6 Nisan Öldürülen Gazeteciler Günü nedeniyle yapılan ortak basın toplantısında, tutuklu gazetecilerin serbest bırakılması ve basın özgürlüğü ile halkın haber alma hakkı vurgulandı. Temsilciler baskılara dikkat çekti.

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), Türkiye Yayıncılar Birliği (TÜRKYAYBİR), Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS), PEN Türkiye, DİSK Basın-İş ve ÇGD, 6 Nisan Öldürülen Gazeteciler Günü nedeniyle ortak basın toplantısı düzenledi. Toplantı İstanbul’da, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Burhan Felek Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi ve açılış konuşmasını TGC Genel Sekreteri Sibel Güneş yaptı. Toplantıya, çeşitli meslek kuruluşlarının temsilcileri katıldı.
Toplantıda, öldürülen gazeteciler anılırken, 15 tutuklu gazetecinin serbest bırakılması istendi. Toplantıya katılan temsilciler, gazetecilere yönelik baskı ve engellere tepki gösterdi ve halkın bilgi edinme hakkını savundu.
Vahap Munyar, yaptığı konuşmada basın özgürlüğünün halkın haber alma hakkının güvencesi olduğunu belirtti. Munyar, gazeteciye tanınan güvence ve basın özgürlüğünün sadece gazetecilere değil, topluma da hizmet ettiğini ifade etti. Gazetecilere yönelik gözaltı ve tutuklamalara karşı çıkarken, TCK’nın 217/A maddesinin iptal edilmesini beklediklerini dile getirdi. Ayrıca, tutuklu gazetecilerin serbest bırakılmasını talep etti.
Gökhan Durmuş ise, gazeteciliğe ve basın özgürlüğüne yönelen baskıların tarihsel arka planını anlattı. Tutuklamalar ve baskıların ülkenin hukuk sistemiyle ilgili sorunlara işaret ettiğini vurguladı. Gelecek nesillerin de bu baskılara rağmen dayanışma ve mücadeleyle gazeteciliği sürdüreceklerini belirtti.
Kenan Kocatürk, yazmak ve yayın yapmak önündeki engellerin tüm yurttaşların haber alma hakkını kısıtladığını söyledi. Tutuklu gazetecilerin serbest bırakılmasını ve kısıtlamaların kaldırılmasını talep etti.
Mustafa Köz, özgürlüğün baskı ve ölümle yok edilemeyeceğini, halkın özgürleşmesi ve gerçekle yüzleşmesi gerektiğini belirtti. Ülkeyi yarı açık cezaevi gibi tanımladı ve düşünce özgürlüğünün savunucusu olduğunu dile getirdi.
Hakkı Zariç, gazeteci Hasan Fehmi Bey’in öldürülmesi ve Metin Göktepe cinayeti ile ilgili anlatım yaptı. Faili meçhullerin devam ettiğine ve suçların aydınlatılamadığına vurgu yaptı.
Turgut Dedeoğlu, gazetecilere yönelik baskıların halkın haber alma hakkını engellediğini ve gazetecilerin serbest bırakılması gerektiğini vurguladı.