EMEP Genel Başkan Yardımcısı Gürkan, Soma davasında verilen zamanaşımı kararına tepki göstererek, sorumluların cezalandırılması çağrısında bulundu ve sistemsel sorunlara dikkat çekti.

Emek Partisi (EMEP) Genel Başkan Yardımcısı Selma Gürkan, Soma maden faciasına ilişkin istinaf mahkemesinin verdiği zamanaşımı kararına tepki gösterdi ve işçi sağlığı ve güvenliği kurallarını ihlal edenler ile ağır çalışma koşullarını denetlemeyen sorumlular için caydırıcı cezalar talep etti.
İstinaf mahkemesi, Soma'da 301 madencinin öldüğü iş kazasıyla ilgili kamu görevlilerinin yargılandığı davada "görevi kötüye kullanma" suçlamasında zaman aşımı kararı verdi. Gürkan, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, kararın Türkiye’de iş cinayetleri davalarının nasıl sonuçlandığını tekrar gösterdiğini belirtti. Yargı süreci sonucu, yerel mahkemenin verdiği beraat ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının istinaf mahkemesi tarafından kaldırılarak, olayın zamanaşımı nedeniyle düştüğünü kaydetti. Gürkan, bu kararın, iş cinayetlerindeki cezasızlık uygulamasını devam ettirdiğini vurguladı.
Soma davasının yanı sıra, daha önce Ravive Kozmetik'te 7 işçinin yanarak öldüğü olayda, kamu görevlilerinin sorumluluğunun bulunmaması, cezasızlık politikasının devam ettiğini gösteriyor. Neredeyse tüm iş kazası davalarında, sorumlulara caydırıcı cezalar verilmedi ve pek çok dosya zamanaşımıyla bitirildi. Bu durum, yeni iş cinayetlerinin yaşanmasını teşvik ediyor ve sorumluların cezalandırılmasını engelliyor.
2003-2023 yılları arasında taş kömürü ve linyit madenciliğinde yaklaşık 180 bin iş kazası gerçekleşti, binin üzerinde çalışan hayatını kaybetti. Yoğun üretim baskısı devam ederken, sistem değişmediği sürece yeni iş kazalarının yaşanma riski sürüyor. Patri̇nlara teşvik ve işçi güvenliğinde denetimsizlik, iş cinayetlerinin sistemsel sorunu olduğunu gösteriyor.
Ayrıca, işçilerin sendikal hak ve özgürlükleri üzerinde engeller bulunuyor. İşçilerin yaklaşık yüzde 86’sı sendikasız, yüzde 93’ü ise toplu sözleşme kapsamı dışında kaldı. Bu durum, işçilerin güvenlik konusundaki taleplerini dile getirmesini zorlaştırıyor ve sendikalaşma çabaları işten atma tehditleriyle karşılaşıyor.
Sorumlulara caydırıcı cezalar uygulanmalı, işçi sağlığı ve güvenliği denetimleri güçlendirilerek kamusal sorumluluk haline getirilmelidir. İşçiler, örgütlenme haklarını kullanabilmeli ve bu alandaki engeller kaldırılmalıdır. Tüm emekçileri, güvenli çalışma koşulları için mücadeleye davet ediyoruz.