Ali Babacan, Adalet Bakanlığı'nın birçok konudan sonradan haberi olduğunu ve bazı konuların farklı kanallardan yönetildiğini belirtti. Yönetişimde değişim gerektiğine işaret etti.

(deva-partisi) - DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Ekol TV’de yayınlanan Nagehan Alçı ile "Tartışma Zemini" programında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
Babacan, Türkiye’de "çatışma çözümü" denilen sürecin iktidar ile muhalefetin ortak sorumluluk üstlenip çözüm aradığı bir zeminde ilerleyebileceğini söyledi. Ayrıca, Adalet Bakanlığı'nın birçok konuda sonradan haberi olduğunu, bazı konuların başsavcılar aracılığıyla farklı kanallardan yönetildiğini belirtti. Yönetim felsefesinin değişmesi gerektiğini vurguladı.
Babacan, iktidar ve muhalefetin birlikte hareket etmesi gereken bir sürecin önemine değinerek, 1 Ekim’de başlayan yeni dönemin, "Terörsüz Türkiye" çerçevesinde çatışma çözümüne katkı sağlayan ilk adım olduğunu ifade etti. İki ana muhalefet partisinin el sıkışması ve birlikte çalışmasıyla sürecin başlangıcı sayıldı.
Habur olayını hatırlatan Babacan, devlet birimleri arasındaki koordinasyon eksikliği ve iletişim hatalarını vurguladı. Ekonomiden sorumlu olduğunu ve o dönemlerin tecrübesini yaşadıklarını belirtti. Bu süreç düzgün olsaydı, daha iyi yürüyebilirdi diyerek yönetim hatalarına dikkat çekti.
Babacan, iktidar ve ilgili liderlerin bu işin gerekliliğini anlatması gerektiğini dile getirerek, Erdoğan’a çağrıda bulundu. Siyasi iletişimin eksik olduğunu, devletin talimatlarının ve açıklamalarının yeterli açıklıkta olmadığını belirtti. Ayrıca, destek veren kitlelerin beklediği açıklamaları yapmasını talep etti.
Babacan, ziyaretlerin toplumda hazırlıksız karşılandığını ve iletişim hataları olduğunu söyledi. Güvenlik bürokratlarının telefonlarını kapatması ve süreç yönetiminde yapılan hatalar üzerinde durdu. Bu hataların güvenlik ve iletişim açısından önemli olduğunu ifade etti.
Babacan, Öcalan’ın SDG’ye mesaj gönderdiğini ve bu mesajların devlet kontrolünde olduğunu belirtti. Heyetin Öcalan'ı ziyaretinin muhataplık seviyesini artırdığını ve bu yaklaşımın süreçte etkili olabileceğini söyledi. Ayrıca, irade ve diyalog yoluyla süreçlerin ilerletilmesi gerektiğine değindi.
Babacan, ülkenin geleceği için hükümetlerin risk alması gerektiğini savundu. Cumhurbaşkanı ve iktidarın medya ve sosyal medya araçlarını kullanarak risk alması gerektiğini belirtti. Erdoğan’ın risk almaktan kaçındığını, Bahçeli’nin ise risk almaya hazır olduğunu söyledi.
Babacan, CHP’nin komisyonda yer almasının önemli olduğunu vurguladı. Komisyonda temsilin genişletilmesi ve dış politikadaki sıkıntıların anlatılmasının amaç olduğunu ifade etti. Ayrıca, siyasi sahipliğin sadece Bahçeli'ye yüklenmemesi gerektiğini ekledi.
Babacan, SDG’ye yüklenen sorumluluğun yeterli olmadığını, güvenin tuğla tuğla inşa edilmesi gerektiğini söyledi. Şam yönetiminin devlet ciddiyetiyle hareket etmesi, toprak bütünlüğü ve güven konularında adımlar atması gerektiğine işaret etti. Azınlıkların haklarının korunmasının da önemli olduğunu belirtti.
Babacan, partilerinin anayasa değişikliklerinde ilkelerle hareket ettiğini, getirilen pakete destek verebileceklerini dile getirdi. Her teklifin ayrı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. İktidarın önerdiği her maddeyi destekleyeceklerini, ancak karşı çıkanların olduğunu da ekledi.
Babacan, hükümetin henüz yeni anayasa için somut adımlar atmadığını, kendi hazırlıklarının tamamlandığını belirtti. Çalışmaların ne zaman sonuçlanacağını beklediklerini ve hükümetin önerilerini görmek istediklerini söyledi. Anayasa ve cumhurbaşkanlığı dönem sınırı gibi konularda detaylar üzerinde durdu.
Babacan, kendisinin ve partisinin risk almayı göze alması gerektiğine dikkat çekti. Ekonomiyi ve ülkenin geleceğini ilgilendiren kararlar almada cesaretli olunması gerektiğini söyledi. Medya, sosyal medya ve diğer araçların kullanılması, risk alınması gerektiğini belirtti.
Babacan, kendisine yöneltilen “Gel ekonomi veya Cumhurbaşkanı yardımcısı ol” teklifine, partisinin bağımsız olduğunu ve kararlarını kendi politikalarıyla vereceklerini ifade etti. Birlikte hareket için vagon olunabileceğini, ancak tek başına trenin devam ettiğini sözlerine ekledi.
Babacan, enflasyon ve büyüme oranlarını dikkate alarak, en az %50 zam yapılması gerektiğini söyledi. Enflasyonun gerçek rakamlara göre hesaplanması gerektiğini, büyümeden de herkesin pay alması gerektiğini belirtti. Açlık sınırının da yükseldiğini, vatandaşların gelirlerinin güçlendirilmesi gerektiğine vurgu yaptı.
Babacan, Merkez Bankası’nın Cumhurbaşkanı'nın izin verdiği ölçüde bağımsız olduğunu ekledi.