Gediz Nehri’nden gelen kirleticiler İzmir Körfezi’ni tehdit ediyor ve çevresel sorunlar yaratıyor. Yetkililer, nehrin düzeltilmesi ve müdahale çağrısında bulunuyor.

Gediz Nehri’nin taşıdığı yüksek miktardaki kirleticilerin İzmir Körfezi’ne ulaştığını vurgulayan yetkililer, nehir düzeltilmeden körfezdeki çevresel sorunların kalıcı biçimde çözülemeyeceğine dikkati çekti. İZDENİZ Genel Müdürü Gökhan Marım, “Gediz’in kirliliğinin sonucu körfeze doğrudan bir etkisi var. Yani Gediz düzelmediği sürece körfezin de uzun vadede düzelmesi söz konusu değil. Biz elimizden geleni yapıyoruz. Ancak Gediz’in kesinlikle bu hâlinden kurtulması lazım. Bunun için de aslında Bakanlığın el atması gerekiyor” dedi.
Gediz Nehri’ne Manisa’daki sanayi tesisleri, yerleşimler ve düzensiz atık alanlarından bırakılan arıtmasız atıkların neden olduğu alg patlamaları ve balık ölümleri belirtiliyor. Üreticiler ve yetkililer, kirliliğin tarımsal üretimi azaltmakla kalmadığını, körfez ekosistemini de olumsuz etkilediğini ifade edip, merkezi yönetimden acil önlem talep ediyor.
Gediz Nehri’ndeki kirlilik, Menemen Ovası’nda tarımı ve çiftçiyi olumsuz etkilediği gibi, İzmir Körfezi’nde de çevresel sorunlara neden oluyor. Sanayi atıkları, arıtmasız deşarjlar ve düzensiz katı atık tesisleri hem halk sağlığını hem de ekosistemi tehdit ediyor. Üreticiler ve yerel yöneticiler, Gediz’in “sahipsiz bırakıldığını” dile getirdi.
İZDENİZ Genel Müdürü Gökhan Marım, 2018 Gediz Havzası Yönetim Planı ve 2023 Eylem Planı’na dikkat çekerek, Gediz Nehri su kalitesinin “üçüncü derece, yani kirlenmiş su” seviyesinde olduğunu belirtti. Ayrıca, İzmir Körfezi’ne ulaşan suların Gediz ve Ağıl Deresi’nden geldiği ve bu debilerin körfezdeki alg patlaması ve balık ölümlerine yol açtığını vurguladı.
Marım, Körfezde yıl boyunca gözlem yaptığı bölgelerde yoğun miktarda deniz marulu ve mikro alglerin arttığını, bunun besin tuzları ve sediment sarması nedeniyle oluştuğunu aktardı. Çevre Koruma Dairesi’nin bir yıl içinde 500 tondan fazla deniz marulu toplayarak, mikro alglerin çoğalmasını önlemeye çalıştığını belirtti.
Gediz Nehri’nin taşıdığı kirliliğin Körfez’e doğrudan etkisini dile getiren Marım, nehirdeki kirliliğin uzun vadeli düzelme olmadan giderilemeyeceğini ifade etti. Gediz Nehri’nin 109 yerleşim yeri, 85’den fazla düzensiz katı atık tesisi ve 80’in üzerinde fabrikanın doğrudan deşarj yaptığı verilerle suçlandığını söyledi. Bu durumu düzeltmeden nehrin temizlenmesinin mümkün olmadığını belirtti.
Menemen ve çevresindeki tarım alanlarındaki ağır metal ve kirlilik sorunlarına da değinen Marım, bölgede kanser ve tarımsal verim kayıplarının arttığını ve belediyelerin, ilgili bakanlıkların soruna müdahale etmesini talep etti. Gediz’in sahipsiz bırakıldığını savunan Marım, Bakanlıkların acil müdahale etmesi gerektiğini vurguladı.
Menemen’deki sanayi atıklarının doğrudan Gediz Nehri’ne deşarjı ve bölgedeki su kirliliği, tarımın ve halk sağlığının tehdit altında olduğunu belirten yetkililer, uyarı ve önlemlerin alınmasını talep ediyor.
İZDENİZ Genel Müdürü Gökhan Marım, Gediz Nehri’nde alınan numunelerin durumu İl Çevre Müdürlüğü’ne bildirilerek takip edildiğini aktardı.