Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş, Meclis’te yaptığı açıklamada Suriye’deki gelişmelerle ilgili olarak cihatçıların ABD, İsrail ve Erdoğan’dan onay aldığını belirtti.

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş, Meclis’te yaptığı haftalık basın toplantısında Suriye’deki son gelişmeleri dikkate alarak, "Arkasında Trump'ın, Netanyahu'nun, Erdoğan'ın desteği olan Colani, varılmış mutabakatı tanımayarak kendi aklınca ‘cihat’ ilan etti. Bu cihatçıların meşruiyetini de Amerika'dan, İsrail'den ve Erdoğan'dan alıyorlar" ifadelerini kullandı.
Baş, açıklamasında, cihatçı grupların ABD, İsrail ve Erdoğan’dan icazet aldığını ve bu güçlerin çıkarlarının uyuşmadığında sınırlarını aşarak köyleri cephaneliğe çevirmeye devam ettiğini belirtti. Bu durumun, ülkenin askerine, polisine ve yurttaşlarına yönelik tehditler oluşturduğunu dile getirdi.
Baş, İstanbul Güngören’de 16 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın 15 yaşındaki bir çocuk tarafından öldürülmesine değinerek, bu olayın, düzenin tükenişinin sonucu olduğunu söyledi ve karmaşık ve çatışmalı bir düzenin yansıması olduğunu ifade etti.
Baş, Suriye’de HTŞ isimli örgütün, içerisinde Suriye kökenli olmayan unsurların da bulunduğu, 2024 yılı Aralık ayında iktidarı ele geçirdiğini ve Colani’nin, aynı zamanda HTŞ’nin başındaki, El-Kaide geçmişine sahip ve bu zihniyette bir cihatçı olduğunu açıkladı. Ayrıca, Suriye’nin farklı halklara ve inançlara ev sahipliği yaptığı bölgede tekçi ve mezhepçi örgütlerin ABD desteğiyle iktidar olduğunu belirtti.
Baş, Suriye ordusunun arasındaki ilişkiler hakkında, bu ordunun Alevi kökenli sivillere saldırdığı ve birçok kişiyi katlettiği gerçeğine işaret ederek, bu saldırıların görmezden gelindiğini ve desteklendiğini kaydetti. Ayrıca, İsrail’le Fransa’da yapılan görüşmelerde, saldırıların öncesinde anlaşmalar yapıldığını ve ABD, İsrail ve Erdoğan’dan onay alındığını ekledi.
Baş, İsrail’in topraklarını genişletmeye devam ettiğini ve Türkiye’nin sadece Erdoğan’ın iradesiyle bu iş birliğine dahil olduğunu söyledi. Bölgede devam eden saldırganlık ve savaşı sürdüren güçlerin, bölgedeki halklara ve emekçilere zarar verdiğini dile getirdi.
Baş, bölgedeki çatışmaların ve kan akışının durdurulması gerektiğine vurgu yaparak, Kürtler, Aleviler ve tüm Suriyelilerin birlik ve bütünlüğü korunarak, kimlik ve inanç haklarının güvence altına alınması gerektiğini belirtti. Ayrıca, bölgedeki her gelişmenin Amerika ve İsrail lehine olduğunu, onların kazanmasının bölgede kayıplar ve tehlikeleri artırdığını vurguladı.
Baş, AKP ve MHP ittifakından bu memleketin kurtulmadan, emekli, kadınlar ve gençlerin özgürlüğünün sağlanmasının zor olduğunu ifade etti. Ayrıca, iktidarın halkın yaşam kalitesini düşüren, emekli maaşlarını yetersiz bırakan ve gençleri çaresizliğe iten politikalarını eleştirdi. Emeklilerin maddi sıkıntılarını ve iktidarın sistemli olarak en düşük maaşları artırmaya çalıştığını belirtti.
Baş, emekli maaşlarının açlık sınırının 33,6 altında olduğunu ve emeklilerin büyük kısmının kira ve gıda harcamalarına mecbur kaldığını söyledi. Ayrıca, en düşük emekli maaşının, gerçek yaşam şartlarını karşılamaktan uzak olduğunu ve bunun sürekli artmasının toplumda adaletsizliğe yol açacağını belirtti.
Çocukların ve gençlerin yaşadığı sorunlara da değinen Baş, gençlerin eğitim ve istihdam imkanlarının kısıtlandığını, okula giderken bile tereddüt ettiklerini ve çocukların sokağa çıkma korkusu yaşadığını dile getirdi. Atlas kardeşimizin hayatını kaybettiği olaya da vurgu yaparak, bu saldırıların kökeninde ekonomik ve toplumsal sorunların yattığını söyledi ve suçun sadece katil çocukta olmadığını, sistemin sorumlu olduğunu belirtti.