Gazeteci Alican Uludağ'ın avukatları, tutuklama kararına itiraz etti. Dilekçede, kararın hukuki ve içtihatlara aykırı olduğu iddia edildi. Soruşturma ve yetki sorunları da gündeme getirildi.

Uludağ'ın avukatları, İstanbul 9. Sulh Ceza Hakimliği'nin tutuklama kararına karşı yaptığı itirazda, kararın Anayasa Mahkemesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu belirtti.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Uludağ hakkında, X hesabındaki paylaşımları nedeniyle "cumhurbaşkanına hakaret" ve "yanıltıcı bilgiyi yayma" suçlamalarıyla soruşturma başlattı. Gözaltına alınan Uludağ, 20 Şubat'ta tutuklandı. Savcılık, soruşturma kapsamında Uludağ'ın sosyal medya paylaşımları ve Ankara'da yaşayan olması nedeniyle hukuki yetki konusunda itirazlar geldi. Soruşturmanın, TCK'nun 301. maddesi kapsamında başlatılmasına rağmen, tutuklama sadece TCK'nın 299. maddesiyle yapıldı.
Müvekkilin Ankara'da ikamet etmesine ve yakalanmasına rağmen, İstanbul'daki savcılığın yetkisinin bulunmadığı dile getirildi. Ayrıca, soruşturmanın hukuka aykırı biçimde başlatıldığı ve suç tarihinin gerçeğe aykırı gösterildiği ifade edildi. Savcılığın, suç tarihini 19 Şubat 2026 olarak belirtmesi, hukuki dayanaktan yoksundur. Müvekkilin Ankara'da olması ve soruşturmanın Ankara'da yürütülmesi gerektiği vurgulandı.
İstanbul savcılığı, yetki ve görev açısından hukuka aykırı işlemler yürüttü. Anayasa ve CMK hükümlerine uygun hareket edilmedi. Savcılığın, müvekkilin ifadesini almak için Ankara'ya gitmesi yerine İstanbul'a getirilmesi ve soruşturmanın hukuka aykırı başlatılması, temel hak ve özgürlükleri zedelemektedir. Yargı mercilerinin yetkisizliği ve usul kurallarının ihlali, hukuki düzeni tehlikeye atmaktadır.
Hakimliğin, tutuklama kararında, suçlama ve soruşturma içeriğine uyumsuz gerekçeler sunduğu bildirildi. Kararın, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Mahkemesi içtihatlarına aykırı olduğu belirtildi. Ayrıca, kararın Anayasa ve diğer hukuki düzenlemelerle de çeliştiği ifade edildi.