ABD tarafından önerilen Gazze yönetim modeli, uluslararası siyasi denetim, Filistinli teknokratlar ve uluslararası askeri güçten oluşan yapı ile dikkat çekiyor ve birçok soru işaretine neden oluyor.

(ANKARA) - ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze Çatışmasını Sona Erdirmeye Yönelik Kapsamlı Planı kapsamında, bölgenin yeni bir yönetim tarafından devralınması bekleniyor. Ancak, yeni modelin meşruiyeti, Filistin halkı tarafından seçilmemesi, Filistinli siyasi hareketlerin dışlanması ve ABD merkezli karar alma mekanizmalarına dayanması nedeniyle sorgulanıyor. Plan, Gazze’nin geleceği konusunda net bir siyasi yol haritası sunmuyor ve 2027’ye kadar geçici uluslararası denetim altında kalması öngörülüyor.
ABD’nin açıkladığı modeli üç temel sütun belirliyor: Üst siyasi çatı, günlük yönetim ve güvenlik boyutu.
Planın en üst karar organı, doğrudan Trump’ın başkanlığını yaptığı Board of Peace (Barış Kurulu). Bu yapı, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararıyla yetkilendirildi ve Gazze’nin inşası, güvenliği ve siyasi geçiş sürecini denetleyecek. Kurulun yürütme organında ABD merkezli isimler bulunuyor, bunlar arasında ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Trump’ın damadı ve danışmanı Jared Kushner, Trump’ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, eski İngiltere Başbakanı Tony Blair, Dünya Bankası Başkanı Ajay Banga ve ABD’li iş insanı Marc Rowan yer alıyor. Bu yapı, Gazze üzerindeki siyasi kontrolün Washington merkezli olacağı zannediliyor.
Kurula katılan bir diğer yapı ise, uygulama ve koordinasyon görevini üstlenen Gazze Yürütme Kurulu (Gaza Executive Board). Bu yapı, geçiş yönetiminin işleyişini desteklemek amacıyla ana siyasi kurumun altında bulunuyor.
Gazze’nin günlük idaresinden sorumlu yapı, Filistinli teknokratlardan oluşan Gazze Ulusal Yönetim Komitesi’dir (NCAG). Bu komitenin başında eski Filistinli planlama yetkilisi Ali Sha’ath bulunuyor. Komite, kamu hizmetleri, altyapı, sağlık, eğitim ve sivil kurumların yeniden inşası gibi alanlardan sorumlu olup, stratejik kararlar bu kurul tarafından alınmıyor, uluslararası üst yapılarda belirlenecek.
Gazze’nin silahsızlandırması ve güvenliğinin sağlanması amacıyla BM yetkisiyle Uluslararası İstikrar Gücü kuruluyor. Bu gücün komutanlığı ise ABD’li General Jasper Jeffers’e verildi. Gücün görevleri arasında Hamas’ın silahsızlandırılması, askeri kontrol ve yeniden inşa sürecinin güvenliğinin sağlanması bulunuyor. Ancak Hamas’ın silahsızlanmayı reddetmesi ve Trump’ın güç kullanma tehdidi, planın askeri boyutta yeni çatışma risklerini gündeme getiriyor.
ABD’nin öngördüğü model, bölgeye ilişkin siyasi kararların büyük ölçüde uluslararası ve özellikle ABD merkezli yapılarda toplanmasını öngörüyor. Günlük yönetimin teknokratlara bırakılması ve stratejik kararların uluslararası kurumlarca belirlenmesi, Gazze’nin fiili egemenliği konusunda yeni tartışmaları beraberinde getiriyor. Güvenlik alanında BM yetkisiyle kurulacak güç, bölgedeki silahsızlandırma ve yeniden inşa sürecini koruyor; ancak, bölgede varılan ateşkesin İsrail tarafından sıkça ihlal edilmesi ve uygulamadaki güçlükler tartışmaları sürdürüyor.