Emekliler, CHP tarafından düzenlenen etkinlikte yaşadıkları sorunları ve yaşam mücadelelerini dile getirdi. Emekli maaşlarının yetersizliği ve yaşam koşulları ön plana çıktı.

(ANKARA) - Harita topoğrafı SSK emeklisi Hasan Şenses, "Emekli olmadan önce, 'emekli olduğumda rahat ve huzurlu bir yaşamım olacak' ümidi varken; 35 yıllık çalışmanın sonucunda emekli oldum ama sonrası sefalet ve çaresizlik dolu bir yaşam bizi bekliyor" dedi. 33 yıl PTT’de posta dağıtıcısı olarak çalışan emekli Yaşar Bayın ise "Ömrümü gram gram Ankara sokaklarında posta dağıtarak gençliğimi heba etmişken, şimdi emekliliğimde kapıdan müşteri bekliyorum ki iki bardak çay satayım da akşama üç ekmek götüreyim. Ben bundan utanıyorum. Hicap duyuyorum" ifadesini kullandı.
CHP’nin "Söz Emeklilerin" sloganıyla düzenlenen "Emeklilerin Onurlu Yaşam Hakkı Buluşması" Kocatepe Kültür Merkezi'nde gerçekleştirildi.
Etkinlikte konuşan temizlik işçiliğinden emekli Huriye Yazıcı, emekli aylığının 16 bin 800 lira olduğunu belirterek "Ben emeklilikte bu durumları yaşamak istemiyorum. İnsan gibi yaşamak istiyorum. 16 bin 800 lira aylık alıyorum ve şu anda 20 bin lira olan maaşımızın normal şartlar üzerine yükselmesini istiyoruz. Bu şekilde yaşamak istemiyorum. Diğer arkadaşlarımız gibi sokaklarda, arabaların içinde ölmek istemiyorum. Evim kira, 16 bin lirayı eve mi vereyim, kendim mi yaşayayım? Tek başıma bir hayat mücadelesi sürüyorum. İnsan gibi yaşamak bizimde hakkımız" diye konuştu.
Ev işçiliği sendikaları adına da açıklamalarda bulunan Yazıcı, "Ev işçisi yapmak kötü bir şey değil fakat insanca yaşamak istiyoruz. İnsanca muamele görmek istiyoruz. Başkaları tarafından hor görülmek istemiyoruz" ifadelerini kullandı.
Hasan Şenses ise otobüs, metro ve dolmuşa binmeden gidilebilecek uzaklıklardaki yerlere gitmenin zorunlu olduğunu, aksi takdirde borçlanmak durumunda kalınarak bayramların artık eskisi kadar sevinçli geçmediğini söyledi. Bayramlarda akraba ziyaretleri ve hediye almak için gereken masrafların maaşlarla karşılanmasının güç olduğunu belirtti. Şenses, "İmkansız bir duruma düşüyoruz. Bayramlar sevinç değil, hüzün ve zorunluluk haline geldi" dedi. Ayrıca, parklarda sosyalleşmenin sınırlı olduğunu, emeklilik sonrası yaşamın giderek daha kötüye gittiğini ve yalnızca birlik olmanın çözüm olacağını ifade etti.
Yaşar Bayın ise 33 yıl PTT’de posta dağıtıcılığı yaptıktan sonra emekli olduğunu söylerek, şunları dile getirdi: "Dört çocuk babasıyım, Torunum gelince ona çilek alıyorum ki, fiyatlar çok yüksek. 250-300 lira, bazen 500 lira olan fiyatları söylüyorum. Çocuklarımı sevindirmek için taşıyorum bunları. 4 yıl önce aldığım ayakkabıyı kullanıyorum; eşimle sokağa çıkarken utanıyorum. Mağazaların önünden geçemiyorum, yüzüme bakamıyorlar. 40 yıllık hayat arkadaşım gözüme bakmaktan utanıyor. Bu duruma da utanıyorum."
Bayın, sağlık sorunlarından dolayı çeşitli tedaviler gördüğünü ve birçok hastalıkla mücadele ettiğini belirterek, "İlaçlarımı düzenli kullanıyorum, emeklilik maaşım yetersiz. Çalışmaya devam ediyorum, çay ocağı işletiyorum" diye ekledi. Emekliye yapılan ilaç farkıyla ilgili destekten faydalanmadığını ve emekliliğin maddi zorluklarını vurguladı.
Fikri Kalender ise emeklilerin farklı görüşlere sahip olmalarına rağmen ortak noktalarının insanca yaşama arzusu olduğunu söyledi. Aylıkların enflasyon karşısında eridiğine dikkat çekerek, ekonomik sorunlara çözüm bulmak için birlik olmaları gerektiğini belirtti. Kalender, "Değerli kardeşlerim, örgütlenmeliyiz. Hak, hukuk ve adalet yolunda ilerlemeliyiz" dedi.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde milletvekilleriyle birlikte mücadele ettiklerini dile getiren Zeynel Abidin Ergen, 5510 sayılı yasa ve neoliberal düzenin emekliler üzerindeki olumsuz etkilerine vurgu yaparak, buna karşı durulması gerektiğini ifade etti. Ergen, "Bu yasa karşı-devrim yasasıdır. Yeni bir emeklilik yasası çıkarılmalı ve emekli aylıklarında kademelendirme yapılmalıdır" dedi.
Salman Hürkardeş ise enflasyon ve maaş zamlarındaki sorunları eleştirerek, "Emekliler dilenci değildir, sadaka istemiyor" diyerek, primlerin ve maaşların insanca yaşanacak seviyeye çıkarılması gerektiğini vurguladı. Hükümetin politikalarını eleştiren Hürkardeş, "Bıçak kemiğe dayandı. Bu düzen değişmeli" ifadelerini kullandı.