış ve güvenlik vurgusu yapıldı.

DEM Parti Eş Genel Başkanlarından Suriye'de yaşananlara tepki: Türkiye bölgedeki barışa katkı vermeli
Reklam yükleniyor...

DEM Parti Eş Genel Başkanlarından Suriye'de yaşanan gelişmelere ilişkin açıklama

Genel değerlendirmeler ve vurgu yapılan noktalar

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Türkiye'nin Suriye'de barışın sağlanması için aktif rol oynaması gerektiğini ifade etti. Ayrıca, garantör ülkelerin güvenilirliğinin bu süreçte sorgulandığını dile getirdi. Hatimoğulları, 10 Mart mutabakatına uyulmadığını ve garantör ülkelerin güvenliğinin zedelendiğini belirtti. Tuncer Bakırhan ise, SDG'nin 10 Mart mutabakatına uyduğu yönünde açıklamalar olduğunu ve bu konuda algı savaşlarının yapıldığını söyledi. Sivil hedef olan askeri operasyonların koşulsuz ve şartsız durdurulması gerektiğini, uluslararası kamuoyunun ve ülkemizin de buna katkı sağlaması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, ateşkesin sadece Kürtler değil, karşılıklı ve ortak bir uygulama olması gerektiğine değindi.

Geziler ve bölgesel temaslar

Hatimoğulları, Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi ile yapılan görüşmeler hakkında bilgi verdi. Rojava’ya yapılan ziyaretlerde DEM Parti, Demokratik Bölgeler Partisi, Demokratik Birlik İnisiyatifi, SODAP, TJA, Barış Anneleri, ÖHD ve barodan temsilcilerle temaslar sağlandığını belirtti. Ayrıca, Kuzey ve Doğu Suriye Dış İlişkiler Bürosu ile görüşmeler gerçekleştirildi. Heyetin, bölgedeki durumu yakından incelediği ve bölgedeki gelişmeler hakkında çeşitli görüşmeler yaptığı ifade edildi.

Kürt kentlerinin güvenliği ve bölgedeki siyasi duruş

Hatimoğulları, "Kürt kentlerini sonuna kadar bedelini ne olursa olsun, savunmaya devam edeceklerini" belirtti. Ayrıca, uluslararası ve bölgesel güçlerin bir plan dahilinde Kürt-Arap çatışmasını derinleştirmek istedikleri iddialarını dile getirerek, böyle bir planın olmadığını ve bölgedeki çatışmaların arttırılmasının amaçlandığını söyledi. Özellikle Rakka ve Deyrizor bölgelerinden SDG güçlerinin çekilmesine vurgu yaparak, bunun Kürt-Arap savaşını derinleştirmek isteyen planlara karşı koruma ve insani durumları gözetmek amacıyla yapıldığını belirtti. Ayrıca, "Kürtleri ve bölgelerini savunmaya devam edeceklerini" ifade etti.

Mutabakatlara uyum ve bölgedeki beklentiler

SDG'nin 10 Mart mutabakatına uyduğunu ve mutabakatın uygulanması için ateşkesin uzatıldığını hatırlatan Bakırhan, sahada çeşitli ihlaller olduğunu ve mutabakatların hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi. Ateşkesin sadece Kürtler değil, tüm taraflarca uygulanması, ihlal edenlerin ise kamuoyuna teşhir edilmesi gerektiğini belirtti. Lisäksi, Kürt şehirlerinde devam eden saldırılar ve kuşatmanın sona erdirilmesi, insani ihtiyaçların karşılanması ve bölgedeki halkın temel haklarının korunması gerekliliğine dikkat çekti. Türkiye’nin sınır kapılarının açılması ve insani yardımların engellenmemesi çağrısında bulundu. Bölgede Kürtlerin ve Az Kürtlerin hem Boğazı, hem de bölgenin büyük bir sorun ve insani krizle yüz yüze olduğunu sözlerine ekledi.

Uluslararası ve bölgesel güçlerin sorumlulukları

Güvenilir güçlerin üzerlerine düşen görevi yerine getirmeleri gerektiğine vurgu yapan Bakırhan, bu güçlerin garantör olmaları ve bölgede barışın sağlanması için üzerlerine düşen sorumluluğu yerine getirmeleri gerektiğini sözlerine ekledi. Ayrıca, bölgedeki savaş ve çatışmaların sona erdirilmesi için herkesin ortak hareket etmesi gerektiği belirtildi.

Etiketler:

dunyaguncelsuriyebarışpolitik
Reklam yükleniyor...