SON DAKİKA
Reklam yükleniyor...
Ana Sayfa/Türkiye/DİSK, KESK, TMMOB ve TTB ortak Suriye açıklamasında vurguladı: Kader gerici karanlığa teslim edilemez

DİSK, KESK, TMMOB ve TTB ortak Suriye açıklamasında vurguladı: Kader gerici karanlığa teslim edilemez

DİSK, KESK, TMMOB ve TTB’den ortak Suriye açıklaması: "Orta Doğu halklarının kaderi gerici karanlığa teslim edilemez" Açıklamanın içeriği (ANKARA) - DİSK, KESK, TMMOB ve TTB tarafından Suriye’deki gelişmelere ilişkin ya…

DİSK, KESK, TMMOB ve TTB ortak Suriye açıklamasında vurguladı: Kader gerici karanlığa teslim edilemez
Reklam yükleniyor...

DİSK, KESK, TMMOB ve TTB’den ortak Suriye açıklaması: "Orta Doğu halklarının kaderi gerici karanlığa teslim edilemez"

Açıklamanın içeriği

(ANKARA) - DİSK, KESK, TMMOB ve TTB tarafından Suriye’deki gelişmelere ilişkin yapılan ortak açıklamada, "Orta Doğu halklarının kaderi gerici karanlığa teslim edilemez. Halkların özgür, eşit ve insanca bir yaşam sürebileceği bir gelecek ancak emperyalist müdahalelerin son bulmasıyla mümkündür" denildi. Nusaybin-Kamışlı sınır hattında Türk bayrağının indirilmesinin kınandığı açıklamada, "Birlikteliğimizin simgesi olan bayrağımıza yapılan saygısızlığı kesinlikle kabul etmiyoruz" ifadesi kullanıldı.

Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) ve Türk Tabipleri Birliği (TTB) tarafından, Suriye’deki son gelişmeler ve Türk bayrağının indirilmesine ilişkin ortak bir açıklama yayımlandı.

Başlık altında yer alan açıklamada, "Ortadoğu halklarının kaderi emperyalizme ve gerici karanlığa teslim edilemez! Barış içinde birlikte yaşama irademize yönelik provokasyonları kınıyoruz!" denildi. Açıklamada, Suriye’deki gelişmelerin emperyalizmin Orta Doğu’yu yeniden dizayn etme politikalarının en belirgin örneği olduğu belirtildi.

Ve açıklamada, "ABD emperyalizmi ve İsrail siyonizminin" Suriye’de cihatçı yapıları desteklediği, bu yapıların halkların eşitliği, laiklik ve barış iradesine doğrudan zarar verdiği kaydedildi. Ayrıca, saldırıların, çatışmaların ve bölgedeki çatışma ortamlarının emperyalist çıkarlar doğrultusunda yeniden şekillendirilmeye çalışıldığı vurgulandı. Suriye, Kürt halkı, Aleviler, Dürziler ve Hristiyanlara yönelik saldırıların, düşmanlığı derinleştirmeyi ve bölgeyi kaosa sürüklemeyi hedeflediği bildirildi.

İşçi sınıfının ve emekçilerin barış ve kardeşlik savunmasının dışında bir seçenek olmadığı belirtilen açıklamada, savaş ve çatışmaların en çok emekçileri olumsuz etkilediği ifade edildi. Ayrıca, Orta Doğu’da yeni paylaşım ve dizayn girişimlerinin bölgedeki çatışmaları artırdığı kaydedildi. Suriye’nin güneyinde İsrail işgaline açan HTŞ eliyle saldırıların ve büyük çatışmaların yaşandığı, çatışmalarda çok sayıda sivilin yaşamını yitirdiği, yerleşim alanlarının tahrip edildiği ve kaçan tutukluların tekrar saldırılara hazırlandığı bildirildi. Bölgedeki cihatçı güçlerin ve terör gruplarının bölgedeki tehditleri, bölge ülkelerinin uyanık kalması ve eşitlikçi politikalar geliştirmesi gerekliliğine vurgu yapıldı.

Açıklamada, ülkelerin ve bölgenin yoksulluk, güvencesizlik ve göç gibi sorunlarla karşılaşmaması için, savaşların ve çatışmaların önlenmesi gerektiği vurgulandı. Ayrıca, savaşların Orta Doğu’da toplumların huzur bulmasını engelleyeceği, insani dramları ve göç dalgalarını artıracağı belirtildi.

Türk bayrağıyla ilgili olarak, Nusaybin-Kamışlı sınır hattında bayrağın indirilmesinin provokasyon olduğu ifade edilerek, "Emek meslek örgütleri olarak bizler barış içinde bir arada yaşama iradesine yönelik provokasyonları da esefle kınıyor, birlikteliğimizin simgesi olan bayrağa yapılan saygısızlığı kesinlikle kabul etmiyoruz" denildi. Toplumun genelinde bu tür provokasyonlara karşı duyarlılık gösterildiği, bu durumun ülkenin geleceği açısından umut verici olduğu vurgulandı.

Çatışmaların ve provokasyonların önüne geçilmesi ve karşılık verilmemesi amacıyla, demokratik açıklamaların hedef haline getirilmemesi gerektiği ifade edilerek, "Orta Doğu halklarının kaderi gerici karanlığa teslim edilemez. Halkların özgür, eşit ve insanca bir yaşam sürdürebileceği bir gelecek ancak emperyalist müdahalelerin durdurulmasıyla mümkün olacaktır. Laiklik ve halkların barış içinde birlikte yaşaması temel güvencedir. Emperyalizm, gericilik ve mezhepçilik karşısında barış, laiklik ve kardeşlik mücadelemizi sürdüreceğiz" ifadeleri kullanıldı.

Reklam yükleniyor...