Dilovası davasında tanıklar, atölyedeki denetimlerin yetersiz olduğunu, sigortasız ve çocuk işçilerin çalıştırıldığını ve yangın tüplerinin bakım yapılmadığını açıkladı. Mağdur aileleri de koşulları dile getirdi.

İmza atan tanık Gülhan Bendi, Ravive firmasında 4,5-5 yıl çalıştığını belirterek olay sırasında mesaide olduğunu ifade etti. Bendi, atölyedeki denetimlerin CİMER’e yapılan şikayetlerin ardından gerçekleşmediğini ve zabıtaların sadece Kurtuluş beyle oturup sohbet ettiğini, hediyeler alıp gittiklerini söyledi. Ayrıca atölyede sigortasız, çocuk ve göçmen işçilerin çalıştırıldığını ve yangın tüplerinin eski iş yerinden getirildiğini, bakım yapılmadığını doğruladı. Tanık Keriman Miskin, güvenlikle ilgili eğitim almadıklarını ve işçilerin şikayetçi olduklarını ifade etti. Tanık Ayten Aras da yangın tüpü olmadığını, pisliğin içinde yemek yediklerini ve ortamın cezaevi gibi olduğunu anlattı.
Yoğun çalışma koşulları ve güvenlik önlemleriyle ilgili diğer tanıklar da işletmenin çalışma ortamını ve uygulamalarını detaylandırdı. Tanıklar, atölyede çocuk ve göçmen işçilerin sigortasız çalıştığını ve havalandırma bulunmadığını da doğruladı. Yangın tüplerinin bakım edilmediği ve eski tüplerden kullanıldığı ifade edildi. İş yerinde gerçekleştirilen denetimlerin resmi kurumlardan değil, dr. önlüğü benzeri formalarla ve müşterilerin market gibi ziyaretleriyle sınırlı olduğu belirtildi. Tanıklar, birçok büyük firmanın denetimlerinin de gerçekleştiğini söyledi.
Yangında ölen Tuğba Taşdemir’in annesi, kızının sigortasız ve koruyucu malzemesiz çalıştırıldığını, cezaevi gibi koşullarda çalışmak zorunda bırakıldığını ve kemiklerinin toplandığını belirtti. Eşi, adalet talebini dile getirerek, kızına maaş ödemeleri yapılmadığını ve yaşadığı acıyı paylaştı. Tuğba’nın annesi ise kızını sağlıklı alamadıklarını ve ölüme neden olan koşullara dikkat çekti. Ayrıca diğer mağdur aileleri de yangın önlemlerinin alınmadığını ve sigorta yapılmadığını ifade etti. Aileler, adil cezalar ve haklarını talep etti.
Tanık ve mağdur ifadelerinin ardından, üretimin başka bir fabrikada gerçekleştirildiği ve denetimlerin yasal olmayan bir biçimde farklı yerlerde yapıldığı belirtildi. Tanık Alihan Yıldız, babasının Kurtuluş Oransal ile çalıştığını ve kimyasal dolu bir yerde denetimde bulunulmadığını dile getirdi. Duruşma olay ve tanık beyanlarıyla devam ediyor.