Cumhurbaşkanı Erdoğan, laiklik kavramına sığınanların milletin inanç değerlerine saldırdığını ve toplumun hak ve özgürlüklerine odaklandıklarını belirtti. Gazze ve bölgesel meseleler hakkında da açıklamalarda bulundu.

Erdoğan, Beştepe Millet Sergi Salonu'nda düzenlenen "Emek Sofrası Buluşması" iftar programında yaptığı konuşmada, "Laiklik kavramının arkasına korkakça saklanan ve milletin inanç değerlerine yönelen; 27 Mayıs’tan beri milli iradeye karşı gerçekleştirilen darbe girişimlerinde cuntacılara sivil alanda tetikçilik yapan ve Türkiye’de 23 yılda yaşanan değişimi içlerine sindiremeyen bu güruhun hezeyanlarına sadece gülüp geçiyoruz" ifadelerini kullandı.
Yaptığı açıklamalarında, bu güruhun ne derse desin, hangi bildiriyi yayımlarsa yayımlasın toplumun her kesiminin hak ve özgürlüklerini genişletmeye odaklandıklarını belirtti ve bundan sonra da aynı hassasiyetle yoluna devam edeceklerini ifade etti.
Erdoğan, sözlerine, bu güruhun milletin inanç değerlerine saldırmak ve 23 yılda yaşanan değişimi hazmetmekte zorlanan zihnen ve fikren fosilleşmiş kişilerin hezeyanlarına sadece güler geçtiğini ekledi.
Erdoğan, iftar programında, Ramazan ayının coşkusunu ve Gazze'deki, Sudan'daki kardeşlerin yaşadığı zorlukları dile getirdi. İsrail'in saldırılarını ve buna bağlı yaşanan kayıpları hatırlattı. Gazze’deki durumu, insani yardım girişimlerindeki güçlükleri ve bölgedeki sıkıntıları anlattı. Ayrıca, dua ederek tüm mazlumların kurtuluşu için temennilerde bulundu ve Filistin ile tüm kardeşlerine selamlar ileti gönderdi.
Yardım ve özgürlükler konusu üzerine konuşan Erdoğan, toplumun tüm kesimlerinin hak ve özgürlüklerini genişletmek için devam ettikleri çalışmalardan söz etti. Yüzde 99’u Müslüman olan ülkede, işçilerin, memurların ve öğrencilerin rahatlıkla dini vecibelerini yerine getirebildiklerini ve buna muhalefetin saldırılarını hatırlattı.
Genç yaşta çalışan bir Cumhurbaşkanı olarak emeğin değerini bildiğini belirten Erdoğan, emek ve emekçinin haklarını savundu. Emek sömürüsünden uzak, adil bir çalışma ortamı sağlamak için yürüttükleri çalışmaktan bahsetti. 2002’den beri, işçi ve memurların haklarını korumaya odaklandıklarını ve çeşitli düzenlemelerle onları desteklediklerini ifade etti.
Yıllarca tartışılan 1 Mayıs’ı resmi tatil ilan ettiklerini, iş sağlığı ve güvenliği kanunları çıkardıklarını ve çeşitli haklar sağladıklarını söyledi. Kamudaki kadınların çalışma haklarını garantilediklerini ve çalışanların koşullarını iyileştirmek için adımlar attıklarını dile getirdi.
Yapılan düzenlemeler bazı çevreleri rahatsız etse de, toplumun tüm kesimlerinin hak ve özgürlüklerini genişletmeye devam edeceklerini vurguladı. Çoğunluğu Müslüman olan ülkede, dini vecibeleri yerine getirmeyi engelleyenlere karşı durduklarını ve milletin iradesine sahip çıktıklarını belirtti. Laiklik kavramına sığınanların milletin inanç değerlerine saldırmakta olduklarını ve bu tutumlarına sadece güldüklerini yineledi.
Siyasi hayatı boyunca emeği ve emekçiyi istismar edenleri savunmadığını ve söz verdiği gibi hareket ettiğini dile getirdi. Kendisi de genç yaşta işçi olarak çalıştığını hatırlayarak, emeğin değerini bildiği ve adil bir çalışma ortamı sağlama yolunda durmadan çalıştıklarını kaydetti. Maaş artışları, disiplin affı, sosyal haklar ve sağlık sisteminde iyileştirmeler gibi birçok alanda çeşitli düzenlemeleri hayata geçirdiklerini belirtti. Ayrıca, çalışanların ve emeklilerin haklarını korumayı sürdüreceklerini ifade etti.
Devlet imkanlarıyla, çalışanların ve emeklilerin haklarını ve yaşam kalitelerini yükseltmek üzere çalışmalar gerçekleştirdiklerini ve yapmaya devam edeceklerini vurguladı. Ramazan ayının birlik ve beraberliğimizi güçlendirmesi dileğinde bulundu.