Dışişleri Bakanı Fidan, Gazze sınır kapısının önümüzdeki hafta iki yönlü açılma ihtimaline değindi. Toplantıları ve bölgesel gelişmeler hakkında bilgi verdi.

ANKARA - Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Gazze Barış Kurulu ile ilgili ilk toplantıyı Davos'taki imza töreni sonrası sınırlı kapsamda yapıldığını belirterek "Özellikle insani yardımların girişi ve Filistinli Komite’nin çalışmaya başladıktan sonra yapacağı ilk icraatlar neler olmalı onları yönelik fikir teatisinde bulunduk. Refah Sınır Kapısı’nın iki yönlü önümüzdeki hafta açılmasına yönelik bir ihtimal var" dedi.
Fidan, NTV’de yaptığı değerlendirmede, Gazze Barış Kurulu ve çalışmalarına ilişkin şunları söyledi: "İlk toplantımızı hemen tören sonrası ilgili Bakan arkadaşlarla bir araya gelerek yaptık. Orada özellikle insani yardımların girişi ve Filistinli Komite’nin çalışmaya başladıktan sonra yapacağı ilk icraatlar neler olmalı onları düşündük. Refah Sınır Kapısı’nın iki yönlü önümüzdeki hafta açılmasına ilişkin bir ihtimal var. Bu, Filistinlilere ulaştırılacak yardımların zamanında ve yeterli şekilde gitmesi açısından önemli bir adım olacak."
Gazze İstikrar Gücü’nün ne zaman göreve başlayacağı ve İsrail Başbakanı Netanyahu’nun Türkiye’nin bu gücün içinde olmasına karşı olduğu sorulan Fidan, "Netanyahu Türkiye’nin, Cumhurbaşkanımızın Barış Kurulu’nda yer almasına karşıdır. Gazze Yönetim Kurulu’nda benim olmama hep karşıydı ve bundan sonra da karşı durmaya devam edecek. Türkiye’nin İstikrar Gücü’nde olmayı isteyip istemediği sorusu üzerine Fidan, "Gerekli şartlar oluşursa dürüstçe irade gösterebiliriz. Şartları diplomatik yönde oluşumu için çalışmalar devam ediyor" diye yanıt verdi.
Fidan, SDG ve Şam arasındaki 4 günlük ateşkes süreci hakkında, "Çok fazla olay yaşandı. Şu anda DAEŞ mahkumlarının Suriye’den Irak’a taşınması söz konusu. Bu ortamda ateşkesin uzatılması gerekebilir. Sürekli diplomasi trafiği sürüyor ve çatışmadan uzak durmayı amaçlıyoruz. Umarım olumlu bir barış süreci başlatılır" dedi. Ayrıca, anlaşmazlık durumunda çözüm arayışında olduklarını belirtti.
SDG’nin bazı bölgelerden çekilmesine ilişkin, "Benim için şaşırtıcı olmadı. Biz bu durumu uzun süredir biliyoruz. YPG'nin kontrol ettiği Arap nüfusunun yoğun olduğu bölgelerin dinamiği net. Aşiretlerin olası hareketleri tarihsel bilgiye dayanır" şeklinde konuştu.
Fidan, "Kandil etkisinin sona erip ermediğini soranlara, 'Mazlum Abdi talimatları uygular, PKK ve YPG siyasete ayak uyduruyor. Suriyeli olmayan PKK’lıların çıkması gerek. Sincar’daki varlıklar sürdürülebilir değil. SDG Ankara’dan gelen mesajlara kulak vermiyor. Başkalarının gündemine özen göstermemeliler' dedi.
Fidan, "Gazze’nin aciliyet arz eden durumu ön planda. İşin başındayız. Refah Sınır Kapısı haftaya açılabilir. Türkiye Kızılay ile kesintisiz yardım sürdürüyor. Barınma için konteyner ve çadırlara ihtiyaç var. Yeni üyelerin katılımıyla Gazze’de işler biraz daha rahatlayabilir. Gazze’deki büyümek istenen yeni mücadeleler var" ifadelerini kullandı.
Gazze’ye Türk askerinin olası gönderilmesine ilişkin soruya, "İsrail her şeye karşı, ancak mücadelemiz devam edecek. Gerekirse asker desteği verebiliriz" yanıtı verdi. Hamas’ın silah bırakması, yol haritasında önemli. "Gazze nüfusunun Gazze’de kalması önceliğimiz" dedi.
Fidan, Trump’ın Grönland konusundaki açıklamaları hakkında, "ABD’nin bu tür arzuları ve stratejik hedefleri açık. Trump döneminde birtakım ataklar oldu. Bu, ittifakın dağılmasını getirir" dedi. İran’daki protestolara ilişkin de, "İran büyük ekonomik zorluklar yaşıyor. Halkın gösterileri sahici. İran ve İsrail’in saldırı ihtimali emareler taşıyor. Bölgedeki gerginliği azaltmak için yollar aranıyor" sözlerini sarf etti.