Divriği'den işten çıkarılan madenciler Ankara'da DİSK ile beraber OYAK genel müdürlüğü önünde gösteri yaptı. İşten çıkarma ve üretim durdurma talepleri öne çıktı.

Divriği'de işten çıkarılan maden işçileri Ankara'ya gelerek DİSK ile birlikte OYAK Genel Müdürlüğü önünde gösteri yaptı. DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, "Divriği madenlerinin özelleştirilmesi asla kabul edilemez. Kapatılması, üretimin durdurulması kabul edilemez" dedi. İşten çıkarılan maden işçisi de "OYAK artık eskisi gibi kamu değil, özel bir şirket. Oradaki madenler kamunun, yani bizlerin. Bunlar zamanında kâr ettiklerinde bize kâr payı vermedikleri gibi, zarar ettiklerinde de bizi öne sürüp ‘biz sizden zarar ediyoruz’ diyemezler" ifadelerini kullandı.
Özelleştirme politikaları kapsamında devraldığı Divriği’deki yer altı madenciliği operasyonlarını 2026 itibarıyla durdurma kararı alan OYAK tarafından işten çıkarılan maden işçileri, OYAK Genel Müdürlüğü önünde DİSK ile beraber eylem yaptı. Eyleme, CHP Ankara Milletvekili Aliye Timisi Ersever, Emek Partisi Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, CHP Ankara İl Başkanlığı, Alevi Bektaşi Federasyonu, Büro Emekçileri Sendikası, Emek Partisi, SOL Parti, Hüseyin Abdal Kültür Derneği ile DİSK/Dev Maden-Sen destek verdi.
;eylemlerde "Maden işçileri yalnız değildir" ve "İşine, aşına Divriği’ne sahip çık" yazılı pankartlar taşındı. Katılımcılar "Hak, hukuk, adalet", "Madencine sahip çık", "Madenci susmaz, emek durmaz" ve "Emek gasp edilemez" sloganları attı.
DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu burada yaptığı açıklamada, Divriği'de yaşananların yalnızca maden işçilerinin meselesi olmadığını belirtti:
"Divriği’de yaşanan süreç, maden işçilerini, 270 maden işçisini işinden, ekmeğinden etmiştir. Evine ekmek götüremez duruma getirmiştir. Divriği’de yaşanan süreç, Türkiye açısından son derece stratejik bir maden olan demirin üretiminin durdurulması nedeniyle ulusal çapta bir meseledir. Yani Divriği’deki demir madenleri, erken Cumhuriyet döneminde o bütün sanayi hamlelerinin ham maddelerinden bir tanesidir. Başlangıç noktaları, Cumhuriyet’in sanayi devriminin başlangıç noktasında yer alan son derece stratejik öneme sahiptir. 2000’lere kadar, kamu tarafından işletilen Divriği madenleri, 2000 yılında başlayan özelleştirme furyasıyla önce bilerek, isteyerek Divriği’deki üretim düşürülmüş, küçük tutulmuştur. Daha sonra da bütün özelleştirme süreçlerinde anlattıkları masalda olduğu gibi 'verimlilik ve kâr düştü' denilerek özel sektöre haraç mezat peşkeş çekilmiştir. Üretimin düşmesi bahanesiyle özel sektöre devredilen, özelleştirilen Divriği madenlerinde ne hikmetse özelleştirmeden sonra üretim beş katından daha fazla artmış ve bu süreç böyle devam ettirilmiştir."
"Tüm işçi arkadaşlarımız derhal işe iade edilmelidir" diyen Çerkezoğlu, şunları ekledi:
"Bugün 'şimdilik demiri daha ucuza alıyoruz' diyerek özelleştirilmesi asla kabul edilemez. Kapatılması, üretimin durdurulması kabul edilemez. Demirde dışa bağımlı olan bir ülkenin, geleceği de tehdit altındadır. Dört bir yanı savaş rüzgârlarının estiği bir dönemde yerli demir madenciliğinin yok edilmesi, bu konuda adımlar atılması kabul edilemez. Taleplerimiz açıktır ve nettir: Tüm işçi arkadaşlarımız, işten çıkarılanlar derhal işlerine tekrar alınmalı ve tüm hakları korunmalı, ayrıca yer altı üretimi tekrar başlamalıdır. OYAK tarafından işletilen süreçler sona erdirilmeli ve ülkemizin yer altı kaynakları, kâr hırsıyla peşkeş çekilmemelidir."
CHP Ankara Milletvekili Aliye Timisi Ersever, "Ülkemiz çok büyük oyunlar içerisinde. Türkiye’nin dört tarafındaki madenler ve değerler beşli çetelere, uluslararası şirkete peşkeş çekiliyor. Divriği’de de bu yaşanıyor" dedi. Emek Partisi Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca ise şunları söyledi:
"Divriği halkı, madencilerin ekmek derdinin memleket meselesi olduğunu bilir. Bu değerler, emperyalistlere ve yatırım kataloglarına peşkeş çekiliyor. Divriği’deki mücadelenin tüm işçilerle dayanışma içinde devam etmesi gerektiğine inanıyoruz."
Madencinin eşi, "120 gün boyunca mücadele ettikten sonra Ankara'ya geldiğimizi ve zor şartlarda kışın soğukta çalıştıklarını, hakkımızı almak için mücadele ettiklerini" belirtti. İşten çıkarılan madenci ise, "Madenci ile yer değiştir bakalım kaç gün çalışacaksın o yeraltında" diyerek direnişi sürdürdü.