Dışişleri Bakanı Fidan, Suriye’deki silahlı unsurların Suriye yönetiminin emrine girmesi gerektiğini vurgulayarak bölgedeki durumu değerlendirdi. Rejim ve bölgesel sorunlara ilişkin açıklamalarda bulundu.

ANKARA - Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) tarafından düzenlenen "Bir yılın ardından Suriye: Toparlanma ve yeniden inşa" başlıklı konferansta yaptığı açılış konuşmasında, Türkiye’nin Suriye politikasının insani, diplomatik ve güvenlik boyutlarından bahsetti.
Fidan, Türkiye'nin savaş mağdurlarına yönelik açtığı kapı politikasının tarihi bir dayanışma olduğunu belirterek, iç siyasi tepkilere ve maliyetlere rağmen Ankara'nın ilkelerine bağlı kaldığını söyledi.
Esad'ın uygulamalarını, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Gazze politikalarına benzeten Fidan, rejimin meşruiyetini ve varlığını tükettiğini ifade etti. Rejim değişikliğini Suriye halkı için yeni bir başlangıç olarak tanımlayan Fidan, bölgesel sorunların bölgesel çözümlerle mümkün olacağını vurguladı.
Suriye’nin iç savaş sonrası normale dönmesi için gereken zamanda ve maliyetin önemli olduğunu belirten Fidan, toplam ihtiyaç miktarının 216 milyar dolar olduğunu kaydetti. Uluslararası toplum ve bölge ülkelerinin işbirliğiyle inşanın sürdüğünü dile getirdi.
Mültecilerin durumuna ilişkin olarak Fidan, gönüllü ve onurlu geri dönüşün esas olduğunu ve sayısına göre herhangi bir zorlayıcı tedbir olmadığını söyledi.
Fidan, Suriye’deki silahlı grupların tek bir ordu altında toplanmasının ülkenin istikrarı ve gelişimi açısından önemli olduğunu, farklı silahlı yapıların varlığının doğru olmadığını belirtti. YPG konusunda ise şu ifadeleri kullandı: "Başından itibaren DEAŞ ile mücadele bahanesiyle bölgeye yayılan, işgalci durumda olan ve enerji kaynaklarının üzerinde oturan YPG, yeni yönetimle uzlaşma sağlayıp sağlamayacağı şu anda net değil. 10 Mart’ta varılan mutabakatta somut adımlar atılamadı. Suriye Dışişleri Bakanı ile yapılan görüşmede ise olumlu gelişmeler yaşanmadı. Türkiye olarak, sürecin diyalogla ilerlemesini ve YPG’nin yönetimle uyumlu olması gerektiğini vurguluyoruz."
Fidan, İsrail’in yayılmacı politikalarının bölge istikrarını olumsuz etkilediğine dikkat çekti. İsrail’in güvenliğinin başkalarının güvensizliği üzerinden sağlanamayacağını ifade ederek, bölgede istikrar ve güven ilişkilerinin kurulması gerektiğine işaret etti. Ayrıca, Filistin devlet talebinin ve Gazze’deki durumun çözümünün barış için önemli olduğu, tek taraflı güç kullanımlarının uzun vadede tehdit oluşturduğunu sözlerine ekledi.