Eğitim Sen Başkanı Irmak, 2025-2026 eğitim öğretim yılına ilişkin raporda, modelin bilimsellikten uzak olduğunu ve öğretmenlere çok sayıda görev yüklendiğini belirtti. Eğitim sisteminde olumsuz gelişmeler kaydedildi.

Eğitim Sen, "2025-2026 eğitim öğretim yılı yarıyıl raporu" hazırladı. Eğitim Sen Genel Merkezi'nde düzenlenen basın toplantısında, Kemal Irmak, ilk döneminde eğitimde birçok olumsuz gelişme olduğunu belirtti ve devlet okullarının sayısının geçen yıla göre azaldığını açıkladı. Irmak, "Bu oldukça dehşet verici bir tablo" ifadelerini kullandı.
İlkokullardaki okul sayısı stabil kalırken, ortaokullarda sayının biraz arttığı gözlemlendi. Devlet okulu sayısı bir yılda 1.775 azaldı, yeni özel okul sayısı ise 348 oldu ve özel kurumların oranı yüzde 33’ten yüzde 41’e yükseldi. Diyanet ve toplum temelli kurumlarda ise çocuk ve kurum sayısı yüksek oranda artış gösterdi. Diyanet’in 4-6 yaş kurumlarında Kur’an kurslarıyla artış yaşandı. TiK verilerine göre, yaklaşık 70 bin okulda kadrolu hizmetli bulunmamakta ve okul temizliği geçici ve güvencesiz çalışanlara bırakılmaktadır.
OECD ülkeleriyle kıyaslandığında, Türkiye’de ilköğretimde öğrenci başına yapılan harcama 10 bin 812 dolar yerine 3 bin 914 dolar seviyesindedir. Ortaokullarda ise OECD ortalaması 11 bin 932 dolar iken, Türkiye’de 3 bin 912 dolardır.
TÜİK’e göre, eğitim sisteminin dışında bulunan çocuk sayısı 611 bin seviyesindedir. Okullarda hijyen sorunlarının devam ettiğine vurgu yapılarak, yeterli personel alımının yapılmadığı ve mevcut personelin güvencesiz olduğu belirtildi. Kadrolu temizlik personelinin sayısı yaklaşık 20 bin okulda yetersizdir ve geçici çalışanlar only yaz aylarında görev yapmaktadır. Okullar yaklaşık üç ay temizlik hizmeti olmadan devam etmektedir ve bu sorumluluk öğretmen ve öğrencilere yüklenmektedir. Düşük maaş ve çalışma koşulları da eğitim emekçilerinin sorunları arasındadır.
Son 12 yılda 770 çocuk işçi hayatını kaybetmiş olup, 2022 yılında 85 çocuk işçi iş cinayetlerinde ölüme kurban gitmiştir. Mesleki eğitim gören öğrenciler arasında ölüm sayısı 17’ye ulaşmıştır. Ayrıca, okulda olması gereken 611 bin çocuğun eğitim sisteminin dışında olduğu bildirildi.
Irmak, ÇEDES projesinin laik eğitime tehdit olduğunu ve birçok bölgede uygulandığını belirtti. Özellikle Ordu’da 336 din görevlisinin okullara görevlendirilmesini örnek gösterdi. Bakanlığın gerici ve dinci vakıf ve derneklerle protokol yapma girişimlerine karşı durulması gerektiğini vurguladı. Öğretmen maaşlarındaki kaybın yüksek olduğunu, bir yılda 3 çeyrek altına karşılık geldiğini ve toplamda 13 çeyrek altına kayıp yaşandığını söyledi. Ayrıca, bakanlığın eğitim yatırımlarına ayırdığı payın yüzde 18,86’dan yüzde 9’un altına düştüğüne dikkat çekti.
Irmak, "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, bilimsellikten uzak, ortaçağ medrese anlayışını yansıtan ve öğretmenlere fazla görev yükleyen bir model olmuştur. Bu modelden derhal vazgeçilmelidir. Kamusal eğitime yeterli kaynak aktarılmalı, tüm öğrenciler için eşit ve parasız nitelikli eğitim sağlanmalıdır. Öğretim programlarının temel referansı bilimsellik olmalıdır" diyerek, eğitime ve eğitim sistemine ilişkin düzenlemelerin yapılması gerektiğine vurgu yaptı.