DEM Parti lideri Tuncer Bakırhan, grup toplantısında Bahçeli'yi eleştirerek televizyon izlemelerini önerdi ve İran'daki protestolara, Suriye'deki gelişmelere değindi. Kürt sorununa vurgu yaptı.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin TBMM'deki grup toplantısında, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin konuşmasını eleştirerek, "Sayın Bahçeli, 'Kürtler ve Türkler kader ve kederde birliktedir' diyor. Kürtler de soruyor, neden keder kısmı hep bize düşüyor diyor. İkimiz de ortaktık. Halep'teki keder de sizin ilgilendirsin. Halep'te IŞİD ve rejim unsurları sivil Kürtlere saldırırken, bu ülkenin Savunma Bakanı 'Desteğe hazırız' demişti. Hani kederde ortaktık? Bir Kürt nasıl hisseder? Sayın Bahçeli parmak sallayanları görmek istiyorsa, lütfen bu akşam televizyonları açıp izlesin. Parmak sallayan iktidar yöneticileri ve medyanın yüzlerini görecektir. Bizim uyarılarımız parmak sallama değil, barış için el uzatmaktır" ifadelerini kullandı.
Bakırhan, İran'daki sokak gösterilerine ilişkin olarak, "Bu itiraz İran halklarının, inançların ve ezilenlerin en temel ve meşru hakkıdır. Rejim ise bu protestolara cop, topla, gözaltı, cezaevi ve idam tehdidiyle saldırıyor. Kim kendi yurttaşlarının iradesine rağmen iktidarda kalabilir? Ülkenin internetini keserek sorunlar çözülmez" dedi. Ayrıca, demokrasi İran için bir tehdit değil, çıkış yolu olduğunu belirtti. İran'da demokratik rejimlerin ayakta kalabileceğini ve bölgedeki barışın demokratik yapılarla sağlanacağını vurguladı.
Bakırhan, Halep'te yaşanan olaylara değinerek, "Dünyanın gözleri önünde sessiz kalmak, IŞİD ve rejim güçlerinin katliamına onay vermektir. BM, AB ve diğer ülkelerin sağduyu çağrılarına rağmen, Türkiye Milli Savunma Bakanlığı rejime destek verdi. Halkların ve Kürtlerin geleceği, şiddet ve kanlı pazarlıklar yerine halkların direnişi ve demokratik birlikle yazılacaktır. Insani koridorların açılması, rehinelerin serbest bırakılması ve saldırıların bağımsız araştırılması gerekiyor" ifadelerini kullandı.
Bakırhan, Şam yönetimini hedef alarak, "10 Mart Mutabakatına uymayan rejimdir. SDG değil, Şam yönetimidir. Halep'te silah bırakanlar, mutabakatı yerine getirenler, destekleyenler ve saldırıyorsa, sorumluluk onların. Ayrıca, daha kısa süre önce Alevilere ve Dürzilere yönelik katliam yapanlar bugün Kürtlere yönelmiş durumda. Bu gerçeği kabul etmiyoruz. Kürtlerin ve diğer halkların hakkını koruyacağız" dedi.
Bakırhan, "Kürtler ve Türkler kader ve kederde birliktedir" sözünü hatırlatarak, "Kürtler neden hep kederde kalıyor? Suriye'de yaşanan katliamlarda, Kürtlerin ve vatandaşların ölümlerinde sorumlu olanlar, bu duruma izin verenlerdir. Barış ve çözüm için parmak sallayanlar televizyonları açıp gerçekleri görsün. Kürtler ve Türkiye, ortak çözüm arayışına girmelidir" diye konuştu.
Bakırhan, iktidarın emeklilere önerdiği 20 bin lira maaş önerisini eleştirerek, "İşte bu geçim için yetmeyen bir tutar. Emekli yurttaşlarımızın yanındayız. Savaşa hayır, Kürt düşmanlığına karşı duruş sergilemek, en yüksek maaş taleplerini ortaya koyar" dedi. Ayrıca, 14 Ocak'ta KESK tarafından alınan iş bırakma kararıyla dayanışma açıkladı ve çalışanlara etkinliğe katılmaları çağrısında bulundu.
Bakırhan, "Kürt meselesinde hukuk temelinde adımlar atılmalı, cesur uzlaşı sağlanmalı. Ortak rapor, ülkenin geleceği için önemli bir temel olmalı. Demokratik çözümler, bölgedeki barış ve istikrarı sağlar" ifadelerini kullandı.