DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Şırnak’taki halk buluşmasında Orta Doğu’daki savaşlara dikkat çekti. Güçlünün üstünlük kurduğu ve hukuk sistemlerinin işlevsiz kaldığı bir dönemden geçiyoruz.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Şırnak’ın Cizre ilçesinde düzenlenen halk buluşması etkinliğinde konuştu. Orta Doğu’daki savaşa değinen Bakırhan, dünyanın şu an çığırından çıktığını söyledi. Güçlü olanın zayıfı ezdiği, zayıfın hakkına, hukukuna ve emeğine el konduğu bir süreçten geçildiğini belirtti. Ne kutsal kitaplarda yazılan hukuk ve adaletin, ne de mevcut resmi hukuk sisteminin geçerli olduğunu ifade etti. Ne hukuk, ne de adalet ve ne AİHM ne de Birleşmiş Milletler’in fonksiyonlarını yitirdiğini vurguladı. "Tedavi görmesi gereken üç beş insan dünyanın geleceğine yön veriyor" dedi.
Bakırhan, Şırnak Cizre’de düzenlenen halk buluşmaları etkinliği kapsamında iftar programına katılırken, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasına, "Değerli Barış Anneleri, sizi gördüğümde duygulanıyorum" sözleriyle başlayan Bakırhan, bu annelerin büyük bedeller ödediğine değindi. Çocuklarını dil, kimlik ve barış uğruna kaybeden annelerin, onurlu mücadelede önemli rol oynadıklarını ifade etti. Savaş ve çatışmaların Ramazan ayında da devam ettiğine dikkat çekti. Dünya genelinde savaş ve şiddetin arttığını belirten Bakırhan, Suriye, Irak, İran, Lübnan, Yemen ve Ukrayna’da çatışmaların devam ettiğini dile getirdi. Kürtlerin, bölgedeki emperyalist güçlere rağmen ayakta kalmaya devam ettiğini ve direnç gösterdiğini vurguladı.
Kürtlerin mücadelesinin sonuç verdiğine vurgu yapan Bakırhan, Türkiye’de bir masa kurulduğuna işaret etti. Kürtleri inkar eden iktidarın, sonradan İmralı’da Sayın Öcalan ile görüşmek zorunda kaldığını belirtti. Kürt halkının direnmesiyle bölgede birçok kazanım elde edildiğine değindi. Kürtlerin, bölgedeki rejimlerin önünde tek yolun demokratik hak ve özgürlükleri kabul etmek olduğunu kaydetti. Kürtlerin, büyük bedeller ödeyerek kazandığı hakların inkar edilmesinin mümkün olmadığını belirtti. Türkiye’de, Suriye’de ve Irak’ta Kürtlerin örgütlü olduğunu ve güçlenmeye devam ettiğini dile getirdi.
Bakırhan, "Türkiye’de 25 milyon Kürt yaşıyor" diyerek, Kürtlerin yerel yönetimlerde güçlü olduğunu, iradelerini yansıtabileceklerini ifade etti. Kürtlerin sadece Şırnak ve bölgeyle sınırlı kalmayıp, neredeyse tüm ülkelerde söz sahibi olacaklarını belirtti. Ortadoğu’da Kürtlerin en güçlü ve örgütlü güç haline geldiğine dikkat çekti. Rejimlerin yenileceğine ve Kürtlerin demokratik kazanımlarını elde edeceğine vurgu yaptı. Esad, Saddam ve İran’daki uygulamaların örnek gösterildiği konuşmasında, Kürtlerin inkar edilmesi ve asimilasyon çabalarının sürdüğünü dile getirdi.
Bakırhan, "Türkiye’de yok denilen Kürtler, şu anda üçüncü büyük partidir" diyerek, Kürtlerin örgütlü güç haline geldiğini ifade etti. Kürtlerin, hem Suriye hem Irak hem de Türkiye’de siyasi ve yönetimsel açıdan önemli kazanımlar elde ettiğini söyledi. Türkiye’deki halkın, bölgesel iradelerini gösterebileceğini vurguladı. Kürtlerin, sadece yerel yönetimler değil, genel anlamda politikada da söz sahibi olacağını belirtti.
Meclis’in, komisyon çalışmalarını tamamladığını ve rapor hazırladığını aktardı. Raporun gereğinin yapılması halinde, cezaevlerindeki birçok kardeşimizin yakın zamanda serbest kalacağına işaret etti. Bu yasa çıkarsa, dağda bulunan ve ülke dışındaki kardeşlerin yeniden mücadeleye katılabileceğini belirtti. Kürt meselesini, terör ve güvenlik çerçevesi dışında değerlendiren Bakırhan, dil, kimlik ve yerel yönetimlerde demokrasi istedi. Sistemin, Kürt gerçekliğini kabul ettiğini ve bu doğrultuda ilerleme sağlayacağını umut etti. Çalışmaların, bölünme ve parçalanmadan uzak bir sürece götüreceğine inandığını söyledi.