Demokratik Kurumlar Platformu, Halep'teki çatışmalara ilişkin yaptığı açıklamada, durdurulmazsa daha büyük yıkımlar ve geri dönülmez kırılmalar olacağını ifade etti.

İSTANBUL - Demokratik Kurumlar Platformu, Halep'teki çatışmalara ilişkin düzenledikleri basın açıklamasında, "Bugün Halep’te yaşananlar durdurulmazsa, yarın çok daha büyük yıkımların ve geri dönülmez kırılmaların önü açılacaktır" ifadelerine yer verdi.
Platform, Suriye Ordusu'nun SDG adını kullanan PKK/YPG'nin Halep'te işgalinde tutulan Şeyh Maksud ve Eşrefiyye mahallelerindeki operasyonunu protesto etmek amacıyla İstanbul Şişhane Meydanı’nda basın açıklaması yaptı.
DEM Parti İstanbul Eşbaşkanı Arife Çınar, yaptığı konuşmada, Orta Doğu'da, Suriye topraklarındaki halkların çeşitli kimliklere sahip olduğunu belirterek, bunların kadim halklar olduğunu, Süryanice, Kürtçe ve Arapça konusundaki farklılıkların olduğunu dile getirdi. Devletin sadece belli kimlikleri dayatmamak gerektiğini vurguladı.
Çınar, halkların sokağa çıkışını ve ayaklanmasını hatırlatarak, söz konusu rejimin tekçi ve halkları yok sayan zihniyetine karşı halkın varlığını sokakta gösterdiğini ifade etti.
DEM Parti Milletvekili Kezban Konukçu, Rojava halklarının direnişini ve kazanımlarını selamlayarak, IŞİD'i tekrar hortlatmaya çalıştıklarını belirtti. Bu güçlerin, kadınların özgürlüklerine ve halkların eşit yaşam umuduna karşı olduğunu vurguladı. Konukçu, oradaki saldırılarda üniforma değiştirmiş IŞİD üyelerinin Alevilere, Dürzilere ve Kürtlere saldırdığını dile getirdi.
Halkların Demokratik Kongresi Eş Sözcüsü Ali Kenanoğlu, saldırıların Şam'a giriş yaptıktan sonra İsrail tarafından altyapı ve askeri tesislerin hedef alınması sonrası gerçekleştirildiğini belirtti. Kürtlere, Alevi ve Dürzilere yönelik saldırıların, Suriye’nin çok kimlikli yapısına karşı olduğunu ve halkların kardeşliği mücadelesini engellemek isteyen güçler tarafından yapıldığını söyledi.
Öte yandan, saldırıların çözüm sürecine zarar verdiğini ve bölgedeki barış, demokrasi ve özgürlüklerin teminatı olan SDG’nin varlığını hedef alan bu karanlık hamlelerin bölgedeki barışa olumsuz etkisi olduğu vurgulandı. Ayrıca, Türkiye’nin HTŞ ve lideri ile kurduğu ilişkinin bu saldırıları etkilediği belirtilerek, halkların haklarını korumak için direniş devam edecektir.
Uluslararası aktörlerin ve BM’nin sorumluluk alması çağrısı yapılırken, sivillerin korunması ve saldırıların durdurulması istenerek, Kürt halkıyla dayanışma çağrısı yapıldı. Saldırılar durdurulmazsa, çok daha büyük yıkımların ve geri dönülmez kırılmaların yaşanacağı uyarısında bulunuldu.