DEM Parti eş genel başkanı Tülay Hatimoğulları, Yaşar Güler'in tehdit içerikli açıklamalarını eleştirerek barış ve diyaloğa vurgu yaptı. Suriye ve bölge sorunlarına dikkat çekti.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin grup toplantısında Türkiye ve dünya gündemini değerlendirdi.
Hatimoğulları, PKK lideri Abdullah Öcalan'ın Suriye ve SDG'ye yönelik yılbaşı mesajını hatırlatarak, "Üzerinden saatler geçmeden Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler tehditler savurdu. Biz tekrar ediyoruz ki bu tehdit dilinden vazgeçin. Bu süreç tehdit ve tehdit dilini öne çıkartarak ilerletilebilecek süreçler değil. Suriye halklarının bize ihtiyacı var, tehditlere değil. MHP yöneticilerine de burada sesleniyorum, tehdit dili bölgeye barış getirmez. Artık silahların değil, diyaloğun konuştuğu bir döneme ihtiyacımız var. Herkesin bu görev ve sorumluluğu unutmadan hareket etmesi çok önemli. Suriye'de sağduyulu, çözüm ve birlikte yaşam yanlılarının sesini duymak ve bastırmamak gerekiyor," dedi.
Hatimoğulları, ilk olarak gazeteci ve yazar Hüseyin Aykol'u anarak, "Büyük bir acıyla kaybettik. Hüseyin Aykol, Kürt Özgürlük Hareketi ve Türkiye Devrimci Hareketi'nin buluştuğu noktadaydı. O sadece bir köprü değil, aynı zamanda özgür basının emektarıydı. Ona saygı ve minnetle anıyorum," ifadelerini kullandı.
Geride kalan yılın siyasi ve toplumsal gelişmelere tanıklık ettiğine işaret eden Hatimoğulları, 2025'in Türkiye, Orta Doğu ve dünya üzerinde derin izler bıraktığını belirtti. Barış ve demokrasi hedefleriyle yola çıkıldığını, fakat iktidar ve devletin bu gelişmelere henüz uygun adımlar atmadığını dile getirdi.
Yeni yılın başlangıcında tutuklular ve siyasi mahpuslar için umutlar olduğunu vurgulayan Hatimoğulları, "Hasta tutsaklar, infazı yakılanlar ve mahpuslar hala hapiste. Taliban ve Suriye'den gelen tehditler ve gelişmeler bölgeyi olumsuz etkiliyor," diye ekledi.
Barış sürecinin belirsizlikler ve ertelemelerden uzak, somut adımlar ve demokratikleşme paketiyle ilerletilmesi gerektiğine dikkat çeken Hatimoğulları, "PKK'ya ve sonuçlarına ilişkin özel yasa çıkarılmalı, kayyım rejimi sona erdirilmeli, demokratik entegrasyon yasası ve kapsamlı infaz düzenlemeleri yapılmalı. Siyasi tutsaklar derhal serbest bırakılmalı," ifadelerini kullandı.
Sürecin işletilmesi için Meclis ve siyaset kurumunun sorumluluğuna vurgu yapan Hatimoğulları, "Barış, oy veya seçim takvimine kurban edilemez. İktidar somut adımlar atmalı, muhalefet ise çözümün aktif parçası olmalı. Sürec karşıtlığı hızla örgütleniyor, bu ülkenin bölünmesine hizmet eder. Çözüm, birlik ve bütünleşmeyi güçlendirir," dedi.
ABD'nin son Ulusal Güvenlik Strateji Belgesi'nin Monroe Doktrini'ne dönüştüğünü belirten Hatimoğulları, Venezuela, Küba ve Grönland gibi bölgelerde yaşanan gelişmelerin, emperyalist politikaların sürdüğü alanlar olduğunu vurguladı. İran ve Türkiye'nin bu oyunları bozmaması için içerideki baskılara son vermeleri çağrısında bulundu.
Suriye ve bölgedeki gelişmeler üzerinde duran Hatimoğulları, özellikle IŞİD tehdidine dikkat çekti. Soruşturmaların ve gelişmelerin doğru yürütülmemesi sonucu örgütün yeniden güçlenebileceğine işaret etti. "Kuzey ve Doğu Suriye, Türkiye için beka sorunu değil, IŞİD'e karşı en güvenli duvardır," dedi.
Sayın Öcalan'ın Suriye'ye yönelik mesajını hatırlatan Hatimoğulları, "Türkiye, Suriye'ye kolaylaştırıcı ve yapıcı bir rol üstlenmeli. Suriye, Arapların, Kürtlerin, Dürzilerin, Ermenilerin ve çok farklı halkların yaşadığı bir coğrafyadır. Demokratikleşmeden çözüm mümkün değildir," dedi.
İç ve dış politikadaki gelişmeler ışığında İran ve Türkiye'nin bölgedeki oyunlara karşı durmak ve baskılara son vermek için adım atmaları gerektiğine vurgu yaptı. "Gerçek demokrasiyi ve özgürlükleri sağlamak, bölgedeki politikaları değiştirmekle mümkündür," dedi.
Öcalan'ın yılbaşı mesajı ve sonrası gelişmelerden sonra, tehdit ve terör ile ilgili önemli açıklamalar yapan Hatimoğulları, "Suriye'den Türkiye'ye uzanan en büyük tehlike IŞİD'dir. 10 Ekim, Suruç ve diğer saldırıların sorumluluğu üzerinde duruyoruz. Bu saldırıların etkin soruşturulması ve önlenmesi gerekiyor." diyerek, bölgedeki terör ve güvenlik tehditlerine dikkat çekti.