Dışişleri Bakanı Fidan, İran'a karşı askeri müdahale olmaması gerektiğini ve İran'ın iç sorunlarını kendisinin çözmesi gerektiğini belirtti. Diplomasi ve uluslararası ilişkiler ön planda tutuluyor.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İran'a ilişkin açıklamalarda bulundu. İran'ın iç sorunlarını kendi imkanlarıyla çözmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca, İran'a karşı askeri müdahale edilmesine karşı olduklarını belirtti. Fidan, İran'ın politikalardan dolayı yaptırımlar altında olduğunu ve bölge ülkeleriyle sorunlarını çözmesi gerektiğini ifade etti. Uluslararası sorunların diplomasi yoluyla çözülmesi gerektiğini belirtti ve ekonomik zorlukların aşılması için yapısal sorunların giderilmesi gerektiğine dikkat çekti.
Fidan, İstanbul'da ulusal ve uluslararası medya kuruluşlarıyla Intercontinental Hotel'de düzenlenen toplantıda görüşlerini paylaştı. Geçen yıl küresel düzenin temel kurallarının zarar gördüğüne ve krizlerin artmaya başladığına işaret etti. Devletlerin mevcut ilişkilerini sorgulayıp yeni yapılar aradıklarını belirtti. Çatışmalar, ekonomik dalgalanmalar ve teknolojik dönüşümlerin öncelikleri ve stratejileri gözden geçirmeye zorladığını söyledi. Diplomasi, sorunların barışçıl çözümünde en önemli araç olarak öne çıktı ve 2025 yılı, Türk dış politikası açısından yoğun bir yıl oldu.
Fidan, Gazze'de yaşanan soykırımın uluslararası hukuk ve insani değerler açısından önemli bir gündem maddesi olduğunu ifade etti. Uluslararası sistemin kapasitesinin sınandığını ve bu sınavda başarısız kalındığını belirtti. Türkiye'nin, Cumhurbaşkanı liderliğinde, dost ve kardeş ülkelerle birlikte, soykırımı durdurmak ve ateşkes sağlamak için çaba gösterdiğini vurguladı. Ulaşılan aşamanın umut vaat ettiğini, ilerleyen dönemde kalıcı barış ve Gazze'nin yeniden imarı için çalışmaların süreceğini söyledi.
Fidan, Rusya-Ukrayna savaşını, transatlantik ilişkilerden Avrupa'nın güvenlik mimarisine kadar pek çok konuyu sorgulayan tartışmaları değerlendirdi. Barışın tesisi ve diplomatik yolların kullanılması gerektiğine değindi. 2026 yılında savaşın sona ermesi yönündeki çalışmaların, çözüm arasındaki farkları kapatmaya odaklanacağını belirtti.
Fidan, SDG'nin Kandil ile bağının 2 artı 2, 4 etmez kadar açık olduğunu belirtti. SDG'nin, Suriye'deki Kürtlere özgü ve sorunları çözmeye yönelik bir hareket olduğunu vurguladı. SDG'nin Kandil'den onay olmadan hareket edemeyeceğini ve bu durumun istikrarı zorlaştırdığını dile getirdi. 10 Mart Mutabakatı'nın uygulanmasına önem verdiklerini ifade etti ve bölgede güç kullanımına karşı uyardı. Son olarak, inşallah barışçıl yollarla çözüm bulunmasını temenni etti.
Fidan, Suriye yönetiminin 10 Mart Mutabakatı hükümlerine uyumu gerektiğini belirtti. Azınlıkların dışlanarak yönetimden uzaklaştırılmasının sorunlara yol açtığını söyledi. Anayasal vatandaşlık ve etnik azınlıkların yönetimde yer alması arasındaki farkı açıkladı ve ülke bütünlüğü ile ortak menfaatler doğrultusunda çözüm arayışlarının sürdüğünü belirtti.