Adıyaman'daki Sueda Kent Sitesi yıkımıyla ilgili davanın beşinci duruşmasında, iki kardeşini kaybeden müşteki suçluların kim olduğunu sordu ve sanıkların dışarda yaşadığını belirtti.

Adıyaman'da 6 Şubat depremleri sırasında, Sueda Kent Sitesi B bloğunun yıkılmasıyla 65 kişi yaşamını yitirdi, 14 kişi ise yaralandı.
Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı, binanın yıkılmasına ilişkin müteahhitler Mehmet Murat Bulut ve Muhittin Büyük ile şantiye şefi, statik proje müellifi ve fenni mesul olan Ömer Yılmaz hakkında "bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan 22 yıl 6'şar aya kadar; Adıyaman Belediyesi'nde görevli Aysel Ertemir, Bedir Leblebici, İrfan Günay Çelik ve Mehmet Bağcı hakkında ise "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan 15'er yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Her iki dosya birleştirildi. Dosyada tutuklu sanık bulunmamaktadır.
Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın 5. duruşmasına, yakınlarını kaybedenler, bazı tutuksuz sanıklar ve taraf avukatları katıldı.
Sanık Aysel Ertemir, 2004-2007 yılları arasında belediye imar müdürlüğünde çalıştığını, binanın inşaatına kendisinden sonra başlandığını ve dosyada sehven yer aldığını belirtti. Ertemir, adli kontrolün kaldırılmasını ve beraatini talep etti.
Sanık Bedir Leblebici ise binanın 2008 yılında ruhsat aldığını, 10 Temmuz 2009'da göreve başlayıp 3 ay imar müdürlüğü yaptığını ve sorumluluğunun bulunmadığını ifade etti.
Olayda firari durumda olan sanık Ömer Yılmaz'ın avukatı, bilirkişi raporunu kabul etmediklerini ve yeni rapor alınmasını istedi. Müteahhit ve belediye avukatları da raporun taraflı ve bilimsellikten uzak olduğunu savundu.
Olayda iki kardeşini kaybeden ve enkazdan yaralı kurtulan Hatice Özçiriş, sanıkların suçlu olduğunu belirtti. Özçiriş, "Kim suçludur? Müteahhitler, belediyeler, devlet suçsuzsa kim suçludur?" diyerek tutuklama talebinde bulundu.
Binada ailesini kaybeden Dilek Gölgelikaya da sanıkların tutuklanmasını ve kasten adam öldürmek suçundan yargılanmalarını istedi.
Müşteki avukatları da yeni bilirkişi raporunun açık olduğunu ve sanıkların cezalandırılmasını talep etti.
Mahkeme, sanık Ömer Yılmaz hakkındaki yakalama emrinin devamına ve infazın bekleneceğine karar verdi. Diğer sanıkların adli kontrolleri sürdürülürken, tutuklama talepleri reddedildi. Bilirkişi raporuna itirazların celse içinde kararlaştırılmasına hükmedildi ve duruşma, 28 Kasım tarihine ertelendi.