Eğitim Sen Diyarbakır Şubeleri, İstanbul’da öğretmen Fatma Nur Çelik’in öldürülmesine ilişkin toplumsal çürüme ve güvenlik sorunlarına dikkat çekti, önleyici politikalar talep etti.

Eğitim Sen Diyarbakır Şubeleri, İstanbul’da 44 yaşındaki biyoloji öğretmeni Fatma Nur Çelik'in 17 yaşındaki öğrencisi tarafından bıçaklanıp öldürülmesine ilişkin İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde açıklama yaptı. Şube başkanları olayın basit bir cinayet olmadığını, arkasında büyük bir toplumsal çürüme olduğunu dile getirdi. Ayrıca, Milli Eğitim Bakanlığı'nın uyarılara rağmen önleyici politikalar geliştirmemesi olayın temel sorumlusu olarak gösterildi.
Şube üyeleri, olayın bireysel değil toplumsal bir sorun olduğunu ifade etti. Serhat Kılıç, olayın eğitim camiasını ve toplumdaki şiddet sarmalını yansıttığını söyledi. Çocukların maruz kaldığı televizyon, dizi ve bilgisayar oyunları gibi içeriklerin, suç örgütleri ve şiddeti özendiren çizgi film karakterleriyle bağlantılı olabileceğine dikkat çekildi.
Toplumsal sorumluluk ve eğitim politikalarının geliştirilmesi gerektiği vurgulandı. Ayrıca, eğitimin bu tür sorunları çözebilecek bir araç olması gerektiği belirtildi.
Özbay, şiddetin münferit olmadığı ve okul güvenliğinin yeterince sağlanmadığını belirtti. Okullarda meydana gelen saldırıların artmasının, güvenlik mekanizmalarının yetersizliğini gösterdiği ve önleyici politikaların uygulanması gerektiği kaydedildi. Ayrıca, öğretmenlerin ve eğitim emekçilerinin itibar ve güvenlik endişelerine dikkat çekildi.
Özbay, medyada ve siyasette kullanılan kutuplaştırıcı dilin, eğitim emekçilerini hedef haline getirdiğini ve öğretmenlerin değersizleştirilmesine neden olduğunu söyledi. Eğitim ortamlarının, ideolojik veya pedagojik olmayan uygulamalarla güvenliği tehdit etmeyecek hale getirilmesi gerektiği vurgulandı.
Yoksulluk ve gençlerin geleceksizlik duygusunun şiddeti artırdığı belirtilerek, bilimsel ve katılımcı politikaların hayata geçirilmesi talep edildi. Bu kapsamda, okullarda rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesi ve erken müdahale programlarının uygulanması gerektiğine değinildi. Güvenlik, şiddeti önleyen ve emekçilerin itibarını koruyan önlemlerle sağlanmalıdır. Sorumluların tespiti ve hesap vermesi gerektiği vurgulandı. Güvenli ve huzurlu eğitim ortamlarının oluşturulması, en temel hak olarak savunulmaya devam edilecektir.