İYİ Parti Genel Başkanı Dervişoğlu, Öcalan'ın komisyondaki rolünü ve Bahçeli'nin bu sürece göz yummasını eleştirdi. Sürecin kimler tarafından kontrol edildiği konusunda merakını ifade etti.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Meclis'te komisyonda alınmak istenen kararla ilgili görüşlerini paylaştı. Abdullah Öcalan'ın, komisyonda kurulma talebinin gerçek sahibi olduğunu ve son dönemde statüden söz ettiğini söyledi. Ayrıca Bahçeli'nin, Öcalan'ın sürece müdahalesini halk ozanlarına benzeterek yaptığı değerlendirmelere dikkat çekti. Dervişoğlu, Öcalan'ın göz göre göre postacılık görevi üstlendiğini belirterek, bu durumu kabul edilemez bulduğunu söyledi. Sürecin kimler tarafından yönetildiğini merak ettiğini ve bu kırmızı hattın kimler tarafından kurulduğunu öğrenmek istediğini ifade etti.
İYİ Parti Genel Başkanı, Ankara’da gazeteci, televizyon ve ajans temsilcileriyle düzenlenen iftarda bir arz etti. Sesli belirtilen Hükümetin ve TBMM'nin çeşitli konularındaki görüşlerini dile getirdi. Ayrıca, Ekrem İmamoğlu davasına ve duruşmanın canlı yayınlanmasına ilişkin kaygılarını belirtti. Toplumda hukuksuzluk algısı ve geçmişte radyoda yayınlanan duruşmaların olumsuz etkilerinin altını çizdi. Bu süreçte, bu olayların sınırlarını aşan ve siyasetin konu olmasını istemedikleri detaylardan bahsetti.
Dervişoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarını ve Türkiye’nin askerî güç durumunu değerlendirdi. Türkiye'nin NATO'nun en güçlü ordularından biri olduğunu, bazı alanlarda eksikliklerin gidermesi gerektiğine inandığını ve hava savunmasının konusundaki hassasiyetleri dile getirdi. Ayrıca, S-400 ve F-35 projeleriyle ilgili durumu açıkladı. Türkiye’nin askeri gücünün tartışılmasına izin verilmeyeceğini ve güvenliğin teminat altında olduğunu belirtti.
Dervişoğlu, terörsüz Türkiye komisyonlarında alınan kararların ülkenin birlik ve bütünlüğüyle ilgili riskler taşıdığını söyledi. Abdullah Öcalan’ın statüsü ve özgürlüğü ile ilgili tartışmalarda, komisyonlarda alınacak kararların kamuoyunun gündemine getirileceğini vurguladı. Ayrıca, Öcalan’ın hangi statüyü istediği, neler arzuladığı konusunu göreceklerini belirtti. Bahçeli’nin bu konudaki moderatörlüğünü ve komisyon döngüsünü anlatırken, Öcalan ile ilgili detayları anlattı. Öcalan’a ilişkin, onun hayatta kalması ve haklarıyla ilgilendiği sürece ülkenin menfaatlerine zarar verilebileceğine dikkat çekti.
Dervişoğlu, Türkiye’nin kimliğini onurla taşıyan herkesin kardeş olduğunu ve bu topraklarda hiç kimsenin misafir olmadığını, herkesin ev sahibi olduğunu vurguladı. Diyarbakır’a gideceğini ve vatandaşlarla dertleşmek istediğini belirtti. Kürt vatandaşların ve genel olarak Türkiye’deki herkesin sorunlarının çözümü için çaba göstermek gerektiğine işaret etti.
Gelecek seçimlerde başka partilerle ittifak yapılmayacağını belirtti. Oy oranlarının fazla olmamasıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu ve, Türkiye’nin önemli bir yol ayrımında olduğunu söyledi. Ayrıca, Türkiye’yi iki parti arasında sıkışmış durumdan çıkarıp, yeni ve güçlü bir siyasi yol izleyeceklerini belirtti.
Terörle mücadele ve belediye başkanlarının durumuyla ilgili, mevcut yasanın yeterli olduğunu ve ek yasal düzenlemeye gerek olmadığını savundu. Ayrıca, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına ve mahkeme kararlarının uygulamalarına değindi. Numan Kurtulmuş’un rapor hazırlaması ve kararları uygulamadaki tutumunu eleştirdi ve buna karşı çıkarak, anayasa ve yasalara uygun hareket edilmesi gerektiğini vurguladı.
Öcalan’ın örgütünün kurduğu ve yönettiği raporları hatırlatıp, onun tüm faaliyetlerini ve örgütlerin finans kaynaklarını açıkladı. Ayrıca, Türkiye’deki yasalara ve uygulamalara göre, Öcalan ve örgütüyle ilgili yaklaşımların uzun vadeli sonuçları konusunda uyarılarda bulundu.