SON DAKİKA
Reklam yükleniyor...
Ana Sayfa/Türkiye/Devlet Bahçeli: Yegane öncelik barış ve istikrardır, ABD-İsrail ve İran’dan çekilmeli

Devlet Bahçeli: Yegane öncelik barış ve istikrardır, ABD-İsrail ve İran’dan çekilmeli

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye’nin güvenliği için tüm senaryolara hazırlıklı olunması gerektiğini belirtti. Savaş ve şiddet tehditlerine karşı diyalog ve diplomasiye önem verdiğini vurguladı.

Devlet Bahçeli: Yegane öncelik barış ve istikrardır, ABD-İsrail ve İran’dan çekilmeli
Reklam yükleniyor...

Devlet Bahçeli: Bizim için yegane öncelik barış ve istikrardır, ABD-İsrail, İran'dan elini çekmelidir

(ANKARA) - MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Her türlü senaryoya hazırlıklı olmalıyız. Türkiye’yi gayya kuyusuna itmek için yapılan ahlaksız tezgâhları isabetle okumalı, bu kuyuyu kazanları boşa düşürmeliyiz. Bizim için yegane öncelik barış ve istikrardır. Bu savaşa derhal son verilmelidir. ABD-İsrail, İran’dan elini çekmelidir. Karşılıklı diyalog ve diplomasiyle silahlar susmalı, siyaset konuşmalıdır. Herkesi uyarıyorum, sıcak gelişmelerin her türlü ihtimale açık olması münasebetiyle körüklenen şiddet ateşi küresel ve bölgesel alana sıçramadan söndürülmelidir. Aksi halde dünya ve beşeriyet çok ağır bir bedel ödeyecektir. Bizim için öncelikli hedef Türkiye’nin güvenliğidir." dedi.

MHP Medya, İletişim ve Dijital Mecralardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı İsmail Özdemir, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Merkez Yönetim Kurulu, Merkez Disiplin Kurulu ve milletvekillerinin katılımıyla düzenlenen iftar programında yaptığı konuşmayı paylaştı. Bahçeli konuşmasında şunları söyledi:

"Bölgesel sorunların, insani krizlerin, beşeri felaketlerin, tırmanan savaşların, kışkırtılan çatışmaların biteviye takviye edildiği hüsran verici bugünkü zaman diliminde, içinde bulunduğumuz mübarek ayın rahmet dolu atmosferinden ümidimizi hiç kesmedik. İsterdik ki, İslam âlemi huzur ve huşu içinde bir Ramazan geçirseydi. Dilerdik ki, silahların, bombaların, düşmanlıkların yerini barışçıl diyaloglar ile dostane ilişkiler alabilseydi. Olmadı, olamadı, maalesef Ramazan ayımız bölgemizde yaşanan savaş ve şiddet sahneleriyle perdelendi. Karamsar olmanın, kötümserliğe hapsolmanın, umutsuzluğa kapılmanın hem insani, hem de İslami anlamda caiz olmadığını biliyor ve inanıyoruz. Hayır ve şerrin Allah’tan geldiğine iman etmiş bizler için her gecenin sonu aydınlık, her yokuşun ardı düzlüğe çıkıştır. Bu nedenle umudumuzu kaybetmeyeceğiz, ihtiyatlı iyimserliğimizden ödün vermeyeceğiz. Yılmayacağız, yıkılmayacağız, yeise kapılmayacağız."

Eskiyen ve çürüyen 1945 sonrasının dünya düzenini ikame edecek yeni bir küresel sistemin kuruluş sancıları artarak devam ederken, devasa bir anafora dönüşen nevzuhur ara dönem insanlığın barış ve huzur özlemlerini adeta yutmaktadır. Bu mefluç, mefsuh ve metruk tablonun bütün komplikasyonları coğrafyaları A’dan Z’ye sarmıştır. Böylesi alacakaranlık dönemlerde, tehditlerin böylesine cüsse ve cüret kazandığı devirlerde dayanışma duygumuzu çok daha güçlendirmeli, milli birlik ve kardeşliğimizi olabilecek en üst seviyede perçinlemeliyiz. Kaldı ki “Terörsüz Türkiye” hedefiyle yapmak istediğimiz de evvelemirde budur. Yeni yüzyılın ikinci çeyreğinde, “Terörsüz Türkiye”yi inşa ve ihya edecek milli diriliş ruhu inanıyorum ki nice mucizelere imza atacaktır. Türkiye sırtına binen ağırlıklarından hızla kurtulmaktadır. Uyanan ve ayağa kalkan devin önünü kesecek, tarihi yürüyüşünü kesintiye uğratacak hiçbir muhasım veya mütecaviz odak yoktur ve olması da mümkün değildir."

"Çevremiz kaynarken, ülkemizin ve milletimizin tertemiz çehresini dikkatle korumalıyız"

Türk milleti muazzam bir uyanışın ivmesiyle yeni yüzyılı kardeşliğin yüzyılı yapacak, barış ve huzurla bu yüzyılın yapı taşlarını döşeyecektir. “Terörsüz Türkiye” hedefi taviz değil, Türk ve Türkiye Yüzyılına yönelik kesif bir tahkimattır. “Terörsüz Türkiye” hedefi teslimiyet değil, Türk ve Türkiye Yüzyılının muzaffer ve muteber iradesinin kesin bir teminidir. Şayet Anadolu coğrafyasında birliğimizi, dirliğimizi ve kardeşliğimizi yürekten savunamazsak; sudan sebeplerle, ucuz hesaplarla, basit ve bayağı heveslerle onun bunun tazyik ve telkinleriyle birbirimizden uzaklaşırsak, biliniz ki, yurt yaptığımız bu topraklarda asla tutunamayız. “Terörsüz Türkiye” hedefi ortak tarih ve kültürümüzün şemsiyesi altında, kardeşlikle geçen asırların geleceğin ülkü ve heyecanlarıyla eklemlendiği kaynaşma ve kucaklaşma potasıdır. Çevremiz kaynarken, ülkemizin ve milletimizin tertemiz çehresini dikkatle korumalıyız.

Mücavir toprakların altüst oluşu karşısında, tıpkı Akif’in dediği gibi biz bastığımız mukaddes vatan toprakların geçmeden tanıyacağız, düşüneceğiz altındaki binlerce kefensiz yatanı. Çünkü şehit oğluyuz, incitmeyiz, yazıktır atamızı; Vermeyiz dünyaları alsak da bu cennet vatanı. İstiklalimizin manzum şaheserinin İlk Meclis’te kabul edilişinin 105’inci yıl dönümünde, ezelden beri hür yaşamanın şuuruyla, hiçbir korkuya, hiçbir korkuluğa takılmadan tam bağımsızlığımızı, milli varlığımızın tamamiyetini cesaretle, hamiyetle müdafaaya yeminliyiz. Bir kez daha ahlak kahramanımızı; edebi şanıyla, kalemi ve kelamıyla ufkumuzu meşale gibi aydınlatan Merhum Mehmet Akif Ersoy’u rahmetle, minnetle, hürmetle yad ediyorum. İstikbalimizin yol haritasını, istiklalimizin şeref hakkıyla çizeceğiz. Bunu milletimizin benzersiz ve emsalsiz birlik ve kardeşlik bağlarıyla gerçekleştireceğiz. En büyük kuvvetimizin, en müessir kudretimizin aziz milletimizin hükümran mazisiyle, bu maziyi geleceğe taşıyacak asaleti, ahlakı, başarısı, basireti, becerisi, feragati, çokluğun içinden süze süze damıttığı çelikten birliği olduğunu asla hatırımızdan çıkarmayacağız."

"Cumhur İttifakı olarak ülkemizin hem bugününe hem de geleceğine ışık tutuyoruz"

Siyonist-emperyalist acımasızlık, komşu ülkelerin etnik ve mezhebi hassasiyetlerini kaşıp kanatmak maksadıyla plan üstüne plan yaparken biz herkesi kendimiz bileceğiz, her insanımıza kucağımızı açacağız, millete mensubiyet şuurunun ağırlık merkezinde gönüllerin ittifakını sağlayacağız. Edirne’de söylenen şiiri Şırnak’ta işiteceğiz. Hakkâri’de pişen aşı İzmir’de yiyeceğiz. Trabzon’da oynanan horona Van’da eşlik edeceğiz. Adıyaman’da yanık yanık dile gelen türküyü Manisa’da dinleyeceğiz. Yozgat halayına Bitlis’te katılacağız. Şanlıurfa’da kaynayan mırranın lezzetini Ankara’da tadacağız. Mardin’de, Tunceli’de, Siirt’te ağlayanın gözyaşını; Batman’da, Diyarbakır’da, Muş’ta, Bingöl’de kavrulmuş alınların terlerini Çorum’da, Samsun’da, Rize’de, Erzurum’da, Tekirdağ’da, Afyon’da, İstanbul’da sileceğiz. Velhasıl milletimizin her güzel insanının dertleriyle dertleneceğiz. Bunu da “Hayırlı Günler Komşum” ziyaretleri ve “Derdin Derdimizdir Sohbet Toplantıları”yla yapacağız. Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı olarak ülkemizin hem bugününe hem de geleceğine ışık tutuyor, güvence oluyoruz. Boş laflarla vakit kaybetmeye hakkımız yoktur. Yolumuza bakacağız, önümüze bakacağız, işimize bakacağız, mücadelemize bakacağız. Allah’ın izniyle 2053’de Süper Güç Türkiye’ye ulaşacağız." dedi.

Hedefimiz büyük, ama heyecanımız küçük değil. Dünyanın gidişatını Türkçe okumanın, yorumlamanın ve gelişmelere Ankara vizyonu ile bakmanın önemli olduğunu düşünüyoruz. Ayrıca, “Terörsüz Türkiye” ve “Büyük Türkiye” hedeflerimizin gerçekleşeceğine inanıyoruz. Ayrıca, Türk milletinin gücü ve tarihsel iradesinin bu yolda en büyük destek olduğunu vurguluyoruz. Bu süreçte birlik ve dirliğimizi korumanın önemine dikkat çekiyoruz. Akif’in ifade ettiği gibi, namusumuzu ve bağımsızlığımızı asla çiğnetmeyeceğiz. Tüm bunların sonunda, ülkemizin geleceği ve milletimizin kaderi ortak değerler ve disiplinle inşa edilecektir."

"Ahlakın sınırları dayanışmanın sınırlarıdır"

Değerli arkadaşlarım, ahlakın sınırlarının aynen dayanışmanın sınırlarını belirlediğini önemle vurgulamak isterim. Toplumda dayanışma varsa, milli ahlak yaşadığı anlamına gelir. Bu bağlamda umudumuzu kaybetmeden, karamsarlığa yüz çevirmeden hareket etmeliyiz. Prof. Dr. Erol Güngör, ahlakın toplum barışında temel olduğunu dile getirmiştir. Sosyal ve ekonomik düzenin sağlıklı işlemesi de ahlaka bağlıdır. Birlikte yaşama iradesini korumak ve milli ruhu canlı tutmak da aziz milletimizin en büyük güçlerindendir. Tarihin harabeleri, birlik ve beraberliğin yeniden inşası için önemli mesajlar içerir. İran’a karşı devam eden gelişmeleri ve bölgedeki savaş tehditlerini yakından takip ediyoruz. Her savaşın kolay başlatılamayacağını ve bitirilmesinin zorluklarını biliyoruz. ABD ve İsrail’in İran konusunda yaptığı planlar ve bölgesel gerilimler, ülkelerimizin dikkatli ve kararlı hareket etmesini zorunlu kılmaktadır. Türkiye, gelişmeleri doğru anlamakta ve kapasitesini bilmektedir. Her tehdit karşısında durabileceğimizi, agresif ve yanlış yönlendirilmiş algıların tuzağına düşmeyeceğimizi açıklıyoruz.

"Her türlü senaryoya hazırlıklı olmalıyız"

ABD-İsrail ortaklığı ve bölgedeki askeri, siyasi ve ekonomik baskılar artarken, her türlü ihtimale karşı hazırlıklı olmak zorunludur. Türkiye’nin bölgedeki tehlikeleri doğru analiz ederek, ahlaksız planları fark edip, önlemlerini alması gerekir. Gerek İran’a karşı planlar gerekse bölgesel sıkışmalar, yüksek ihtimalle küresel sonuçlar doğurabilir. Savaşın bölgesel ve küresel etkilerini göz önünde bulundurarak, barış ve uzlaşma çağrılarını yapıyoruz. Aksi halde ciddi maliyetlerle karşılaşabiliriz. Eller tetik yerine uzlaşma ve müzakere yollarına yönelmelidir. Türkiye, gelişmeleri doğru okuyor ve kendi güçlerini bilerek hareket etmektedir. Her türlü tehdit ve tahrike karşı hazırlıklı olmalıyız.

Etiketler:

guncelturkiyesiyaset
Reklam yükleniyor...