Osmanlı’nın Fransa’ya gönderdiği ilk modern elçi Yirmisekiz Mehmed Çelebi’nin Paris yolu, yapay zeka ve dijital sanat teknikleriyle yeniden canlandırıldı. Sergi, Fransa Büyükelçiliği’nde açıldı.

Osmanlı’nın Fransa’ya gönderdiği ilk modern elçi Yirmisekiz Mehmed Çelebi’nin 1720-1721 yıllarındaki Paris seyahati, yapay zeka ve dijital sanat teknikleriyle yeniden yorumlandı. Sergi, Fransa Büyükelçiliği’nde açıldı. Fransız Büyükelçisi Isabelle Dumont, yapay zeka teknolojilerinin sanatsal üretimde önemli bir araç olduğunu, ancak insanın yerini almayacağını belirterek, "18'inci yüzyıl ile yapay zeka çağından bir diyalog kurmayı amaçladık. Yapay zekadan, Mehmed Çelebi’nin betimlemelerini görselleştirmesini talep ettik" dedi.
Sergi, Osmanlı ile Fransa arasındaki diplomatik ve kültürel ilişkilerin önemli figürü olan Yirmisekiz Mehmed Çelebi’nin Paris izlenimlerini konu alıyor. Çelebi’nin Sefaretname adlı eserinden hareket edilerek hazırlanan çalışmalar, iki medeniyet arasındaki etkileşimi görsel anlatımlarla yansıtıyor. Görseller, döneme ait gravürler, teknik çizimler ve tarihsel kaynaklar referans alınarak üretildi. Ayrıca, ressam Charles Parrocel’in Osmanlı heyetini tasvir eden eserlerinden esinlenen görsel dil, yapay zekâ algoritmalarına estetik rehberlik etti.
Fransa Büyükelçiliği’nde kurulan sergide, Paris sokaklarından Versailles Sarayı’na, opera sahnelerinden bilim ve sanayi ortamlarına kadar çeşitli sahneler büyük ölçekli dijital panolarla gösterildi. Serginin ilerleyen dönemlerde dijital ortamda erişime açılması planlanıyor. Serginin organizasyonu Bitter Medya kurucusu Levent Çelikay ile Tin Medya kurucusu Muhammed Murat Arslan tarafından gerçekleştirildi.
Yapılan açılışta konuşan Büyükelçi Dumont, yapay zeka teknolojilerinin sanatsal üretimde önemli olduğunu, fakat insanın yerini alamayacağını vurguladı. İki dönemi bir araya getirmeyi amaçladıklarını belirten Dumont, "18'inci yüzyıl ile yapay zeka çağını diyalog içinde tutmak istedik. Yapay zekadan, Mehmed Çelebi’nin betimlemelerini görselleştirmesini talep ettik" dedi. İlk aşamada tereddütler yaşadıklarını dile getiren Dumont, "Tarihsel bir mirasın yapay zekaya emanet edilmesi tartışmalıydı, ama bu çalışmanın pedagojik değeri büyüktür" diye ekledi.
Dumont, yapay zekanın sanatçı veya tarihçi olarak değerlendirilemeyeceğini, insan müdahalesine ihtiyaç olduğunu belirtti. Sanatın temelinde ilham ve niyet olduğunu, yapay zekanın yalnızca üslup taklit edebildiğini, gerçek sanatsal deneyimin ise insan katkısıyla mümkün olduğunu ifade etti. Bu eserlerin, Mehmed Çelebi’nin mirasına saygı duruşu ve insanın sanat-hikaye üretimindeki rolünü hatırlatan çalışmalar olduğunu söyledi.
Dumont’un ardından, Levent Çelikay ve Muhammed Murat Arslan serginin hazırlık sürecini, yapay zeka ile tarihsel anlatının bir araya geldiği aşamaları ve katkı sağlayanlara ilişkin bilgi verdi. Program sonunda, katılımcılara plaketler takdim edildi.