EMEK Partili üyeler, 12 Eylül darbesinde yaşını büyütülerek idam edilen Erdal Eren’in ölüm yıldönümünde Beyoğlu Tünel’de toplandı. Açıklama öncesi ailesinin mektubu okundu ve partililer basın açıklaması yaptı.

EMEK Partili üyeler, 12 Eylül askeri darbesinde yaşını büyütülerek idam edilen Erdal Eren’in 45. ölüm yılında Beyoğlu Tünel’de toplandı. Buradan açıklama yapılmak istenmiş, ancak polis izin vermemiştir. Partililer, bulundukları yerde basın açıklaması yapmaya karar vermiştir. Açıklama öncesinde Erdal Eren’in ailesine yazdığı son mektup okunmuştur. Ardından EMEK Partisi İstanbul İl Başkanı Sema Barbaros, açıklama yapmıştır.
Barbaros, “Erdal Eren’i anmak aslında bugünü, dünü ve yarını birlikte düşünmektir” diyerek, güvenlik önlemleri gerekçesiyle yapılan engellemelere rağmen direnişin süreceğini ifade etmiştir. Çocukların sömürü düzeninde öldürülmesine karşı çıkmak ve sermayeye karşı mücadele edilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Ayrıca, “Bize dediler ki pankartları indirin, flamaları indirin, Erdal’ı andığınız dövizleri indirin, çocukları sermaye düzenine bırakıldığı pankartları indirin, kadınların cinayete kurban gittiği dövizlerinizi aşağıya indirin; bunu kabul etmiyoruz” diyerek, mücadele azminin altını çizmiştir.
Siyasi tarihimizde Erdal Eren’in önemine değinen Barbaros, “Dün Erdal Eren’i yaşını büyüterek idam sehpasına götüren anlayış bugün de MESEM aracılığıyla çocukları sermayenin dişlileri arasında ölüme götürüyor” demiştir. Erdal Eren’in genç yaşta örgütlü mücadelede yer aldığı, örgütlü bir parti militanı olduğu ileri sürülmüştür. Darbe ve diktatörlüklerin, 12 Eylül faşist darbesiyle ilişkili olarak ABD, NATO ve uluslararası sermaye ile bağları vurgulanmıştır. Ayrıca, 24 Ocak kararları ve sonrasındaki ekonomik ve siyasi baskılar ile günümüz arasındaki paralellikler dikkat çekmiştir.
Barbaros, “Sadece son bir yılda okul sıralarında olması gereken 85 çocuk sermayeye ucuz işçi olarak pazarlandığı için öldü” diyerek, cesurca kapitalist düzenin gençleri ve çocukları hedef aldığını belirtmiştir. Erdal Eren’in, sınıf mücadeleleri ve sosyalizm idealiyle mücadele ettiği, gençlerin geleceğin teminatı olduğu vurgulanmıştır. “Düzen değişmeli, emekçiler, gençler ve halk mücadele etmeli” denmiş ve “Erdal Eren’i anlamak, onları anlamak ve bu uğurda mücadele etmek demektir” çağrısı yapılmıştır.