Eğitim Bir-Sen, ilkokullarda uygulanan Öğrenci Gelişim Raporu'nun öğretmenler üzerinde ağır bürokratik yük oluşturduğunu ve velilere anlaşılır geri bildirim sağlamadığını belirterek, sadeleştirilmesini talep etti.

Memur-Sen Konfederasyonuna bağlı Eğitim Bir-Sen, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında başlatılan Öğrenci Gelişim Raporu uygulamasını eleştirdi.
Açıklamada, uygulamanın sahadaki gerçeklerle uyumlu olmadığı ve öğretmenler üzerinde ağır, bürokratik yük oluşturduğu belirtildi. Öğrenci gelişimini net şekilde ortaya koymadığı ve velilere anlaşılır geri bildirim sağlamaktan ziyade çözülmesi gereken bir bilmeceye dönüştüğü ifade edildi.
Sendika, yeni müfredatın vizyonuyla uyumlu olduğu iddiasıyla başlatılan bu raporların, sistemin gereksiz veri girişlerine dönüştüğünü belirtti ve sadeleştirilmesini talep etti.
Öğrenci Gelişim Raporu'nun, öğretmenler için ağır ve yorucu bir iş yükü haline geldiği, sürekli tekrar eden ve pedagojik amaçlar taşımayan bir araç olduğu aktarıldı. Öğrenci, öğretmen, veli ve TYMM perspektiflerinden değerlendirilen uygulamanın, özellikle zaman kaybına yol açtığı ve sistemin gerçekliğiyle uyumsuz olduğu vurgulandı.
Raporda, her öğrenci için çok sayıda kriterin girilmesi ve tutarlı, kanıta dayalı değerlendirmelerin zor olduğu, sistemin anlama ve kullanma açısından güçlüğü olduğu belirtildi. Bu durumun öğretmenleri tükenmişlik noktasına getirdiği ve sistemin anlamsız bir veri toplamaya dönüştüğü ifade edildi.
Öğrencilerin, somut ve anlaşılır karne yerine karmaşık raporlar almasıyla motivasyon ve heyecanlarını kaybettiği belirtildi. Raporların, gelişim takibi yerine 'etiketlenme' ve 'yetersizlik algısı' oluşturma riski taşıdığı kaydedildi. Ayrıca, sürekli denetlenme ve puanlamanın, ilkokulun keşfetme ve oyun alanı olma özelliğini azalttığı dile getirildi.
Velilerin ise raporları akademik terminolojiyi boğmuş, belirsiz ve anlamsız veri yığınları olarak gördüğü bildirildi. Çocuğun durumu net biçimde ifade edilmediği için veliler, öğretmenlere 'Çocuğumun durumu iyi mi, kötü mü?' sorusunu sorma ihtiyacı duymaktadır. Bu uygulama, velilerin sürece dahil olmasını engelleyerek endişeleri artırmaktadır.
TYMM'nin çok yönlü gelişimi esas alan vizyonuna rağmen, raporların 'süreç' yerine 'sonuç' odaklı olması, modelle uyumsuzluk göstermektedir. Dilin soyut ve değerleri içermeyen hali, uygulamanın ruhunu yansıtmamaktadır. Bu nedenle, gelişim raporlarının bürokratik bir veri girişi olmaktan çıkartılması, sadeleştirilmesi gerektiği ifade edildi.
Velilere ve öğrencilere anlaşılır dil kullanılmalı, ölçülebilir hedefler belirlenmeli ve kriterlerin sayısı azaltılmalıdır. Ayrıca, hazırlanan raporların, öğrencinin gelişimini destekleyecek ve velilere yol gösterici olan somut çözüm önerileri içermesi gerektiği vurgulandı.