DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, 28 bin lira asgari ücretle yaşamın matematiksel olarak mümkün olmadığını belirtti. Gündem ve ekonomi konularında değerlendirmelerde bulundu.

(TBMM)- Demokratik Sol Parti (DSP) Genel Başkanı Önder Aksakal, "28 bin lira asgari ücret alarak yaşamı idame ettirebilmek, bırakın fiilen olmasını, matematiksel olarak dahi mümkün değildir" dedi.
DSP Genel Başkanı Aksakal, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Konuşmasına 1 Nisan Şaka Günü'ne değinerek başlayan Aksakal, "Bugün yaşadığımız dünyada insanların ne şaka yapacak hâli ne de olası şakaları kaldırabilecek tolerans düzeyi maalesef kalmamıştır. Yaşanan küresel ekonomik buhranın yarattığı toplumsal dejenerasyon, artık en küçük olumsuzlukların bile tahammül edilemeyeceği bir ruh halini kalıcı kılmıştır" ifadelerini kullandı.
2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü’ne de değinen Aksakal, "Otizm bir hastalık değil, farkındalıktır ve biz otizmin farkındayız. Otizmli bireylerin nitelikli eğitime erişimi ve bağımsız yaşam sürdürebilmeleri konusunda her türlü girişimi desteklediğimizi bir kez daha beyan ediyoruz" bilgisini paylaştı.
Aksakal ayrıca A Milli Futbol Takımı’nın başarısını kutlayarak, "Bizim çocuklar yine başardı. A Millî Futbol Takımımızı yürekten kutluyorum" dedi.
Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Aksakal, "Dört kişilik bir ailenin sağlıklı beslenebilmesi için gerekli aylık gıda harcaması, yani açlık sınırı 33 bin liraya ulaşmıştır. Yoksulluk sınırı ise 107 bin liraya, bekar bir çalışanın yaşama maliyeti 43 bin liraya yükselmiştir" diyerek, "28 bin lira asgari ücret alarak yaşamı idame ettirebilmek, bırakın fiilen olmasını, matematiksel olarak dahi mümkün değildir" şeklinde ifade etti.
"Bu çaresizliğin toplumu getireceği nokta; hırsızlıktır, fuhuştur, şans oyunlarına mahkum olmaktır" diyen Aksakal, ekonomik koşulların toplumsal sonuçlarına dikkat çekerek, "Bu çaresizliğin nihayetinde toplumu getireceği nokta; hırsızlık, fuhuş, şans oyunlarına mahkumiyet, uyuşturucu ve şiddet, cinayetlerdir. Hiçbir devlet buna kayıtsız kalamaz" dedi.
Tarım politikalarıyla ilgili önerilerini paylaşan Aksakal, "Devlete ait tüm tarımsal üretime uygun alanların bilabedel çiftçilere tahsisi ve gübre ile ilaç desteğinin sağlanması artık şarttır" ifadelerini kullandı.
İmralı ve terör tartışmalarına değinen Aksakal, "Terör örgütü PKK'nın İmralı’daki elebaşının ve siyasi aktörlerin talepleri tahammül sınırlarını zorlamaktadır" dedi. Aksakal, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın açıklamalarına da atıfta bulunarak, "İmralı’da bir yerleşke var ama bunun adı, statüsü nedir, nasıl tarif edeceğiz diye soruyorlar. 'Neden gazeteciler gidip röportaj yapmasın' diyerek, sürecin ikinci aşamasından söz ediyorlar" şeklinde konuştu. Sürece tepkisini belirten Aksakal, "Terör örgütünün elindeki silahlar ne zaman devlete teslim edildi de, bu ikinci aşama dillendiriliyor, anlamak mümkün değildir" dedi.
Yaşananlara ilişkin görüşlerini dile getiren Aksakal, "Demokratik Sol Parti olarak biz, aziz milletimiz ve şehit yakınlarımızla birlikte bu yaşananlara kelimenin tam anlamıyla bir 1 Nisan şakası olarak bakıyoruz" ifadelerini kullandı.
İmralı’ya ilişkin iddialara tepki gösteren Aksakal, "40 bin kişinin ölümünden sorumlu olan bir terörist için bu devlet özel imkanlar sağlayacaksa, bu millet hakkını asla helal etmeyecektir ve unutmayacaktır" şeklinde sözlerine ekledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a çağrısını yineleyen Aksakal, "İktidar ve ittifak kaygısı taşımaksızın devlet duruşunun ortaya konulması gerekmektedir" dedi.
ABD ve İsrail'e yönelik eleştirilerini dile getiren Aksakal, "Gazze ve Lübnan’da süren saldırılar tüm dünyayı tehdit eder boyutlara ulaşmıştır. Yapılması gereken, vakit geçirmeden uluslararası ambargo uygulamak ve bu iki devletle olan ilişkileri askıya almaktır" açıklamasını yaptı. İran’a karşı saldırılara değinen Aksakal, "İran’a ve İran halkına karşı başlatılan bu saldırılar karşısında İran’ın yanında olmak, Türk Devleti’nin tarihsel sorumluluğudur" diye vurguladı.