Gerede Çayı Temiz Aksın Platformu, Gerede Deri OSB’nin arıtılmayan sularını eleştirerek, yetkililere sorumluluk çağrısında bulundu ve acil çözüm bekliyor.

Ayşegül Baylam
(KARABÜK) - Gerede Çayı Temiz Aksın Platformu, Gerede Deri OSB’nin arıtılmamış sularının Gerede Çayı’na deşarj edildiğini belirterek, yetkililere, iyi niyetli olmama veya çözüm için adım atmamaları halinde sorumluluk almalarını istedi.
Gerede Çayı’nda yaşanan kirlilikle ilgili platform tarafından açık mektup yayımlandı. Mektupta, ilk resmi başvurunun 13 Mart 2023’te yapıldığı, geçen üç yıl boyunca çözüm geliştirilmediği vurgulandı. Kurumlarla görüşmeler ve çözüm önerileri sunulmasına rağmen, somut bir irade ortaya konmadığı ifade edildi.
Gerede’deki deri ve karma OSB’lerindeki arıtma sistemlerinin tartışma konusu olduğu, denetimlerin yoğun saatlerde yapıldığı, gece saatlerinde ise aynı ilgiyi göstermediği iddia ediliyor. İhbarlar ve tutanaklar, arıtılmamış veya yetersiz arıtılmış atıkların zaman zaman çevreye yayıldığını gösteriyor.
Akredite laboratuvarlar tarafından gerçekleştirilen analizler, dört ay arayla yapılan ölçümler sonucu Gerede Çayı’nın bazı noktalarında su kalitesinin ciddi şekilde bozulduğunu ortaya koydu. 112 ihbarları, jandarma tutanakları ve bölge halkının görüntüleri, sorunun uzun süredir devam ettiğini ve tesadüf olmadığını gösteriyor. En belirgin görüntüler, Ümitköy ve Yağdaş Köyü’ndeki deşarj hatlarında kayıtlara geçti. Geçen üç yıl boyunca, 16 açıklama ve sosyal medya paylaşımlarıyla kamuoyu bilgilendirildi, somut verilere erişim sağlandı.
Devlet denetim mekanizmalarının neden etkili işletilmediği sorgulanırken, mevcut sistemin bu çevre felaketine karşı yeterli olup olmadığı tartışılıyor. Yetkililere, sürecin takip edilmesinden çok, sorunun çözümüne odaklanmaları çağrısı yapılıyor. Yeni atanan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü’ne yönelik beklenti, sorumluluk ve icraat gösteren bir yönetim anlayışının benimsenmesi. Aksi takdirde, sorunun büyümeye devam edeceği uyarısı yapılıyor. Hukuki süreç devam ederken doğanın geri dönüşümsüz şekilde zarar gördüğü belirtiliyor. Katılımcılar, mücadelelerini hukuki ve demokratik zeminlerde sürdüreceklerini vurguladı.