Emek Partisi Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Erkunt Fabrikası’nda ağır metal içeren zehirli atıkların açık alanda depolandığını ve işçilerin bu atıklara maruz kaldığını belirterek yetkililere çağrıda bulundu. Atıkların mevzuata uygun ş

(ANKARA) - Emek Partisi (EMEP) Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Ankara Sincan Organize Sanayi Bölgesi’nde bulunan Erkunt Makine Fabrikası’nda ağır metal içeren döküm atıklarının açık alanda depolandığını ve işçilerin bu atıklara günlük olarak maruz kaldığını öne sürerek yetkili bakanlıkları göreve çağırdı. Karaca, "Erkunt’taki tüm zehirli atıklar derhal kaldırılmalı, mevzuata uygun şekilde bertaraf edilmelidir. Çalışma Bakanlığı, Çevre Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı derhal harekete geçmeli, Erkunt’a caydırıcı cezalar uygulanmalıdır" dedi.
EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Ankara Sincan Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren Erkunt Makine Fabrikası’nda kimyasal atıkların usulsüz şekilde depolandığı iddiasını Meclis'e taşıdı. Karaca, döküm atıklarının fabrika bahçesine ve açık alana herhangi bir koruyucu önlem alınmadan döküldüğünü ileri sürdü.
Karaca'nın konuya ilişkin Meclis'te yaptığı açıklama şöyle:
"Bugün burada göz göre göre sürdürülen bir zehirleme düzenini ifşa edeceğiz. Bu bir suç duyurusudur. Ankara Sincan Organize Sanayi Bölgesinde Erkunt Makine Fabrikası’nın kimyasal zehir saçan döküm atıkları fabrika bahçesine, açık araziye, işçilerin dinlenme ve geçiş alanı olan bu araziye hiçbir koruyucu önlem alınmadan dökülüyor. Bu atıklar zehirlidir. Bilimsel analizlerle sabittir. Arsenik, antimon, kadmiyum, cıva ve kurşun içeriyorlar. Bunlar solunduğunda, cilde yapıştığında, eve taşındığında, havaya suya karıştığında insan hayatını yavaş yavaş çürüten ağır metaller. Bu metaller; akciğerleri delip geçen, kalbi yoran, böbrekleri çökerten, sinir sistemini tahrip eden, kısırlığa, düşük ve erken doğuma yol açan zehirlerdir. Atıklardan alınan örneklerin laboratuvar analizleri bilimsel olarak ortaya koyuyor.
Bakınız rakamlar konuşuyor: Antimonun yasal sınırı 1 ppm. Erkunt’un bahçeye yığdığı zehir yasal sınırın 212 katı. Kromun sınırı 100 ppm. Erkunt’ta 55 katı. Arsenik sınırın iki kat üstünde. Baryum sınırın üç kat üstünde. Bu ne demek? Bu, açık açık cinayete teşebbüstür. Normalde bu atıklar özel tesislerde, özel yöntemlerle yok edilmelidir. Ama Erkunt ne yapıyor? Fabrika bahçesine boşaltıyor, kepçeyle üstünde dolaşıyor, işçilerin burnunun dibine, organize sanayi bölgesinin göbeğine yığıyor. Erkunt, insan sağlığını, çevreyi, havayı ve suyu göz göre göre zehirliyor. Ama ne hikmetse fabrikanın işçilere düzenli yaptırmak zorunda olduğu rutin muayenelerde bu zehirler ve bunların etkileri ortaya çıkmıyor. Bu metallerin bir kısmı özellikleri nedeniyle kan tahlilinde bile çıkmıyor. Ancak sonuçlar yıkıcı, öldürücü."
"Bu işçi sağlığı sorunu olduğu kadar açık bir halk sağlığı skandalıdır"
Gerçek tablonun ancak tam teşekküllü hastanelerde yapılacak detaylı taramalarla ortaya çıkabileceğini kaydeden Karaca, "Ama Erkunt'un patronu fabrikaya getirdiği mobil araçlarla rutin kontrolleri yaptırıp görevlerini yerine getiriyor. Yani bugün 'bir şey yok' denilen işçi, yarın geri dönülemez bir hastalıkla yüz yüze kalabilir. Bugün Erkunt işçileri bu metallere her gün maruz kalıyor. Molaya çıkarken, yemekhaneye giderken, vardiya bitiminde servise yürürken. Ciğerlerinde leke olanlar var. Hırıltılı nefes alanlar var. Renkli balgam çıkaranlar var. Ama Erkunt patronu sorumluluk almıyor. Çünkü bunların meslek hastalığı olduğunun üstü kapatılıyor. Bunların patronun işçileri bile bile zehirlemesinin sonuçları üstü kapatılıyor." diye konuştu.
Zehirli atıkların etkilerinin sadece fabrikanın çalışanlarını değil, ailelerini ve çevre işletmelerde çalışanları da etkilediğini, rüzgarla taşınarak, yağmurla toprağa karışarak tüm bölgeyi etkilediğini belirten Karaca, "Bu büyük bir işçi sağlığı sorunu olduğu kadar açık bir halk sağlığı skandalıdır" dedi. Karaca, şu ifadeleri kullandı:
"Sağlık Bakanlığını derhal göreve çağırıyoruz. Tüm Erkunt Makine çalışanlarının ve atıkların döküldüğü bahçeye komşu diğer tüm fabrikalardaki işçilerin detaylı taramalardan geçmesi için harekete geçin.
Çevre Bakanlığını derhal göreve çağırıyoruz. Bu fabrika aylardır zehir saçıyor, nasıl görmüyorsunuz? Bu zehir saçan fabrikayı en son ne zaman denetlediniz, ne yaptırım uyguladınız, bu zehirli atıkların bertaraf edilmesi için ne yapacaksınız, bu zehir düzeneğinin yarattığı tahribatı gidermek için ne planlıyorsunuz, açıklama yapın.
Çalışma Bakanlığını derhal göreve çağırıyoruz. Bakanlığınızın müfettişleri bu zehirli atıkların işçilerin dinlenme ve geçiş alanında uzun süredir bulunduğunu fark etmedi mi? İşçileri göz göre göre zehirleyen bu işletmeye bugüne kadar herhangi bir cezai işlem uygulandı mı? Fabrikada çalışan işçilerin periyodik sağlık taramalarında ağır metal seviyeleri incelendi mi? İşçilerin ve tüm Sincan halkının yaşamını tehlikeye atan bu işletme ne yapmayı planlıyor? Hemen açıklayın."
"Zehirli atıklar derhal kaldırılmalı, mevzuata uygun şekilde bertaraf edilmelidir"
Farklı ülkelerde uygulanan cezaları hatırlatan Karaca, "Şimdi yetkililere soruyoruz, Sincan OSB’deki bu skandalla ilgili siz ne yapmayı düşünüyorsunuz? Biz bu konunun peşini bırakmayacağız. Ama şunu açıkça belirtmek isteriz: Bu sorun sadece kötü bir patronun ya da yöneticilerin sorunu değildir. Bu düzende kâr hırsı, insan sağlığını öncelik olmaktan çıkarıyor. Erkunt’un arkasındaki Hint tekeli Mahindra, işçinin ciğeri ve maliyet kalemlerinin sadece bir parçası olarak görüyor. Erkunt geçen yıl 3 milyar TL satış yaptı. İşçi başına düşen yıllık kazancı yaklaşık 2 milyon TL. Ama bu büyük şirket, işçilerin sağlığına uygun bir atık sahası yapmaktan ve zehirli atıkları fabrikaya boşaltmaktan kaçınıyor. İşçilerin ve ailelerin sağlığıyla oynamakta ısrar ediyor. Bu, sınıfsal bir tercihtir. Bu ise sermaye suçudur." ifadelerini kullandı.
İşçilerin ve Sincan halkının sağlığını korumak için ne gerekiyorsa yapacaklarını dile getiren Karaca, "Buradan taleplerimizi tekrar ediyoruz: Erkunt’taki tüm zehirli atıklar derhal kaldırılmalı, mevzuata uygun şekilde bertaraf edilmelidir. Yeni atıklar için işçi sağlığına ve çevreye uygun, denetimli döküm alanı acilen kurulmalı. Tüm Erkunt işçileri ve aileleri için ücretsiz ve kapsamlı sağlık taraması yapılmalı. Gerekirse tedaviler ücretsiz sağlanmalı. Çalışma, Çevre ve Sağlık Bakanlıkları derhal harekete geçmeli ve Erkunt’a caydırıcı cezalar uygulanmalıdır."