Kur'an ayetleri, canlı ve cansız tüm varlıkların Allah’a secde ettiğini ve onların kendi usulleriyle O’nu zikrettiklerini gösterir. Bu, iman ve kulluk çağrısıdır.

Allah (cc) er-Rad sûresi 15. ayette; “Cemadat, nebatat ve hayvanat, göklerde ve yerde bulunanlar, onların gölgeleri sabah akşam sadece Allah’a secde eder.” buyurmuştur.
En-Nahl sûresi 48. ayette ise; “Allah’ın yarattığı herhangi bir şey görmediler mi? Onlar, gölgeleri küçülerek ve Allah’a secde ederek, sağa sola dönerler.” denilmektedir.
Yukarıdaki bu ayetler, dünyada hiçbir şeyin cansız olmadığını, hepsinin kendilerine has dil ve usulleriyle Allah’ı zikrettiklerini göstermektedir. Bu ayetler, putperestlerin, mecusilerin ve sabiilerin inançlarının ne kadar yanlış olduğunu ortaya koymaktadır. Çünkü onların taptıkları putlarda bile gölgeleri Allah’a secde etmektedir. Mahşerde Cenab-ı Hak, o putlara soracak ve putlar, insanların taptıklarından habersiz olduklarını söyleyeceklerdir.
Yahudiler ve Hristiyanlar da aynı bataklığın içindedir. Yahudiler, Tevrat’ı değiştirerek içine kendi sözlerini katmışlardır, Hristiyanlar ise İncil’deki bazı ayetleri gizlemiş ve ilave etmişlerdir. Allah’a (cc) üçtür diyerek küfre girmişlerdir. Bu durum, Kur’an-ı Kerim’de ve diğer kutsal metinlerde Allah’ın bir olduğu, güç ve kudret sahibi olduğu belirtilmiştir. Müşrikler peygambere (sav) gelerek, 360 putları olduğunu ve Allah’ın (cc) nasıl olduğunu sordular. Bunun üzerine, İhlas sûresi nüzil oldu ve Allah’ın birdir, hiçbir şeye muhtaç değildir, doğmamış ve doğurulmamıştır şeklinde cevap verildi.
İnsanlar, bu inançlar nedeniyle dinden çıkmış ve kalpleri ölmüştür. Kalbin uyanması için Allah ile beraber olması, huzur bulması gerekir. Huzur duymayan kalp, Rabbinden habersiz olur ve zamanla hastalanır, hatta ölür.
Muhyiddin Arabi (ks) şöyle der; “Tüm varlıklar, kendilerine has bir halde, Allah’ı zikrederler. Ancak varlıklar bu konuda farklı seviyededir. Önce cemadat, sonra nebatat, sonra hayvanat Allah’ı zikreder.”
Hasan Basri (ra) Hz.leri, kalp hastalıklarının tedavisi için şunları söylemiştir; “Seher vakti tövbe etmek, geceleri ibadet etmek, az yemek, kalbin anlamıyla Kur’an okumak ve salihlerin sohbetinde bulunmak.”
Gecelerin sırrını keşfetmek için bu ayetler, hadisler ve örnekler verilmiştir. Geceleri ihya etmek ve boş bırakmamak gerekir. Bir süre devam edince, gecelerden uzak durmak zorlaşacaktır.
Peygamberimizin (sav) kayınbiraderi Abdullah b. Ömer (ra), rüyasında kıyamet koparken iki melek tarafından götürülüyordu. Bu durumu Hz. Hafsa’ya anlatınca, o da Peygamberimize (sav) gösterdi. Peygamberimiz (sav), rüyayı duyunca, Abdullah’a gece namazlarına devam etmesini söyledi. Sonrasında ömrü boyunca gece namazlarını terk etmedi.
Allah hepimizi Abdullah b. Ömer (ra) gibi eylesin. Amin.
Hoşça kalın. Allah’a emanet olun.