19 Mart operasyonu mağdur yakınları tarafından kurulan Aile Dayanışma Ağı’nın 26. buluşması Saraçhane Parkı’nda yapıldı. Dilek Kaya İmamoğlu, adalet ve şeffaflık çağrısında bulundu.

19 Mart operasyonu mağdur yakınları tarafından kurulan Aile Dayanışma Ağı’nın (ADA) 26. toplantısı Saraçhane Parkı’nda yapıldı. Buluşmaya CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökan Zeybek, CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Milli Eğitim Politika Kurulu Başkanı Suat Özçağdaş, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, İBB Başkanvekili Nuri Aslan, Maltepe Belediye Başkanı Esin Köymen, milletvekilleri, gazeteciler, sanatçılar ve vatandaşlar katıldı. CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dr. Dilek Kaya İmamoğlu tarafından 338 gün boyunca Silivri’de tutulan tutuklular hakkında basın açıklaması okundu.
İmamoğlu, Ramazan ayının anlamına değinerek; vicdanın ve insanlık değerlerinin öne çıkması gerektiğini söyledi. Ramazan ayının, doğru söz söylemeyi, iftiradan uzak durmayı ve kul hakkını bilmeyi öğretmesi gerektiğini belirtti. Bu ayın, insanların bir arada olma ve paylaşma duygularını güçlendirdiğini ve ülkeye barış, adalet ve bereket getirmesini diledi. Aynı zamanda; 18 Mart 2025’te eşim Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptal edilmesi, 19 Mart 2025’te gözaltına alınması ve 6 Mayıs 2019’da yapılan seçim iptalinin hatırlanmasıyla bu yılki Ramazan’ın farklı duygularla yaşandığını söyledi. Bu süreçte aileler ve adalet mücadeleleri sürerken, tutuksuz yargılanmanın esas olması gerektiğine dikkat çekti.
Hukuki sürecin siyasi olmasından yakınılan açıklamada, iddianamenin kamuoyunda görünmesine rağmen iktidarın muhalifleri tutuklamaktaki uygulamalarının adil olmadığı vurgulandı. Toplumun adalet duygusunun sarsıldığını ve tutuksuz yargılanma ilkelerinin uygulanması gerektiğine işaret edildi. Ayrıca, TBMM’de kabul edilen ve Anayasa Mahkemesi ile AİHM kararlarının uyulmasının önemini içeren rapora dikkat çekilerek, iktidarın bu önerileri derhal uygulaması çağrısı yapıldı. Bütün bunların, Anayasa ve yasalar çerçevesinde yapılması gerektiğine vurgu yapıldı.
İmamoğlu, tutukluluk kararlarıyla aileler üzerinden siyasi baskı kurulmaya çalışıldığını belirtti. Baba ve anne tutukluğunun hukukun değil, insanlığın sınandığı bir noktaya işaret etti. Bir babanın iftirayla tutuklanmasının ve ailelerin yaşadığı mağduriyetlerin hukukun değil, insanlığın sınavı olduğunu vurguladı. Ayrıca, tutuksuz yargılama ve adil yargılanma hakkının uygulanmasını istedi. Hukuka ve adalet ilkelerine karşı yapılan bu uygulamalara karşı durulması çağrısında bulundu.
Devleti güçlü yapanın korku değil, adalet olduğunu söyledi. Kurumlara güvenin sarsılmasıyla sadece bugünü değil, geleceği de tehlikeye attığını belirtti. Hukuk ve adalete olan güvenin yeniden tesis edilmesi gerektiğine dikkat çekti. Tutuklu ve tutuksuz yargılananlar arasında farkın olmaması ve adil yargılanma süreçlerinin şeffaf olması talebini dile getirdi. Ayrıca, mahkemelerin TRT’den canlı yayınlanmasını istedi. Gerçeklerin saklanmaması ve milletin görmesi gerektiğine vurgu yaptı.
Adaletsizliklerin devam etmesi halinde barışın da sağlanamayacağını belirtti. Kendisinden sonrasını inanç ve adalet mücadelesinin belirleyeceğini söyledi. Mustafa Kemal Atatürk’ün adalete ilişkin sözlerini hatırlatarak, adaletin bağımsızlığın ve özgürlüğün temel şartı olduğunu belirtti. Tüm siyasetçilerin ve halkın bu adalet çağrısına ses vermesi gerektiğine çağrıda bulundu. Ramazan ayının, vicdanları aydınlatacak ve toplumsal dayanışmayı güçlendirecek bir zaman olması temennisinde bulundu.
Son olarak, adalet ve hukuk talebinin güçlü olması halinde gerçeklerin ortaya çıkacağı ve vicdanların rahatlayacağı vurgusu yapıldı. Sözlerini, Ramazan ayının toplumun vicdanına ve adalet arayışına vesile olmasını dileyerek tamamladı. Ayrıca, tutuklu yakınları ve ailesiyle dayanışmanın devam edeceği bildirildi.