DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, OECD verilerine göre Türkiye'nin gıda enflasyonunda en yüksek ülke olduğunu açıkladı. Yoksulluk ve ekonomik sorunlara değindi.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, OECD verilerine göre Türkiye'nin gıda enflasyonunda en yüksek ülke olduğunu açıkladı. Pandemiden bu yana ülkelerde ortalama kümülatif gıda enflasyonunun yüzde 41 olduğunu belirten Babacan, Türkiye'de bu oranın yüzde 710 olduğunu ifade etti. Aradaki farkın kötü yönetimin sonucu olduğunu dile getirdi. Babacan, Türkiye’de yaklaşık üçte biri yoksulluk riski altında olan çocukların, adil olmayan şartlarda yaşadığını ve okula aç gidip veya öğün atlamak zorunda kaldığını söyledi.
Babacan, Manisa Sanayici ve İş İnsanları Derneği’nin (MANSİAD) düzenlediği iftar programına katıldı. Programda, vefat eden Prof. Dr. İlber Ortaylı ile geçen yıl hayatını kaybeden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek ve Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay’ı anarak ve 14 Mart Tıp Bayramı'nı kutlayarak başladı.
Manisa’nın Türkiye’nin önemli üretim merkezlerinden biri olduğunu söyleyen Babacan, şehrin sanayi ve tarımdaki potansiyeline değindi. Manisa Organize Sanayi Bölgesi’nin çok sayıda fabrikaya ve on binlerce kişiye istihdam sağladığını, ancak mevcut ekonomik koşulların sanayiciyi zorladığını ifade etti. Babacan, yüksek faiz, artan maliyetler ve döviz kuru sorunlarının sanayi üretimi ve ihracatı zorlaştırdığını belirtti.
Reel sektörün göz ardı edildiği bir dönemde, 2018’den 2023’e kadar ekonomi yönetiminde akıl tutulması yaşandığını söyleyen Babacan, 2023’ten sonra ise yeni ekonomi politikalarının sadece faizleri ve vergileri artırdığını aktardı. Emekli, öğrenci ve asgari ücretli gibi kesimlerin zor durumda olduğunu vurgulayan Babacan, Türkiye’nin gıda enflasyonunun yüksek olduğunu ve aylık gıda harcamalarının 31 bin lirayı aştığını belirtti. Yoksulluk riski altında olan çocukların oranına değindi, genç nüfus ve yatırım trendleri hakkında bilgiler verdi.
Babacan, yatırımların yurt dışına kaydığını ve güven ortamının yokluğunun yatırımcıların ülkeden çıkmasına neden olduğunu vurguladı. Ekonomik teşviklerin ve güven ortamının sağlanmadığı ülkede ekonomi düzelmez ifadesini kullandı. Problemleri çözmenin zor olmadığını, adaletli ve kurallara dayalı yönetimle ekonomik iklimin piyasa koşullarını 6 ayda değiştirebileceğini ve 2 yılda enflasyonu tek haneli seviyeye indirebileceğini açıkladı. Bütün vatandaşların onurla yaşadığı, gençlerin hayallerini gerçekleştirebildiği ve kadınlar, çocuklar ile emekçilerin güvende olduğu bir Türkiye hedefini dile getirdi.
Babacan, tarım sektöründeki sorunlara değindi. Manisa’nın üzüm, zeytin gibi ürünlerle stratejik öneme sahip olduğunu belirtti. Artan girdi maliyetlerinin çiftçiyi zorladığını, gübre, tohum, mazot ve elektrik fiyatlarının yüksek olduğunu açıkladı. Üretim maliyetlerinin artmasına karşın ürünlerin aynı hızda değer kazanmadığını ve bazı çiftçilerin üretimi bırakmaya karar verdiğine vurgu yaptı. Manisa’nın, üniversiteler ve araştırma merkezleriyle teknolojik gelişmeler sağlayacak bir şehir olabileceğine işaret etti. Doğru planlama ve güvenle büyüyen bir ekonominin Manisa’nın potansiyelini artıracağı bilgisini paylaştı.