Kur'an ve hadisler ışığında gece ibadetinin önemi anlatılıyor. Helal ve harama dikkat edilerek, manevi gelişim sağlanmalıdır. Peygamber tavsiyeleri de vurgulanıyor.

Allah (cc) Ez-Zariyat süresi (17) buyurdu ki; “Onlar geceleri pek az uyurlardı. Seher vakitlerinde istiğfar ederlerdi.”
Furkan (64) ayetinde; “Allah’ın (cc) kulları, rablerinin huzurunda kıyama durarak, secdelere kapanarak gecelerini ihya ederler.” ifadeleri yer almaktadır.
Salih müslümanların özellikleri, bu iki ayette tarif edilmiştir. Sufi büyüklerimiz gece namazı ve tesbihatı anlatırken; “Bu saatler, Yüce Rabbimizle buluşma ve sohbet etme halidir” diyerek gece ibadetinin önemine vurgu yapmışlardır.
Herkes uyurken, uyanık olmak Rabbimizin rahmet iklimine girme, muhabbet ve merhamet meclisine dahil olmaktır. Her boş geçen gecenin seherlerinde, neler kaybettiğimizi şimdi anlıyoruz. Peygamber (sav) buyurdu ki; “Gece de bir saat vardır ki, Allah’tan (cc) dünya veya ahiretle alakalı hayırlı bir istek, o saate rastlarsa Allah (cc) ona istediği her şeyi verir.”
Ayet ve hadisler üzerinde tefekkür ederek ve emirlerine uyarak Allah (cc) ve Resulüllah (sav) ile aramızı açmamalıyız. Helal ve haram sınırlarına dikkat etmek, şüphelilerden uzak durmak, kul hakkına riayet etmek ve nafile ibadetleri arttırmak önemlidir. Bu hususlar, gönül alemini terakki ettirmemize yardımcı olur.
Maddi yaşamda gıdalar bedenimizi beslerken, manevi yaşamımızı da Allah (cc) ve Resulünün (sav) aşkına ve muhabbetine göre şekillendirmeliyiz. Abdülkadir Geylani (ks) hazretleri; “Haram yeme, kalbi öldürür. Lokma vardır, kalbi öldürür. Lokma vardır, kalbi nurlandırır. Yine lokma vardır, seni dünya ile meşgul eder. Lokma vardır, seni ahiretle meşgul eder.” diyerek, beslenme ile kalp arasındaki ilişkiyi anlatmıştır.
Hz. Mevlana (ra); “Dün gece mideme birkaç şüpheli lokma indi ve ilham yolunu tıkadı.” ifadesiyle, helal olmayan lokmanın manevi yaşamı olumsuz etkilediğine dikkat çekmiştir. Hasan Basri (ra) hz.lerine sorulduğunda; gece namazı kılanların yüzlerinin neden güzel ve nurlu olduğunu şöyle açıklamıştır; “Çünkü, onlar Rahman ile baş başa kalmışlardır.” Ayrıca, yine buyurmuştur ki; “Gece ibadetine kalkmak, günahların altında ezilen kişiye ağır gelir.”
Peygamber (sav) döneminde yaşanan ve yazımızı sonlandıran olayda; Abdullah b. Ömer (ra), gece rüya görerek kıyametin kopacağını endişeyle Hz. Hafsa (ra) validemize anlatır. Peygamberimiz (sav); “Abdullah iyi bir çocuk. Bir de gece namazlarını kılsa.” diyerek, o günden sonra gece ibadetlerine devam eder.
Hoşça kalın. Allah’a (cc) emanet olun.