Filistin’e Özgürlük Platformu üyeleri, ABD ve İsrail saldırılarına tepki göstererek Türkiye'nin askerî işbirliğine son vermesi, NATO’dan ayrılması ve ABD üslerini kapatması çağrısında bulundu.

(İZMİR) – Filistin’e Özgürlük Platformu üyeleri, Konak YKM önünde ABD ve İsrail'in saldırılarına tepki göstererek, "Türkiye ABD ile kurduğu tüm askerî işbirliğine son vermeli, bombalanan İran halkının yanında olmalı, NATO’dan ayrılmalı ve ABD üslerini hemen kapatmalıdır. Türkiye ayrıca Trump’ın Gazze Planı’nın bir parçası asla olmamalıdır" açıklamasını yaptı.
İzmir’de Filistin’e Özgürlük Platformu üyeleri, Konak YKM önünde basın açıklaması yaptı. İsrail hapishanelerinde tutulan Filistinli kadınlara dikkat çekmek amacıyla yakalarına kırmızı kurdele takan grup, ABD ve İsrail’in saldırılarına tepki gösterdi.
Platform üyeleri adına basın açıklamasını Esra Sevinç ve Bayram Mert yaptı. ABD ve İsrail’in son dönemde İran’a yönelik saldırıları ile Gazze’de süren çatışmaların bölgesel bir krizi derinleştirdiği belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
“ABD ve İsrail dünyaya, mazlum halklara kan kusturmaya devam ediyor. ABD ve İsrail uzun süren tehditlerin, haftalardır Körfez’e yapılan askeri yığınağın ardından İran’a saldırıya başladı. İran’da bombardımanlar sonucunda 1500’e yakın insan öldü. Ama özellikle saldırının ilk gününde ABD ve İsrail doğrudan çocukları hedef aldı. Minab’daki Shajareh Tayyebeh Kız İlkokulu’nda 175 öğrenci öldürüldü. Enkazdan her an yeni ölü çocuk bedeni çıkıyor. Trump bu yeni katliamı, İran’da rejimin ‘Amerika’yı tehdit etmesini önlemek için büyük bir operasyona başladıklarını söyleyerek duyurdu. Trump, hem bir yalancı hem de tıpkı Netanyahu gibi bir çocuk katili. Yalancılar… Çünkü bizzat Pentagon, İran’ın ABD üslerine ya da İsrail’e saldıracağına yönelik hiçbir verinin olmadığını açıkladı. 2023 yılının Ekim ayından beri devam eden Gazze soykırımı döneminde İsrail defalarca Suriye, Lübnan, İran, Yemen gibi ülkelere saldırmıştı. Şimdi, ABD ile birlikte başlattığı İran’a yönelik yıkıcı bir saldırıyla karşı karşıyayız. İsrail fırsat bu fırsat diyerek Lübnan’a yeniden saldırdı ve sınır anlaşmasını her zaman olduğu gibi bir kez daha ihlal etti. Gerçekten de dünyada sınırları belli olmayan ve her gün genişleyen tek devlet bu Siyonist cinayet makinesidir.”
"ABD ve İsrail saldırganlığı tüm dünyayı diken üzerinde tutuyor"
Yaşanan gelişmelerin Körfez bölgesinde yeni bir çatışma dalgası oluşturabileceği öne sürülen açıklamada, “ABD ve İsrail saldırganlığı tüm dünyayı diken üzerinde tutuyor. İran’ın da saldırıya anında yanıt vermesi ve topraklarında ABD üssü olan ülkeleri vurmasıyla çatışma birdenbire Körfez’e yayılmış oldu. Üstelik maliyeti tüm dünyada yoksullara çıkartılacak olan derin bir ekonomik sarsıntı da kapıda bekliyor. Bizler, 2023 Ekim ayından beri soykırımcı İsrail’in ABD destekli Gazze işgaline karşı mücadele ediyoruz. İsrail’in temel amacının Filistin’i Filistinlisizleştirmek olduğunun altını çiziyoruz. Kelimenin tam anlamıyla bir soykırım politikası izleyen İsrail, Filistin’in bugününü ve geleceğini, Filistin’in tarihini, kültürünü hafızalardan silmeye çalışıyor. Zorla göç eden ve dünyanın çeşitli yerlerinde yaşayan Filistinlilerin geri dönüşüne bu yüzden karşıyız” denildi.
Filistinli kadın tutsaklarla dayanışma amacıyla düzenlenen eylemlere de değinilen açıklamada, “Bugün de aslında, geçtiğimiz ay tüm dünyada kalbi Filistin’le birlikte atan savaş karşıtlarının küresel eylem günüydü. İsrail zindanlarında tutulan Filistinli kadınlarla dayanışmak için birçok ülkede kırmızı kurdele eylemi yapmak için harekete geçmiştik. Ama emperyalist zorbalık ara vermediği, her gün bombalayacağı, zulmedeceği yeni bir hedef belirlediği için tutsak Filistinli kadınlarla dayanışma açıklamamızı, bir haftadır ABD ve İsrail bombardımanına maruz kalan İran halkıyla dayanışma açıklamamızla birleştirdik” ifadelerine yer verildi.
Açıklamada, ABD’nin Irak’ı işgal ederken kullandığı gerekçelere de atıf yapılarak, İran’a yönelik saldırıların benzer bir söylemle meşrulaştırılmaya çalışıldığı belirtildi. Açıklamada, “Şimdi İran’ın bombalanması işgalciliğin yeni bir evresine geçtiğimizi gösteriyor. ABD sözcüleri ve Trump, daha önceki ABD başkanları gibi yalan söylüyor. İran’a saldırının nedeninin rejimin ABD’yi tehdit etmesini önlemek olduğunu açıkladılar. Bu yalan. Irak’ı 2003 yılında işgal eden Bush’un ve neoconların söylediği gibi kanlı bir yalan. Oysa bölgede en tehlikeli saldırgan güç olan İsrail, çeşitli devletleri bombaladı ve birçok örgütün yöneticilerine suikastlar düzenledi. Bu korsan devletin elinde 90 adet nükleer başlık olduğu tahmin ediliyor. 26 ayda 20 binden fazla çocuğun ve toplamda 72 bin kişinin öldürüldüğü Gazze’deki katliamlar hatırlatıldı. İsrail’in yalanlarını kimse yutmayacak” denildi.
"Türkiye Trump’ın Gazze Planı’nın bir parçası asla olmamalı"
Açıklamada, "ABD ve İsrail’in saldırganlığına hemen son verilmelidir. Tüm dünyada savaş karşıtları, Gazze ile dayanışmada olduğu gibi hareket etmelidir ve iktidarlarına ABD-İsrail eksenine karşı çıkmaları için baskı yapmalıdır. Türkiye, ABD ile kurduğu tüm askerî işbirliğine son vermeli, bombalanan İran halkının yanında olmalı, NATO’dan ayrılmalı ve ABD üslerini kapatmalıdır. Ayrıca, Trump’ın Gazze Planı’nın bir parçası olmamalıdır. İsrail ve ABD’nin her planı, İran’a yönelik saldırganlıklarının yeni bir sömürgecilik biçimidir. Tüm insanların ABD ve İsrail’e karşı İran ve Filistin halkı ile dayanışmaya çağrısı yapılmaktadır" ifadeleri kullanıldı.