Kuzey Ormanları Savunması, Belgrad Ormanı’nda yaptığı açıklamada ormanın ekolojik önemine dikkat çekiyor ve yapılaşma, ulaşım projeleri gibi tehditlere karşı mücadele çağrısında bulunuyor.

İSTANBUL — Kuzey Ormanları Savunması bu pazar, Belgrad Ormanı’nda yaptığı açıklamada ormanın geleceğine yönelik tehditlere dikkat çekti. Yapılan açıklamada, ormanın yalnızca bir yürüyüş ve piknik alanı olmadığı, İstanbul’un su kaynaklarının, biyolojik çeşitliliğinin, temiz havasının ve ekolojik dengesinin önemli bir parçası olduğu vurgulandı. Ormanın, bu kentin nefesi olduğu ve muhafaza ormanı statüsünün değiştirilmek istenmesi, yapılaşma baskısı, ulaşım ve altyapı projeleri ile rant odaklı müdahalelerin tehdit oluşturduğu belirtildi.
Kuzey Ormanları Savunması tarafından yapılan açıklamada, bugün orman için mücadele edenlerin yalnızca doğayı değil yaşamı da korudukları belirtildi. Açıklamada, doğa savunucularının bu yüzden hedef alındığı, yargılandığı ve saldırıya uğradığı kaydedildi. Türkiye’de doğayı savunanların, çeşitli bölgelerdeki direnişlerde büyük bedeller ödediği, örneğin Muğla’daki Akbelen Ormanı’nda, Artvin’de, Antalya’da ve diğer yerlerde doğa için mücadele edenlerin bu nedenle gözaltına alındığı ve tutuklandığı ifade edildi. Ayrıca, doğa talanını belgeleyen gazetecilerin saldırıya uğradığı ve öldürüldüğü, tutuklanan aktivistlere dikkat çekildi.
Türkiye genelinde yapılan yıkım ve tahrip örneklerine değinilen açıklamada, Kirazlıyayla’daki maden atık havuzunun çöküşü, Trakya İğneada’daki nükleer santral planları, Mersin Akkuyu ve Sinop’taki nükleer projeler ile birçok yapılaşma ve rant projesine dikkat çekildi. Belgrad Ormanı’na ilişkin olarak, bölgedeki çeşitli projelerin ekolojik ve yaşam alanlarını tehdit ettiği, ormanın su kaynakları ve biyolojik çeşitliliği için büyük risk taşıdığı belirtildi. Ayrıca, Kuzey Ormanları’nın diğer bölgelerindeki projelerin de bölgedeki ekosistemi ve yaşam alanlarını olumsuz etkilediği vurgulandı.
Belgrad Ormanı’nın korunması ve yaşamın sürdürülebilirliği açısından yapılan açıklamada, ormanın sadece bir yürüyüş alanı değil, suyu, havası ve yaşamı savunduğu belirtildi. Ormanın muhafazası için yapılan mücadelede, yaşam alanlarını koruyanların yanında olunması gerektiği vurgulandı. Ayrıca, kamuoyuna ve yurttaşlara, doğayı savunanların yalnız olmadığını ve baskılara rağmen direnmeye devam edeceklerini anlatıldı. Ormanın korunması, yaşamın ve birbirimizi savunmanın bir yolu olduğu ifade edildi. Ayrıca, yaşamı tehdit eden projelere karşı durulması çağrısı yapıldı ve mücadeleye devam edileceği vurgulandı.