Emekli Tümamiral Gürdeniz, Nürnberg’de düzenlenecek konferansa katılmadan önce Türkiye’nin kuzey ve güneydeki gelişmelerden dolayı dikkatli olması gerektiğini belirtti. Güvenlik ve jeopolitik konularına değindi.

Almanya’nın Nürnberg kentinde faaliyet gösteren Nürnberg/Kuzey Bavyera Atatürkçü Düşünce Derneği’nin düzenleyeceği “Mavi Vatan ve Türkiye’nin Jeopolitiği” konulu konferansa konuşmacı olarak katılacak olan Emekli Tümamiral Cem Gürdeniz, konferans öncesinde ANKA Haber Ajansı’na değerlendirmelerde bulundu. Gürdeniz, Türkiye’nin hem kuzeyde Rusya-Ukrayna savaşı hem de güneyde İsrail-ABD eksenli gelişmeler nedeniyle kritik bir süreçten geçtiğini ifade ederek, “Türkiye hareketlerini çok kontrollü atmalı, tuzaklara karşı dikkatli olmalıdır” dedi.
Gürdeniz, Türkiye’nin de içinde bulunduğu Avrupa ve Anadolu coğrafyasının “iki cepheli bir savaş ikliminin kıskacında” olduğunu belirtti. Kuzeyde Rusya-Ukrayna savaşının dördüncü yılına girildiğini ve güneyde İsrail ve ABD eksenli çatışmaların bölgesel istikrarsızlığı artırdığını kaydetti. Bu gelişmelerin Türkiye’yi doğrudan etkilediğini vurguladı.
Gürdeniz, İstanbul Boğazı yakınlarındaki, Türk karasularının dışında ancak kıta sahanlığı içinde bulunan bir tankere yapılan saldırının son derece önemli olduğunu söyledi. Bu saldırının Türkiye’ye iki mesaj gönderdiğini belirterek, “Türk Boğazları girişine tehdit oluşturmak ve dolu bir tankere zarar vererek çevresel felakete neden olma niyetleri” olduğunu dile getirdi.
Metninde, Türkiye’nin deniz ulaşım güvenliğini artırması gerektiğine işaret eden Gürdeniz, özellikle Türk Boğazlarına yaklaşan dolu tankerlere Körfez’in güvenliği açısından eskort sağlanmasının daha fazla değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Ayrıca, Türk donanmasının görevlerini yeniden gözden geçirmesi gerektiğini vurguladı. Anlatımında, donanmanın önceliğinin Türkiye’nin “Mavi Vatan”ında, deniz yetki alanlarında ve ulaşım hatlarında güvenliği sağlamak olması gerektiğine değindi. Bu görevin bölgedeki diğer ülkelerle iş birliği içinde yapılmasını önerdi.
Gürdeniz, Türkiye’ye yönelik saldırıların Ukrayna’dan veya Ukrayna’ya destek veren ülkelerden gelmesi halinde, Dışişleri Bakanlığı’nın en sert diplomatik tepkiyi vermesi gerektiğini söyledi. Romanya’nın da bu bağlamda dikkate alınması gerektiğini belirtti. Ayrıca, İsrail ve ABD’deki neocon ve siyonist çevrelerin Türkiye’yi savaş ortamına çekmek istediklerine işaret ederek, provokasyonlara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguladı. Ankara’nın hiçbir şekilde silahlı çatışmaya sürüklenmemesi gerektiğini belirtti.
Gürdeniz, Türkiye’nin tarihsel olarak zor zamanlarda tarafsız kalmayı başardığını hatırlatarak, İkinci Dünya Savaşı örneğine atıfta bulundu. Günümüzde de benzer bir strateji ve denge politikası izlenmesi gerektiğini savundu. Türkiye’nin doğrudan savaşın tarafı olmaması gerektiğine değindi.
Son olarak Gürdeniz, İran’a ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, Türkiye’nin İran’ın direnişine her yönüyle destek vermesi gerektiğini savundu. Bölgedeki gerilimler karşısında Türkiye’nin dikkatli, kontrollü ve ulusal çıkarları temel alan bir politika izlemesi önemli olduğunu, çatışmaların dışında kalmasını ve stratejik bir denge politikası yürütmesini önerdi.