SON DAKİKA
Reklam yükleniyor...
Ana Sayfa/Güncel/EMEP'li Başkavak: Ülkenin madenleri toplumun ortak varlığıdır ve talan edilmemelidir

EMEP'li Başkavak: Ülkenin madenleri toplumun ortak varlığıdır ve talan edilmemelidir

Emek Partisi Başkanı Sedat Başkavak, doğa ve toplum sağlığı gözetilmeksizin madenlerin büyük sermaye gruplarına devredildiğine dikkat çekti. Madenlerin kamu yararı için değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

EMEP'li Başkavak: Ülkenin madenleri toplumun ortak varlığıdır ve talan edilmemelidir
Reklam yükleniyor...

EMEP'li Başkavak: Ülkenin madenleri toplumun ortak varlığıdır ve talan edilmemelidir

Başkan Yardımcısından açıklama

Emek Partisi (EMEP) Genel Başkan Yardımcısı Sedat Başkavak, İliç Çöpler Altın Madeni'nin Cengiz Holding'e satıldığı haberlere ilişkin yazılı açıklama yaptı. Başkavak, açıklamasında madenlerin halkın ihtiyaçları doğrultusunda planlanan bir üretim anlayışıyla değil, uluslararası tekellerle iç içe geçmiş büyük yerli sermaye gruplarının kâr hesaplarıyla değerlendirildiğini belirtti.

Madencilikte yaşananlar ve etkileri

İliç’teki Çöpler Altın Madeni, uzun süredir doğa tahribatı, işçi güvenliği ve halk sağlığı açısından tartışılan siyanürli liç yöntemiyle işletilmekteydi. İşletmenin başka bir büyük sermaye grubuna devredilmesi gündemdedir. Bu olay, doğal kaynakların nasıl bir ekonomik düzen içinde işletildiğini gösteriyor. Yabancı bir şirkette olan madenin, büyük bir yerli holdingin eline geçmesi düzenin değişmediğini göstermektedir; yalnızca talan düzeninden pay alan sermaye grubu artmıştır.

Diğer örnekler ve büyük projeler

Bu süreçte adı geçen sermaye gruplarından biri olan Cengiz Holding, uzun yıllardır altyapı ve madencilik projeleriyle birlikte işçi ölümleri ve doğa tahribatıyla da anılmaktadır. 2013 yılında yayılan ve şirket yöneticilerinden Mehmet Cengiz’e atfedilen halk hakaretleri, bu sermaye grubunun topluma bakışını yansıtmaktadır. Ayrıca İstanbul Havalimanı inşaatında çok sayıda işçi kötü koşullar, uzun mesailer ve iş güvenliği eksikliği nedeniyle hayatını kaybetmiş, protestolar ve gözaltılar yaşanmıştır. Karadeniz’deki Cerattepe maden projesi de halk ve çevre hareketlerinin tepkisini çekmiş, orman ve su kaynaklarına zarar getirmesi nedeniyle eylemler yapılmıştır.

Felaketler ve maden devri

İliç’teki felaket ve sonrasındaki maden devri, yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda ekolojik ve toplumsal sonuçlar doğurmuştur. 2024’te yaşanan olaylar sonrası maden 1,5 milyar dolar bedelle devredilmiştir. Bu durum, Türkiye’de sömürgeci madencilik düzeninin devam ettiğini göstermektedir. İşçi ölümleri, çevre tahribatı ve toplumsal tepki, bu düzenin sürdüğünü ortaya koymuştur. Cengiz Holding’in sicili ve halktan kopuk tutumları, bu devirin yalnızca bir mülkiyet değişikliği değil, sömürücü madencilik anlayışının devamıdır. Ülkenin doğal zenginlikleri, birkaç holdingin kar alanı olmamalı, toplumun ortak varlığıdır ve halkın çıkarlarını esas alan bir anlayışla kullanılmalıdır.

Etiketler:

madencilikdoğa-tahribisermayeçevresömürü
Reklam yükleniyor...