Eğitim Sen İzmir Şubesi, barış bildirisi nedeniyle ihraç edilen akademisyenlerin görevlerine iade edilmesi talebiyle açıklama yaptı. Yasal ve hukuki sürecin sona erdirilmesi gerektiği vurgulandı.

(İZMİR) – Eğitim Sen İzmir Üniversiteler (3 Nolu) Şubesi, barış bildirisine imza attıkları gerekçesiyle kamudan ihraç edilen akademisyenlere ilişkin hukuk ve adalet talebini dile getirdi. Şube binasında gerçekleştirilen açıklamaya, Şube Başkanı Lülüfer Körükmez, DEM Parti İzmir Milletvekili İbrahim Akın, Prof. Dr. Feride Aksu Tanık, SES Temsilcisi Sibel Uyan ve avukat Ayşegül Karpuz katıldı. Açıklamayı Körükmez okudu.
11 Ocak 2016’da bin 128 akademisyenin imzasıyla kamuoyuna duyurulan 'Bu Suça Ortak Olmayacağız' başlıklı barış bildirisi hatırlatılarak, bu bildirinin çeşitli hak ihlallerine yol açtığı ve aradan geçen on yıla rağmen akademisyenlerin görevlerine iade edilmediği belirtildi. Bildiriye imza atanların üstün başarısızlıkla karşıladıkları ve yasal sınırların aşıldığı dile getirildi.
Bildirinin ardından üniversite yönetimlerinin düşünce ve ifade özgürlüğünü yok sayan açıklamalar yaptığı, Barış Akademisyenlerinin hedef gösterildiği ve medya ile savcılıkların bu süreçte aktif rol aldığı anlatıldı. Darbe girişimi sonrası ilan edilen OHAL ve KHK’lerin, akademik tasfiyeleri güçlendirdiği vurgulandı. Aynı zamanda, ihraçların sadece KHK’lerle sınırlı kalmadığı, istifaya ve emekliliğe zorlamalar ile sözleşme yenilememelerin de tasfiye yöntemi olarak uygulandığı belirtildi. Hukuksuz uygulamaların akademik özgürlükleri sınırlandırdığı kaydedildi.
Yargıdaki çelişkili kararlar ve binlerce dosyanın hâlâ yüksek mahkemelerde bekletilmesi nedeniyle hukuki güvencenin ortadan kalktığı dile getirildi. Anayasa Mahkemesi’nin 2019 kararına rağmen hukuk devleti ilkelerinin çiğnendiği, ihraç edilen akademisyenlerin mağduriyetlerinin devam ettiği ve haklarının teslim edilmediği belirtildi. Bu hukuksuzlukların akademide çalışmaya devam edenler üzerinde baskı oluşturduğu, sınırlar çizerek özgürlükleri kısıtladığı anlatıldı.
Farklı mahkemelerin kararlarındaki uyumsuzluk ve binlerce dosyanın hâlâ karar aşamasında olması gerekçesiyle, yaşananların Türkiye tarihinin en kapsamlı akademik tasfiyesi olduğu vurgulandı. Hukuksuzlukların 'iltisak' ve 'irtibat' gibi belirsiz kavramlara dayandırıldığı, masumiyet karinesinin ortadan kaldırıldığı ve bu süreçte akademisyenlerin güvencesiz bırakıldığı ifade edildi. Ayrıca, toplu ve kolektif tasfiyelerin, akademisyenlerin mesleklerine ve özgürlüklerine yönelik baskının artmasına neden olduğu belirtildi. Eğitim Sen’in talebi, ihraçların derhal sona erdirilerek, tüm kamudan ihraç edilen akademisyenlerin görevlerine vakit kaybetmeden iade edilmesidir. Mücadelelerine kararlılıkla devam edecekleri ifade edildi.