Diyarbakırlı emekliler yoksulluk ve yaşam mücadelesi veriyor Emeklilerden açıklama HABER: Mehmet Mucahit CEYLAN (DİYARBAKIR) - Birleşik Emekliler Sendikası Diyarbakır Şubesi, artan hayat pahalılığı ve eriyen emekli maaş…

HABER: Mehmet Mucahit CEYLAN
(DİYARBAKIR) - Birleşik Emekliler Sendikası Diyarbakır Şubesi, artan hayat pahalılığı ve eriyen emekli maaşlarına ilişkin bir açıklama yaptı. Emekliler, en temel insani ihtiyaçlarını karşılayamayacak duruma geldiklerini belirtti ve maaşların sefalet seviyesine indiğini vurgulayarak toplu sözleşme hakkı, gerçek enflasyona göre zam ve insanca yaşam talep etti.
Emekliler, Diyarbakır'ın merkez Yenişehir ilçesine bağlı Ofis semtinde toplanarak basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamayı Birleşik Emekliler Sendikası Diyarbakır Şubesi adına Mehmet Metin Egeren okudu.
Emekliliğin emek, barış, demokrasi ve özgürlük mücadelesinden vazgeçmek anlamına gelmediğine işaret eden Egeren, zor dönemlerde olduklarını ve emeklilerin giderek yoksullaştığını ifade etti:
“Bizler çalışma yaşamından emekli olduk ama emek, barış, demokrasi, temel hak ve özgürlükler mücadelesinden emekli olunmaz şiarı ile hayata devam ediyoruz. Zor bir dönemde yaşıyoruz. Fakirleşmemiz kabul edilemez bir durumdadır. Biz emekliler en temel insani ihtiyaçlarımızı bile karşılayamayacak durumdayız. Yıllarca emek harcamış, prim ödemiş olan biz emeklilere verilen ücretlerin sefalet ücreti olması yetmiyormuş gibi bir de toplumun sırtında bir yükmüşüz gibi gösteriliyoruz.
Biz emekliler "yeter artık" diyoruz. İsyan noktasına geliyoruz. Gerçekten en doğal haklarımızı istiyoruz. Bize dayatılan yoksulluğu ve sefaleti kabul etmiyoruz. Ülkemizde var olan krizleri biz yaratmadık. Bedelini de ödemek istemiyoruz.”
Emekli maaşlarının alım gücünün hızla düştüğüne işaret eden Egeren, TÜİK verilerini eleştirerek şunları söyledi:
“Biz emeklilerin maaşları her gün biraz daha eriyor. Alım gücümüz azalıyor. Baskılanmış ve nasıl saptandığı sır gibi saklanan TÜİK verileri ile bizlere sadaka gibi bir maaş reva görülüyor. Oysa biz emekliler 2002 yılına kadar olan dönemde asgari ücretin yüzde 40 kadar fazlası maaş alıyorduk. Bugün ise asgari ücretin yarısına yakın maaş almaktayız.
Bizler tüm emekliler adına haklarımızı ve taleplerimizi istemek ve yaşam standardımızı yükseltmek için Sosyal Güvenlik Kurumu ile toplu sözleşme hakkımızı kullanmak istiyoruz. Bu yöndeki engellerin kaldırılması, sosyal bir hukuk devletinin görevi ve sorumluluğudur. Toplu sözleşme hakkımız engellendiğinde toplumda kadınlardan sonra en büyük ikinci sosyal grup olan biz emekliler oylarımızla bunun hesabını sandıkta soracağız.
Bilindiği gibi TÜİK sahte ve gizli veriler kullanarak enflasyon rakamlarını açıklıyor. Bağımsız kurumlarla TÜİK arasındaki farklar her seferinde neredeyse yüzde 100 farklı olarak ortaya çıkıyor. Gizlenmiş verilerin açıklanması, gerçek enflasyonun toplum tarafından bilinmesi, maaş artışlarının da gerçek enflasyona göre yapılması amacıyla sendikamız mahkemeye başvurdu. TÜİK gizliliği esas alan bilgilerle mahkemeye gizli veriler sundu. Ancak mahkeme TÜİK lehine karar verdi. Davacılar üst mahkemelere başvurdu. Aynı sonuç çıkarsa; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine kadar gitmeyi planlıyorlar. Mahkeme oturumunda TÜİK avukatının, enflasyonun belirlenmesi konusunda yaptığı açıklama ise dikkat çekti: 'Enflasyon rakamlarını TÜİK belirlemiyor, üstten, siyasilerden gelen öneri ve bilgilere göre açıklıyor.' AKP öncesi dönemlerde emeklilere verilen maaşlar asgari ücretin yüzde 40 fazlası iken, günümüzde bu oran yüzde 70'in altına inmiş durumda. Bu gerçekler bile emeklilerin AKP’ye ve uygulanan yasa değişikliklerine karşı örgütlenerek, birlik olup mücadele etmesi gerektiğini gösteriyor.”
Emekliler, sosyal güvenlik kurumu ile toplu sözleşme yapma hakkı talep ederken, taleplerini şöyle sıraladı: