SON DAKİKA
Reklam yükleniyor...
Ana Sayfa/Türkiye/Diyarbakır’daki Öfke Evi yoğun ilgi görüyor: Öfkeyi kırıp dökerek boşalttılar

Diyarbakır’daki Öfke Evi yoğun ilgi görüyor: Öfkeyi kırıp dökerek boşalttılar

Diyarbakır’da öfkelerini kırıp dökerek dışa vuran vatandaşlar arasında yoğun ilgi gören Öfke Evi, uzmanlar tarafından kalıcı rahatlama sağlamadığı ifade ediliyor.

Diyarbakır’daki Öfke Evi yoğun ilgi görüyor: Öfkeyi kırıp dökerek boşalttılar
Reklam yükleniyor...

Diyarbakır’daki Öfke Evi ilgi görüyor: Kırarak rahatlıyorlar

Diyarbakır’da vatandaşların öfkelerini kırıp dökerek harcadığı Öfke Evi, yoğun ilgiyle karşılaşıyor. Öfke Evi'nin sahibi Hamza Durmaz, “Birine patlayıp kalp kırmaktansa burada öfke boşaltılıyor, biz cana geleceğine mala gelsin diyenlerdeniz” ifadelerini kullandı. Toplum ve Ruh Sağlığı Derneği Başkan Yardımcısı Uzman Psikolojik Danışman Hayriye Müjde Erçetin ise, “Bilimsel çalışmalar bu tür öfke boşaltım alanlarının kalıcı ve işlevsel bir rahatlama sağladığını göstermiyor” dedi.

Diyarbakır’ın Sur ilçesinde açılan “Öfke Evi”, öfkesini kontrol etmekte zorlanan veya stres atmak isteyen halktan yoğun talep görüyor. Ses yalıtımı yapılan odalarda, güvenlik kameralarıyla izlenen alanlarda vatandaşlar, koruyucu ekipmanlar kullanarak beyzbol sopasıyla cam, porselen ve çeşitli ev eşyalarını kırarak öfkelerini dışa vuruyorlar.

İşletme sahibi Hamza Durmaz, “Burasını şöyle tanımlayayım; insanların sıkıntıları, stresleri, öfkeleri sürekli içlerinde kalıyor. Bir yerde birine patlamaktansa, kalbini kırmaktansa burayı açtım. Burada tüm o stresi, öfkeyi anında boşaltmak amacıyla” ifadelerini kullandı. Durmaz, bu fikrin yurt dışındaki örneklerden geldiğini belirterek, “Bunu ben videolarda gördüm, özellikle Amerika’da yaygın. Diyarbakır’da neden olmasın diye düşündüm” dedi.

“Diyarbakır biraz öfke problemi olan bir şehir”

Durmaz, Diyarbakır’da öfke sorunlarının yaygın olduğunu belirtti. “Bir de biliyorsunuz Diyarbakır biraz öfke problemi olan bir şehir. Kendim de dahil. Kendimde ilk denememi yaptım ve işe yaradığını gördüm, bu yüzden devam ettim ve açtım. Çok yoğun ilgi ve rağbet var” diye ekledi.

Öfke Evi’ne gelenlerin çoğunlukla çiftler olduğunu anlatan Durmaz, “İş yerinde patronuna kızgın olanlar, trafikte öfkeli olanlar buraya geliyor. Ama en çok çiftler geliyor” ifadelerini kullandı. Çiftlerin birlikte odaya girip öfkelerini zarar vermeden dışa vurduklarını anlatan Durmaz, “Bir köşede, diğer köşede kırıp parçalıyorlar, bağırıp çağırıyorlar; içlerindeki birikimleri böyle atıyorlar” dedi.

Öfke Evi’nde müşterilerin isteklerine göre farklı eşyalar da sunuluyor. Durmaz, “Buzdolabı, çamaşır makinesi, televizyon, gitar, saz gibi ne istiyorlarsa getiriyoruz” diye açıkladı. Standart paketlerde araba camı, porselen tabaklar, cam şişeler ve küçük ev aletleri yer alıyor. Durmaz, “Biz 'Cana gelsin, mala gelsin' diyenlerdeniz. Bir öfke uğruna uzun süre adliye ve cezaevi kapılarında beklemek yerine, öfke bir saat içinde boşalıyor” şeklinde konuştu.

Uzmanlar: Bilimsel açıdan kalıcı rahatlama mümkün değil

Toplum ve Ruh Sağlığı Derneği Başkan Yardımcısı Hayriye Müjde Erçetin, öfke evlerinin dünya genelinde “rage room” olarak bilindiğini ve kökeninin Uzak Doğu ülkelerine dayandığını belirtti. “Japonya ve Çin’de katı kurallar nedeniyle duygusal boşalma amacıyla kurulan mekanlar görüyoruz” dedi. Ancak bilimsel araştırmaların, bu tür mekanların uzun vadeli etkisiyle ilgili kesin sonuçlar sunmadığını vurguladı. Erçetin, “2024 yılında yapılan bir metaanaliz çalışmasında, yaklaşık 154 çalışma ve 10 binin üzerinde kişi incelenmiş. Bu araştırmalarda, öfke evlerinin kalıcı rahatlama ve işlevsel öfke boşalımı sağladığına dair güçlü bilimsel kanıt bulunmuyor” dedi.

Öfkenin davranış biçimlerine dikkat çeken Erçetin, özellikle patlama ve saldırganlık şeklinde dışa vurumun normalleştirildiğine işaret etti. “Bu, 'Öfkeliysem saldırganlaşmam normal' gibi bir ön kabule yol açabilir. Eğer öfke şiddetle ilişkilendirilirse bu risklidir” dedi. Ayrıca, Diyarbakır’da bu mekanlara olan ilginin kültürel ve sosyoekonomik nedenlere dayandığını belirtti. “Güç ve öfke kültürel olarak kabul görebilir. Siyasal, sosyal ve ekonomik sıkışmışlıklar da bu talebi artırıyor” diye ekledi.

Öfkenin tehlikeli bir duygu olmadığını, sorunların asıl kaynağının öfkenin kontrol edilememesi olduğunu vurgulayan Erçetin, “Duyguyu fark etmek, tanımlamak ve tetikleyicileri bilmek önemli. Nefes alma egzersizleri, gevşeme ve bilişsel teknikler uzun vadeli sonuçlar sağlayabilir. Öfke evleri kısa süreli rahatlama sunar, ancak uzun vadeli duygusal düzenleme için yeterli değildir” dedi.

Etiketler:

guncelturkiyekultur-sanat
Reklam yükleniyor...