Diyarbakır Barosu Başkanı Güleç, hukukun temel ilkeleriyle uyumsuz uygulamaların artmasıyla yargıya olan güvenin sarsıldığını belirtti. Siyasi etkiler altında alınan kararlar ve hak ihlalleri hukuk güvenliğini olumsuz etkiliyor.

Diyarbakır Barosu Başkanı Abdulkadir Güleç, "Son dönemde hukukun temel ilkeleriyle bağdaşmayan uygulamaların artması; yargıya olan güveni derinden sarsmaktadır. Siyasi etkiler altında olduğu izlenimi doğuran kararlar, anayasal hakların ihlal edilmesi ve keyfi uygulamalar hukuk güvenliğini ortadan kaldırmaktadır" dedi.
Diyarbakır Barosu, 5 Nisan Avukatlar Günü nedeniyle adliye önünde açıklama yaptı. Baro Başkanı Abdulkadir Güleç, avukatların sorunları ve hukuk alanında yaşanan problemlere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Güleç, açıklamasına eski Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’yi anarak başladı ve şunları söyledi: "Bu yıl da Avukatlar Günü’nü, savunma hakkının, hak arama özgürlüğünün ve baroların kurumsal yapısının baskıya maruz kalmaya çalışıldığı, yargının bağımsızlığına ilişkin kaygıların arttığı bir ortamda karşılıyoruz. Her 5 Nisan’da olduğu gibi bugünde, mesleğimizin sorunlarına, yargıdaki aksaklıklara ve toplumsal adalet taleplerine dikkat çekiyoruz."
Güleç, avukatların bağımsızlığının ve hukukun üstünlüğünün korunması için sorumluluklarının bilincinde olduklarını belirtti ve ekledi: "Hukuk devleti ilkesi zedelendi; yargı bağımsızlığı ve savunma sistematik baskılarla karşı karşıya. Avukatlık mesleğinin bağımsız biçimde yürütülmesi, hem Anayasa hem de Avukatlık Kanunu ile güvence altına alınmıştır. Baroların özerkliği ise demokratik toplumun vazgeçilmez unsurlarından biridir. Son dönemde hukuk ilkeleri ve temel hakların ihlal edilmesine yol açan uygulamalar, yargıya olan güveni ciddi şekilde sarsmaktadır. Siyasi etkiler altında kararlar alınmakta ve bu durum hukuka olan güveni olumsuz etkileyerek, hukuk güvenliğini ortadan kaldırmaktadır."
Güleç, şöyle devam etti: "Yargı bazı kararlar nedeniyle, siyasi etkiler altında hareket ettiği izlenimi uyandırmakta, ifade özgürlüğü, toplantı ve gösteri hakkı gibi anayasal haklar ihlal edilmektedir. Mahkemelerin hukukun temel ilkelerine ve içtihatlara aykırı kararlar vermesi, vatandaşların hukuka olan güvenini aşırı derecede zayıflatmakta ve yargının siyasi çatışmalara açık hale gelmesine neden olmaktadır. Bizler, hukuka aykırı süreçlere karşı, hukukun üstünlüğü, adil yargılanma ve savunma özgürlüğünü koruma mücadelemize devam edeceğiz."
Güleç, meslektaşlarının yalnızca hukuki baskı değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal sorunlar ile de mücadele ettiğine dikkat çekti ve ekledi: "Genç avukatlar, plansız açılan hukuk fakülteleri ve adaletsiz kaynak dağılımı nedeniyle ciddi ekonomik zorluklar yaşamakta. Bu durum, özellikle ilk yıllardaki meslektaşlarımızın geleceğini olumsuz etkiliyor. Ekonomik güvenceden yoksun olan stajyerler, eşitlik talep eden kamu avukatları ve serbest çalışanlar da ciddi kaygılar taşımakta. Bu tablo, savunmanın gücünü azaltmakta ve adil yargılanma hakkını olumsuz etkilemektedir."