DİSK-AR’nın Aralık 2025 raporuna göre, Türkiye’de geniş tanımlı işsiz sayısı 11 milyon 890 bine yükseldi. İşsizlik oranı yüzde 29,1 olup, kadınlarda bu oran yüzde 38,9’a ulaştı.

(ANKARA) - Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi’nin (DİSK-AR) "İşsizliğin Görünümü – Aralık 2025" raporuna göre, Türkiye'de geniş tanımlı işsiz sayısı 11 milyon 890 bine yükseldi. Raporda, geniş tanımlı işsizlik oranının yüzde 29,1 olduğu ve kadınlarda bu oranın yüzde 38,9’a ulaştığı kaydedildi.
DİSK-AR tarafından 30 Aralık 2025’te yayımlanan raporda, TÜİK’in Kasım 2025 Hanehalkı İşgücü Araştırması verileri esas alınmış olup, mevsim etkisinden arındırılmış dar tanımlı işsizlik oranı yüzde 8,6 olarak açıklanmıştır. Geniş tanımlı işsizlik oranı ise yüzde 29,1 olmuştur.
Raporda, dar tanımlı işsiz sayısının Kasım 2025 itibarıyla 3 milyon 98 bin olduğu, geniş tanımlı işsiz sayısının ise 11 milyon 890 bine ulaştığı belirtilmiştir. Son iki yılda geniş tanımlı işsiz sayısı 3,2 milyon artmış, son bir yılda ise 396 bin yükselmiştir.
Rapora göre, haftalık 40 saatten az çalışıp daha fazla çalışmak isteyenlerin sayısı 3,6 milyona çıkarken, çalışmak istemesine rağmen iş bulamayan potansiyel işgücü sayısının 5,2 milyon olduğu hesaplanmıştır. DİSK-AR, bu verilerin dar tanımlı işsizliğin gerçek durumu yansıtmadığını ifade etmiştir.
Raporda, kadın işsizliğinin erkeklere göre daha yüksek olduğu vurgulanmıştır. Kasım 2025’te dar tanımlı işsizlik oranı erkeklerde yüzde 7, kadınlarda yüzde 11,8 olarak gerçekleşmiş, geniş tanımlı işsizlik oranı ise erkeklerde yüzde 23,1 iken, kadınlarda yüzde 38,9 olmuştur. Geniş tanımlı kadın işsizliği ile erkek işsizliği arasındaki fark 15,8 puan olarak belirtilmiştir.
İşsizlik ödeneğinden yararlanabilenlerin oranlarının düşük olduğu da raporda yer almıştır. Kasım 2025’te, 3 milyon 98 bin olan dar tanımlı işsiz sayısına karşılık, sadece 502 bin 425 kişinin işsizlik ödeneği alabildiği ve işsizlerin yüzde 83,8’inin bu ödenekten yararlanamadığı kaydedilmiştir.
DİSK-AR raporunda, geniş tanımlı işsizliğin hızla arttığı ve istihdam politikaları ile sosyal koruma mekanizmalarının yetersiz kaldığına dikkat çekilmiştir.