Eğitim-Sen, Suriye’de Alevi bölgelerinde sivillere yönelik saldırıların durdurulmasını talep ediyor ve bu suçlara sessiz kalan aktörleri sorumlu tutuyor.

Eğitim-Sen, Suriye’de özellikle Alevi yerleşim bölgelerinde sivilleri hedef alan saldırıların durdurulması çağrısı yaptı ve bu katliamların devam etmesine sessiz kalan uluslararası ve bölgesel aktörlerin sorumluluğuna vurgu yaptı.
Açıklamada, çocukların, kadınların ve sivillerin doğrudan hedef alındığı saldırıların sistematik bir şiddet biçimi olduğu belirtildi.
Suriye’deki duruma değinilen açıklamada, yaklaşık bir yıl önce siyasi ve idari yapının fiilen HTŞ’nin kontrolüne geçtiği, ancak halkın güvenliğini sağlayacak hukuk temelli ve kapsayıcı bir yönetimin kurulamadığı ifade edildi. Devletin yerini silahlı grupların ve keyfi uygulamaların aldığı, sivillerin tamamen korumasız bırakıldığı belirtildi.
Açıklamada, HTŞ’nin hakim olduğu bölgelerde Aleviler ve farklı inançlara sahip toplulukların sadece var oldukları için hedef alındığı vurgulandı. Yaşama hakkı, inanç özgürlüğü, ifade ve örgütlenme haklarının fiilen ortadan kalktığı, kadınlar ve çocukların en büyük mağduriyetleri yaşadığı söylendi. Sivillerin hedef alınması, zorla yer değiştirmeler ve infazlar uluslararası insancıl hukukun ve insan hakları normlarının ihlalidir.
Orta Doğu’daki politikalar ve küresel güçlerin tutumlarının, Suriye’deki mezhepsel şiddetin görünmesini engellediğine işaret edilerek, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in bölgedeki politikalarının ve sessizliğin suçları büyüttüğü belirtildi. Bazı bölgesel rejimlerin tutumlarının, HTŞ’nin meşruiyet alanını genişlettiği vurgulandı. Bölgesel çatışmalar ve güç dengeleri uğruna sivillerin yaşam haklarının feda edilmesinin kabul edilemez olduğu ifade edildi.
Birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası insan hakları örgütlerine çağrıda bulunularak, Suriye’de rejim kontrolündeki bölgelerde yaşanan katliamların bağımsız ve şeffaf soruşturmalara konu edilmesi istenildi. Sivillerin korunması amacıyla etkin izleme ve müdahale mekanizmalarının derhal devreye sokulması gerektiği belirtildi. Kadınlara ve çocuklara yönelik suçların uluslararası yargı süreçleriyle ele alınması çağrısı yapıldı. Eğitim-Sen, kalıcı ve adil bir barışın, mezhepçi rejimler ve silahlı güçlerin değil, halkların eşitliği, inanç özgürlüğü ve çoğulculuk temelinde mümkün olacağını kaydetti.
Açıklamada, “Mevcut rejim, kontrolü altındaki bölgelerde Alevilere ve tüm sivillere yönelik saldırıları derhal durdurmak zorundadır. Ancak bu katliamların devam etmesine sessiz kalan, fiili durumu kabul eden ve siyasi çıkarlar uğruna suskun kalan uluslararası ve bölgesel aktörler de suçların dolaylı sorumlularıdır. Sessizlik, tarafsızlık değil; suça ortak olmaktır” ifadeleri kullanıldı.